Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Beytülmal'e el uzattınız” sözlerine, “siz Mussolini gibi ön infaz yöntemi yapıyorsanız; "Bizim savcılar ola ki ispatlayamaz, hakimler ola ki lafımdan çıkar, bunlar cezasız kalır, o yüzden yargılamayı beklemeye gerek yok, şimdiden infaz edeyim" diyorsanız, tam da bugünkü ifadeniz suçüstü halidir. Varsa cesaretiniz, hadi bakalım çıkalım, canlı yayın yapalım” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı ziyaret etti. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) herkes için son güvence olduğunu vurgulayan Özel, mahkeme kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekti. Özel, AYM’yi neden ziyaret ettiğine ilişkin soruya,“Anayasa Mahkemesi ziyareti ya da yüksek yargı ziyaretleri hassas ziyaretler. Bu ziyareti bir nezaket, makama saygı, o makamdaki kişilere saygı, görevlerine duyulan saygı ve güven çerçevesinde yapıyoruz. Gündelik siyasetle bunları ilişkilendirmekten özellikle uzak duruyoruz." diye yanıt verdi.

Özel, ziyaretten çıkışta gazetecilerin Erdoğan’ın grup toplantısındaki sözlerini sert biçimde şöyle yanıtladı:

“Bir kere tabii bir grup toplantısındaki bu üslubu milletin takdirine bırakıyorum. Sözde efendim işte Cumhuriyet Halk Partisi veya Genel Başkan Özgür Özel işte dediğiniz gibi "tehdit", "hakaret" bilmem ne... Cümlenin kendini tekrar etsin, benim söylediğim hangi cümlede hakaret varmış?

Ama daha şurada okuduğunuz cümlede siz kendiniz hatırlatma yaparken "tırnak içinde" hatırlatması yaptınız ki "aman efendim cümleleri bana ait sanmayın. Çünkü bu cümleleri söyleyecek durumda değilim ben" diyorsunuz. Onun için diyorsunuz tırnak içinde söyledi. Çünkü tekrarının utanç vereceği cümleleri ülkenin Cumhurbaşkanı grup toplantısında söyleyebiliyor.

Bir kere tam olarak şunu ifade etmek lazım; "Beytülmal'e el uzattınız" diyor. Buna kim karar verecek? Buna bağımsız mahkemeler karar verecek. Bunu bugünkü Adalet Bakanı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken iddia etti. İddia etmek için lazım olan bir kişiyi bulamadı, üç tane ağaca isim verdi. Çınar dedi, Ladin dedi, Meşe dedi; gizli tanıklara söyletti.”

Özel, şöyle devam etti:

“O gizli tanıklar söylediğinden vazgeçti. Sonra, tutukladıklarını zorlayarak onları "itirafçı" sözü altında iftiracı yapmaya çalıştı. Dün itibarıyla 14 tanesi, savcıların baskısıyla yönlendirmesiyle diyerek ifadelerinden vazgeçtiler. Daha dün iki tane gizli tanık Aziz İhsan Aktaş davasında "Yok yok görmedim, sadece duydum. Öyle duydum, söyledim yazmışlar altına imza attım." diyerek gizli tanık olmasına rağmen ifadelerinin somut kendi gördükleri bir tanıklığa değil, kulaktan duyduklarına ve bunların savcılar tarafından yazılıp kendilerine imzalatılmasına vurgu yaptılar.”

BAE'nin OPEC'den çekilmesi dünya için ne anlama geliyor? İşte yanıtı ...
BAE'nin OPEC'den çekilmesi dünya için ne anlama geliyor? İşte yanıtı ...
İçeriği Görüntüle

Erdoğan’ın sözlerini “ön infaz” olarak nitelendiren Özel, canlı yayın çağrısını yineledi:

“Böyle bir yerdeyiz ve kusura bakmasın ama artık bu kadar hakaretten sonra şunu söyleyeceğim: Sayın Cumhurbaşkanı utanmadan, sıkılmadan, iddia edilen, iddia için ispatlardan yoksun bir iddianameye dayanarak; mahkeme kararı olmadan, olsa ne yazar istinafta onaylanmadan, onaylansa ne yazar Yargıtay'da kesinleşmeden, hükmü kendi zihninde kesinleştirmiş zaten.

Ve millete diyor ki, "Beytülmal'e el uzattınız" diyor bize, "Hesap vermeye alışacaksınız" diyor. Bir kez hesap verme, iddiayla, yargılanmayla, kararla, istinafla değil; bir cezanın kesinleşmesiyle, infazla olur. Ama siz Mussolini gibi ön infaz yöntemi yapıyorsanız; "Bizim savcılar ola ki ispatlayamaz, hakimler ola ki lafımdan çıkar, bunlar cezasız kalır, o yüzden yargılamayı beklemeye gerek yok, şimdiden infaz edeyim" diyorsanız, tam da bugünkü ifadeniz suçüstü halidir! Tam da bugünkü ifadeniz itiraftır! "Beytülmal'e el uzattıysanız" diyor, "Hesap vermeye alışacaksınız."

İkincisi, bu kadar kendinden eminsen neden kaçıyorsun canlı yayından? Yazın konuşmadık mı? Şimdi siyaset mi yapıyoruz, siyaset yapıyoruz. Siyaset gerçeği mi arar, yoksa yalana mı tapar?

Özel, Erdoğan'a sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yahu Erdoğan sen bunları görüyor musun, duyuyor musun? Bu mu siyasi rekabet? Bu kadar mı düştün? Özgür Özel'i susturamıyorsun, Özgür Özel'i siyaseten yenemiyorsun, anketlerde geçemiyorsun diye buna mı tenezzül ediyorsun? Bu kadarını artık bunu söylettin yani. Sen benimle baş edemiyorsun, yakının üzerinden şoförlere iftira attırmak suretiyle uğraşıyorsun. Yahu senin başkanın bilgi notu yolluyor, senin bakanın yolladığı bilgi notunun tarihinde "Bana genel başkan" diyor, "Genel başkan değilim." "Milletvekili" diyor, "Karar verici ben değilim." "Birisine aracılık etti" diyorlar, adamın kendisi aday, başkasına ne aracılık edecek? Bu kadar yalana saparak bir şeyler yapan birisinin bir de tutup şimdi bu sözleri söylemesi nasıl bir şey ya? Nasıl bir şey? Bu kadar ayıbı, yalanı, hakareti, iftirayı sahiplenmek, benimsemek nasıl bir şey? İnsan gerçekten üzülüyor, insan gerçekten yani 24 yıldır ülkeyi yöneten birisinden bu kadar acizliği beklemiyor, bu kadar haksızlığı da beklemiyor yani. Olacak iş değil.”