Haber

Özgür Özel İzmir''de: Türkiye çarpık bir zihniyetin işgali altında!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de katıldığı açılış töreninde iktidara "erken seçim" çağrısında bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programı kapsamında gün boyu farklı ilçelerde açılış, ziyaret ve lansman törenlerine katılmaya devam ediyor. Yerel yönetimlerin projelerini yerinde inceleyecek olan Özel, Bayraklı’dan Karabağlar’a uzanan programında spor tesislerinden kent bostanına, eğitim merkezlerinden kentsel dönüşüm projelerine kadar birçok yatırımın açılışını gerçekleştirecek.

Özel, sabah ilk olarak Bayraklı Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışına katıldı.

Açılışa; CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, CHP PM üyesi ve İzmir milletvekili Deniz Yücel, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Kültür ve Turizm Politika Kurulu Başkanı Seda Kaya Ösen, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanlarının ve çok sayıda yurttaş katıldı.

İzmir’e yönelik baskılar, Meslek Fabrikası tartışmaları, CHP’li belediyelerin hizmetleri ve erken seçim çağrısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, iktidara sert sözlerle yüklendi.

Konuşmasına İzmir’de geçirdikleri iki günlük programı değerlendirerek başlayan Özel, “Keyifli iki gün geçirdik. Ancak ardından İzmir’in Türkiye’de olumlu gündeme gelişini hazmedemeyenlerin saldırılarıyla bir kez daha muhatap olduk” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL: İKTİDAR KAMU YARARINI DEĞİL ENGELLEMEYİ HEDEFLİYOR

İktidarın Meclis'e getirdiği kanun tekliflerindeki "iyi niyet" söylemlerini eleştiren Özel, hükümetin geçmiş pratiklerini İstanbul örneği üzerinden anlattı. Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Maalesef mecliste çıkarken kanun uyarmıştık. 'Bu bir iyi niyetli yasama faaliyeti değil, kamu yararını değil çekememezlik halini ifade ediyor' demiştik. İzmir'deki meslek fabrikasının, geçmişinde vakıf izi olan üç yapının iktidar eliyle el konulması sürecini yaşıyoruz. Meslek fabrikası, Cumhuriyet öncesinde un fabrikası olarak kullanılmış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamuya tahsis edilmiş, ardından İzmir Belediyesi'ne verilmiş ve on binlerce öğrencinin kurs gördüğü bir merkezken, birdenbire 'geçmişinde vakıf izi var' denilerek el konuldu."

"GEÇMİŞİNDE VAKIF İZİ OLAN HER YERE EL KOYDULAR"

İktidarın bu yasayı çıkarma gerekçesini İstanbul'daki tarihi mekanlar üzerinden açıklayan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu mesele nereden kaynaklanıyor? Biliyorsunuz İstanbul'da Galata Kulesi var. Yerebatan Sarnıcı var. Bunların ikisi de özellikle Yerebatan Sarnıcı içeri girilemeyecek haldeyken, Mahir Polat'ın ve Ekrem Başkan'ın vizyonlarıyla inanılmaz bir restorasyon gerçekleştirildi. Müthiş bir turist akımı var, giriş ücreti var ve ciddi ciddi kaynak yaratan bir hale geldi. Ayrıca onlarca yabancı film şirketi, gece yarısından sonra filmler çekmek için büyük bütçeler teklif ediyor. Galata Kulesi keza öyle. Önce Galata Kulesi'ni İBB'nin elinden aldılar. Bir dava açıldı ve sonucunda lehe doğru gidince, Yerebatan Sarnıcı'nı da o kimsenin girmediği, kötü kokan halden cazibe merkezi haline gelip turist çekince; 'Aman biz silkeliyoruz, bunlar başka yerlerden kaynak buluyorlar' diye bir kanun çıkardılar ve geçmişinde vakıf izi olan her yere el koydular."

"BİZ HALKA YAPIYORUZ, ONLAR TÜRGEV'E, TÜGVA'YA VERİYOR"

CHP ile iktidarın "vakıf" anlayışı arasındaki farkı vurgulayan Özel, iktidarın kamu kaynaklarını yandaş vakıflara aktardığını belirtti:

"Şimdi bizimkiler boşalan yerlere gidip bu memleketin evlatlarına yurt yapıyor. Bizim bu yöndeki niyetimize karşı onlar ellerindeki vakıflarla ne yapıyorlar? Biz İstanbul'da iskeleleri geri alıyoruz, İstanbul'un en güzel iskelelerini kendi dönemlerinde TÜRGEV'e, TÜGVA'ya, Okçular Vakfı'na vermişler. İhaleye çıksa dünyanın parası gelir, kendi çocuklarının yönettiği maksatlı vakıflara devretmişler. Geri almak istediğinizde zabıtanın karşısına polisi dikiyorlar."

"BEŞ YILDA BİN KREŞ HEDEFİ KOYDUK, 802'SİNİ AÇTIK"

Cumhuriyet Halk Partisi'nin sosyal belediyecilik vizyonuna ait sayısal verileri paylaşan Özel, iktidarın engellemelerine rağmen halka doğrudan dokunan projeleri hayata geçirdiklerini vurguladı:

"Sosyal demokrat belediyecilik projesi, halkın ihtiyaçlarını gören, hizmet eden, çok yönlü fayda üreten bir projedir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak belediyelerimizin bu hizmetlerinden memnunuz. Türkiye'de belediyelerimiz, 5 yılda 1000 kreş hedefi koydu. Bugün an itibarıyla Türkiye'de 802. kreşimizi açmış durumdayız. Yine yoksul öğrenciyi barınma sorunu üzerinden tarikatların, cemaatlerin, kötü niyetli yapıların eline itmek için yurt yapmayanlara inat, iktidar olup her öğrenciyi bir sorundan kurtarana kadar 5 yılda 100 öğrenci yurdu hedefi koymuştuk. An itibarıyla 78 öğrenci yurdumuz, 2 yılda 172'ye çıkmıştır. Kent lokantası sayısı 172'ye ulaştı. Halk market, halk mandıra, halk kasap sayısı 173'e ulaştı. Toplamda Türkiye'de bütün CHP'li belediyelerin kendinden önceki dönemle kıyaslandığında yaptıkları sosyal yardımlar 4.6 kat artmıştır."

Özel ayrıca, CHP'nin İzmir'deki kadın ve genç temsilini artırdığına dikkat çekerek, "Cumhuriyet tarihinde altı kadın belediye başkanı varken bugün İzmir'de 8 tane var. Gençlik kollarından gelen 14 tane genç belediye başkanımız var. Arı gibi çalışıyorlar" dedi.

"TASARRUF GENELGESİYLE HİZMETİ DURDURMAYA ÇALIŞIYORLAR"

İktidarın yayınladığı "tasarruf tedbirleri" genelgesinin asıl amacının CHP'li belediyeleri kilitlemek olduğunu söyleyen Özel, İrfan Önal'ın 38 araçlık filoyu bu şartlar altında kurmasına dikkat çekti:

"Büyükşehir Belediye Başkanımızın arkasında bıraktığı devasa borç yükünü hızla erittiği bir süreçteyiz. Tasarruf tedbirleri genelgesi yollayıp bizim belediyelerimizin çöp arabası almasını, temizlik yapmasını, asfalt dökmesini, hizmet yapmasını engellemeye; bu şehrin hizmetlerini durdurmaya, bu şehrin aleyhine kullanıyorlar. Ancak bu kadar çok hizmetin bir karşılığı var."

ERDOĞAN'A ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI: KORKMAYIN ÇIKIN KARŞIMIZA

Özel, konuşmasının finalinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ve iktidara erken seçim resti çekti. Boş sandalyeler ile boş sandıklar arasında bir analoji kuran Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer bunlar siyaset yapacak bir yere gelecek ve başarılı olacaklarsa, siz de onlara engel olmaya çalışacaksınız. O şehre husumet duyacaksınız. O şehrin hizmetlerini, tahsisleri, kredileri engelleyeceksiniz. Milletin çağrısıyla bir erken seçim getireceği için ara seçimden kaçıyor. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Bu kadar haksızlık, bu kadar operasyon, bu kadar itibar suikasti, bu kadar yalan dolan... Senin de önünde seni öven, TRT'den 30 tane kanala kadar bütün kanallar var. Sen bizi oralardan itibar suikastı yapıp, gece uykunda sayıklamaya başlasan canlı yayında konuşmanı veren 30 tane televizyon kanalım var. Buradan sana açıkça şunu söylüyorum: Bu kadar iş yaptınız, gelin bu milletin önüne ama bu haziranın sonunda ama eylülün başında erken seçim sandığını koyun. Madem bize yönelik bu kadar suçlama yapıyorsunuz, hodri meydan. Getirin sandığı milletin önüne. Millet size mi inanıyor bize mi görelim. Boşalmış sandalyelerin yerine Anayasa 'gel ara seçim yap' diyor. Sandıktan kaçıyor."

Özel, sözlerini şu ifadelerle bitirdi:

"Buradan Erdoğan'a sesleniyorum: Kaçmayın, milletten korkmayın. Patron ne sensin ne benim. Patron millettir, milletin dediği olacak. Hiçbir yere kaçamazsın. Eğer bu dediklerine inanıyorsan, seni seçer, 5 yıl daha görev alırsın, rahat edersin, kendince önüne bakarsın. Ben de bir seçim kaybedersem bir dakika daha durmam. Bu kadar büyük bir özgüvenle söylüyorum. Korkmayın, çıkın karşımıza. Biz milletin ferasetine, öngörüsüne, iyi niyetine inanıyoruz. Patron millettir, milletin dediği olacak, hiçbir yere kaçamazsınız."