Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli'de 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuştu. CHP Lideri Özel, 80'inci eylem için Denizli'de olduklarını belirterek, "Verginin yüzde 88'ini yoksuldan, 11'ini zenginden alan AK Parti'nin kara düzenini vallahi de yıkacağım, billahi de yıkacağım" dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "AK Parti’nin kara düzeni, AK Partilinin de MHP’linin de emeğini sömürüyor. AK Parti’nin kara düzeni, AK Partili gençleri de işsiz bırakıyor. AK Parti’nin kara düzeninde ilk kez artık marketlerde, tarihi geçmiş gıdalar ‘fırsat reyonu’ diye utanç reyonlarında satılıyor. Böyle bir ahlaksızlığa sabır olmaz. Yalanlarla sürdürülen iktidardan umut olmaz" diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ekrem Başkan’ı sırf Cumhurbaşkanı adayı olacak diye tutuklayan ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesini engel olmaya çalışan, İstanbul’da görevlendirilmiş AK Parti’nin yargı kolları başkanının oturduğu villa 48 milyon liraya tadilat geçirdi. Yani 1 milyon lira veriyorlar emekli öğretmene, 30 yıllık emeğinin ikramiyesi olarak. 48 emekli öğretmen ikramiyesi. Bugün Denizli’de çalışıp emekli olan birisi kıdem tazminatını en kabadayısı 500 bin lira alıyor. Doğru mu? 100 tekstil işçisinin 25 - 30 yıl çalışıp alabileceği kıdem tazminatını villasının tadilatına verenler var. Hasta mı var? Koronada sizi kurtarana kadar çalışan sağlık emekçilerine bir alkış yapıyoruz. Biliyorsunuz koronada Tayyip Bey, sağlık emekçileri için dedi ki ‘Allah sizden razı olsun, hakkınız ödenmez.’ Hakikaten sözünün eri adam. Haklarını ödemedi, ödemedi. Bu sağlık emekçilerini oraya götüren Barış dedik ya. O da kahraman Türk polisi. Polislerimize bir kocaman alkış. Öğretmeninden vergi dairesindeki memura, sınırda nöbet bekleyen uzman jandarmadan erlerimizden, astsubayımızdan, subayımıza, kahraman Mehmetçiğimize kocaman bir alkış.

"Ülkenin evlatlarını birbirine düşman gösterenler var"

Bu lüks lojmanları yapıyor ya bunlar, bu vicdansızlar. Bir de lojmansızlar var. AK Parti geldi, bütün mütevazı lojmanları kaldırdı. Polisi, infaz koruma memurunu, bunun yanında tüm devlet memurlarını lojmansız bıraktı. Şimdi lüks lojmanlara 1,1 milyar lira ayırdı. Lojmansızlığın en sıkıntı yarattıklarından biri infaz koruma memurları. Türkiye’de 500 bine yakın tutuklu, hükümlü var. Şehrin dışında koca koca cezaevleri var. Beş infaz koruma memurundan sadece birine lojman var. 50 bin lira, 48 bin lira maaş; 25 bin lira kira ve beş kişiden birine lojman. Buradan önümüzdeki dönem için söz veriyoruz. Daha önce de söyledim kendilerine. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında cezaevleri artık bu kadar kalabalık olmayacak. Ama infaz koruma memurlarının her birisinin lojmanı olacak, söz veriyoruz."

CHP Genel Başkanı Özel, bu ülkede, polis de öğretmen de asker de infaz koruma memuru da öğrenci de emekli de emekçi de hangi yaştan olursa olsun tüm vatandaşların çıkarlarının ortak olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

Türkiye Kupası Galatasaray'ı yenen Fenerbahçe Opet'in oldu
Türkiye Kupası Galatasaray'ı yenen Fenerbahçe Opet'in oldu
İçeriği Görüntüle

"Polis kurtulmadan öğrenci kurtulmaz. Köylü kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.

Şimdi Denizli meydanından evdeki pijamalıya sesleniyorum: Meydandaki şemsiyeliden utanın, pijamaları çıkarın. Nereye çağırılıyorsanız, oraya koşun. Sakın sıranın size gelmesini beklemeyin. Pijamalı, kumandayı bırak, pijamayı çıkar. Mücadeleye koş meydana. Mücadeleye. Denizli’deki şemsiyelilerden, evdeki pijamalılara selam olsun. Sitem olsun. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber hiçbirimiz. Hepiniz çok muhteşemsiniz, çok tatlısınız, çok iyi insanlarsınız. Hepinizi kucaklıyorum. Allah hepinizden razı olsun.

"Mansur Bey’le o kadar uğraştılar, sabahlara kadar çalışıldı, ekipmanlar takıldı, baraj bitmiş"

Buraya gelirken yağmur yağıyor, yağdıkça yağıyor. İnsan yağmasın diyemez. Biliyorsunuz yağmur duası diye bir şey var. AK Partililer yağmur yağmasın duasındalar. Tayyip Erdoğan başta. Başa geçmişler. Hep beraber dizilmişler, tabi o yağmur duasına çıkılıyor ya filmde. Kemal Sunal diyor ya yağmur duası filminde. Bunlar çıkmışlar yağmur duasına gidiyorlar. Hiçbirinin elinde şemsiye yok, neden? Tayyip Bey dua ediyor. Yağmur yağmasın Ankara susuz kalsın. İstanbul susuz kalsın. Afyon, Uşak susuz kalsın. Yağmur yağmasın diye dua eden tek zihniyet AK Parti’nin kara düzenidir, yazıklar olsun. Mansur Bey’le o kadar uğraştılar, sabahlara kadar çalışıldı, ekipmanlar takıldı, baraj bitmiş. DSİ su getirecek getirmemiş. Kuraklıktan siyaset olmaz. Bütün dünyanın derdi Tayyip Bey kuraklıktan fayda, iktidar sürdürecek. Bir ülkeyi 23 yıl yöneteceksin. Son 50 yılın en kurak yazından medet umup ‘Buradan bunlar yıpranır, hem ben iktidar olurum’ diyeceksin. Tayyip Bey sana söylüyorum: Bundan sonra ne olursa olsun seni iktidardan indirmemiz için kimseden sana fayda yok. Kuraklık umacak zihniyete geldiysen, acınacak haldesin. Rahmet de yağacak, oylar da yağacak, bu iktidar gidecek. Halkın iktidarı gelecek. 100 yıl önce nasıl bu millet memlekete bereketi getirdiyse, nasıl bu memlekete 100 yıl önce hastalıkları bitirdiysek, nasıl ülkeyi şaha kaldırdıysak, 103 yıl sonra görev yine hepimizdedir. Görev Türk milletindedir. Görev Türkiye İttifakı’ndadır. Görev aslan sosyal demokratlardadır. Görev milliyetçi demokratlardadır, muhafazakar demokratlardadır, liberal demokratlardadır, Kürt demokratlardadır. Alevisi, Sünnisi ile bu memlekete kardeşliği de bereketi de biz getireceğiz. O yüzden Allah bu memleketin yarınları için yağmur yağmasın duasına çıkanlardan bu milleti korusun.

"Hayatları yalan, hayatları iftira"

Bu ülkede adalet olmazsa refah dolmaz. Başta söyledim, 19 Mart darbesi üzerinden tam 298 gün geçti. Yalanlar, iftiralar attılar. Öyle şeyler söylediler ki; şu evde açık olan bir TRT, açık olan bir yandaş kanal, hatta merkez medya kanalı varsa yaz boyunca şunu dinledik. ‘568 milyar yolsuzluk var’ dediler. 568 kuruşun kanıtını koyamadılar. ‘Bin 200 cep telefonu aldı İBB’ dediler. ‘Dağıttı’ dediler. İddianameye bile yazamadılar. ‘Gizli toplantılar yaptılar, paraları paylaştılar, videosu var’ dediler. Çıkmayınca ‘Bizi de kandırmışlar’ dediler. ‘İBB’nin parkelerinin altından 2 milyon avro çıktı’ dediler. Çıkmayınca, iddianamede olmayınca ‘Yalan atma özgürlüğü var. İnsanlar bazen yalan atar’ dediler. Lüks arabaları çekip ‘İmamoğlu‘nun arabaları’ dediler, MHP’li milletvekilinin çıktı. Bavulları gösterip ‘İçinde para var’ dediler, jammerlar çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesini gösterip, kasa açıldı, dolarlar çıkıyor görüntüleri çıktı. Arama tutanağından mühür çıktı. ‘TRT‘ye sorduk’ dediler ki ‘Aramanın görüntüsünü bulamadık, Anadolu Ajansı’ndan stok video kullandık. Onda da dolar varmış’ dediler. Hayatları yalan ve iftira.

Buradan Denizli’deki, AK Parti’nin ve MHP’nin günahsız seçmenine soruyorum. Böyle kul hakkı olur mu? Bütün bir yaz yalan atıp sonra ‘pardon’ olur mu? Hani diyorlardı ya ‘Bir ay sonra insan içine çıkamayacaklar.’ Aha da Tayyip Bey 80’nci eylemdeyim. Denizli’de, Merkezefendi’deyim. 100 bin hemşerimin arasındayım. Onların yüzüne bakıyorum. Gözüne bakıyorum. Buradan haykırıyorum ki; Ekrem İmamoğlu masumdur. Suçu Tayyip Erdoğan’ı yenmektir. Çatlasan da patlasan da Ekrem İmamoğlu karşına çıkacak. Seni yenecek. Cumhurbaşkanı olacaktır. Cumhurbaşkanı İmamoğlu.

"Erdoğan da yargılandı ama kapısına bir gün polis gitmedi"

Tayyip Bey ben burada Denizli’deyim. Karşına da dikildim. Buradan sana soruyorum: Sen yıllar önce bu suçların hepsiyle yargılandın. Bir gün kapına polis geldi mi? Bir gün tutuklandın mı? Bir gün hapse kondun mu? Şimdi kendine güveniyorsan, eğer Ekrem Başkan’dan korkmuyorsan tutuksuz yargılamayı getir. TRT‘den canlı yayın getir. Senin savcılarını da millet duysun, verilen cevapları da millet duysun. Buradan çağrımdır. Hodri meydan. Tutuksuz yargılama, televizyondan canlı yayın. Hodri meydan. Tayyip Bey tutuksuz yargılama yapabilir mi? Televizyondan canlı yayın yapabilir mi? Niye? Çünkü korkuyor. Çünkü kendine güvenmiyor.

Buradan üzülerek ifade edeyim. Denizli’de, mutlaka Denizli AK Gençlik diye AK Parti’nin gençlik kolları var. Ama Tayyip Bey’in onlardan ümidi yok. AK Parti’nin saygıdeğer kadın kolları var Denizli’de. Ama Tayyip Bey’in onlardan ümidi yok. İlçe, il yönetimleri var Denizli’de. Tayyip Bey’in onlardan umudu yok. Tayyip Bey’in hiçbirimizde olmayan yargı kolları var. Yargı kolları başkanı Akın Gürlek var. Tayyip Bey’in tek umudu rakiplerini ezdirmekte. Tayyip Bey bu millet sana evladını ezdirmez. Tayyip Erdoğan’a Denizli’den sesleniyorum, ey Erdoğan, adayımı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Tayyip Bey Denizli’de 100 binler sandık istiyor. Hala daha kaçacak mısın?

"Tayyip Bey'in kavgasına değil, işsizliğin bitmesine bakın"

Buradan AK Parti’nin ve MHP’nin kadın kollarına ve gençlik kollarına, ana kademesine, eğer Tayyip Erdoğan’a şunu diyebilirseniz, bu bir demokrasi yürüyüşüdür. Tayyip Bey yıllarca bu sahada top oynadı. Oynadığı maçları 23 yıldır kazandı. Biz isyan etmedik, sahadan çekilmedik. Yanlış işlere girişmedik. 31 Mart‘ta Denizli Nuri Başkan’ı seçti. İstanbul Ekrem Başkan’ı seçti. Ankara Mansur Başkan’ı seçti. Adana Zeydan Başkan’ı seçti. Mersin Vahap Başkan’ı seçti. Türkiye’de yüzde 65’e CHP’li belediye başkanları seçildi. Şimdi Tayyip Bey o oynayıp da kazandığı maçın topunu aldı, eve kaçıyor. Nereye gidiyorsun? ‘Topu keseceğim. Daha oynamam, oynatmam’ diyor.

Eğer AK Parti’nin gençleri Tayyip Bey’e giderse, ‘Reis, baba, dede nereye gidiyorsun? Ver topu’ derse. O topu sahaya getirirse bu önemli bir iştir. Belki bir kere kaybederler, iki kere kaybederler, sonra kazanırlar. Ama onurlarını, haysiyetlerini kaybedip de kazandığı zaman demokrat, kaybedince otokrat olma ayıbına ortak olmazlar. Buna davet ediyorum AK Partilileri. Açıkça söylüyorum; hem vallahi hem billahi. Partinin Genel Başkanı olarak, Ege’nin bir evladı olarak, Selanikli anneannenin, Üsküp’lü dedenin torunu olarak, iki emekli öğretmenin evladı, Bahçıvan Abdullah Aga’nın torunu olarak yeminle söylüyorum, Denizli’deki AK Partili’ye MHP’liye, CHP’liler, biz sizin düşmanınız değiliz. Sizin dostunuz. Çünkü siz bizim komşularımızsınız, akrabalarımızsınız. Damadımızsınız, gelinimizsiniz. Tarla komşumsun, kapı komşumsun. Biz size düşman değiliz. Ama bizi size düşman etmek isteyen, kutuplaştıran, ayrı düşürenler bunu kavga olsun da millet kavgaya baksın, emekli maaşı konuşmasın diye yapıyor. AK Partili 19 bin lira emekli maaşına layık mı? MHP’li kardeşim 28 bin lira asgari ücrete layık mı? Biz halkın partisiyiz. Biz asgari ücret artsın diye, emekli maaşı artsın diye, ürün kıymetlensin diye, çiftçi yine milletin efendisi olsun diye, esnafın yüzü gülsün diye mücadele ediyoruz. Buradan ant içerim, yemin ederim ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hiçbir yoksul kaybetmeyecek, hep beraber kazanacağız. AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi, İYİ Partilisi, hep birlikte kazanacağız. O yüzden Tayyip Bey’in kavgasına bakmayın. Emekli maaşı için mücadeleye bakın. Asgari ücret için mücadeleye bakın. Evladının geleceği için işsizliğin bitmesine bakın. Cumhuriyet Halk Partisi, AK Partililerin değil, AK Parti’nin kara düzeninin düşmanıdır.

"Marketlerde tarihi geçmiş gıda, utanç reyonlarında"

AK Parti’nin kara düzeni, AK Partilinin de MHP’linin de emeğini sömürüyor. AK Parti’nin kara düzeni, AK Partili gençleri de işsiz bırakıyor. AK Parti’nin kara düzeninde ilk kez artık marketlerde, tarihi geçmiş gıdalar ‘fırsat reyonu’ diye utanç reyonlarında satılıyor. Ürün, peynirin tarihi geçmiş, fırsat reyonuna koyuyor. Patates cipsi alamamış çocuğuna. Tarihi geçmiş yerden, bir ay tarihi geçmiş cipsi, fırsat reyonundan alıyor gariban. Bunun partisi olmaz. Böyle bir ahlaksızlığa sabır olmaz. Yalanlarla sürdürülen iktidardan umut olmaz. Efendim, ‘Gelirlerse ezanı da dindirecekler’ vallahi yalan. ‘Bayrağı indirecekler’ vallahi yalan. ‘Vatanı böldürecekler…’ Hadi lan oradan, hadi lan oradan.

Bunları diye diye oy toplayıp sonra kendisine yüzde 300, emekliye yüzde 12. Kendisine yüzde 300, asgari ücretliye yüzde 20. Bu düzeni değiştirmeye var mısınız? Tarihin en uzun, en kalabalık, en mücadeleci seçim sath-ı mailindeyiz. Bugün seçimin 298’inci günü. Çok kaçsalar, bininci güne kadar kaçarlar. Gerekirse bin günlük seçim kampanyası neferi olmaya var mısınız? Ekrem Başkan yerine cumhurbaşkanı adaylığına var mısınız? Kapı kapı gezmeye, köy gezmeye, bulup konuşup ikna etmeye, oyları teker teker toplamaya var mısınız? Yollarda, sokaklarda, köylerde ve fabrikalarda birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar."

Kaynak: DHA