DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın geçişi için İmralı'da belirlenen bir yerleşkenin bulunduğunu ancak bu yerleşkenin statüsünün henüz netleşmediğini söyledi.

Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan ile devlet heyeti ve kendi heyetinin katıldığı İmralı'daki yaklaşık 5 saat süren görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Medya Habet TV'de soruları yanıtlayan Bakırhan, Öcalan’ın “geçmesi için bir yerleşke olduğunu” doğrularken, en kritik noktanın bu yerleşkenin statüsü ve geçiş sırasında nasıl tanımlanacağının netleştirilmesi olduğunu vurguladı: “Sayın Öcalan’ın geçmesi için bir yerleşke var ama bunun statüsü nedir? Oraya geçerken ne diyeceğiz, nasıl tarif edeceğiz; netleşmesi gerekiyor.”

Bakırhan’ın açıklamaları, 'Öcalan için İmralı'da bir ev (yerleşke) hazırlandığını, sürecin fiziksel hazırlığının yapıldığını fakat hukuki-politik çerçevenin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.' diye yorumlandı. Bakırhan'ın, ikinci aşama olarak adlandırılan ve “yol haritası” şeklinde tanımlanan konular, özel yasa, cezaevleri, sürgündekiler ve örgütsel sonuçlara dair tartışmaların merkezindeydi. Bakırhan, görüşmenin “olumlu, pozitif” geçtiğini belirtse de asıl meselenin statü, tanım ve resmi çerçevenin oluşturulması olduğunu tekrar etti.

Yerleşke ve statü tartışması:

Bakan Akın Gürlek'e tutuklanan gazeteciler soruldu
Bakan Akın Gürlek'e tutuklanan gazeteciler soruldu
İçeriği Görüntüle

Bakırhan’ın işaret ettiği “yerleşke”nin varlığı, sürecin fiziksel altyapısının tamamlandığı izlenimini veriyor; ancak “statü” sorusu hem hukuki hem de sembolik öneme sahip. Statü; oranın bir cezaevi, gözaltı merkezi, gözlem yeri, gözlem ve iletişim mekânı mı yoksa özel bir konaklama/yerleşim alanı mı olacağını, buraya ilişkin hak ve yükümlülükleri, ziyaretçi, avukat ve gazeteci erişimini; ayrıca Öcalan’ın resmi unvanı, güvenlik koşulları ve kamuoyuna yapılacak tanıtım dilini de belirleyecek. Bakırhan “orada ne diyeceğiz, nasıl tarif edeceğiz” diyerek bu tanımlamanın hem taraflar hem de kamuoyu nezdinde netleşmesinin gerekliliğini vurguladı.

ÖZEL YASA HAZIRLIĞI

Bakırhan, DEM Parti’nin özel yasa konusunda bir hazırlığı olduğunu söyledi. Ayrıca cezaevlerinde disiplin cezaları nedeniyle bırakılmayanlar ile hakkında soruşturma açılmış çok sayıda dosya bulunduğunu belirterek, yasal düzenlemeler ve AYM kararlarının uygulanması gibi konuların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Bakırhan, teyit-tespit mekanizmaları için yasal çerçevenin şart olduğunu, aksi halde hangi adımların somutlaştırılacağının netleşmeyeceğini belirtti.

Bakırhan, Öcalan’ın kendi yoldaşları ve avukatlarıyla iletişim kurabilmesi, heyetlerin daha rahat gidip gelmesi ve gazetecilerin ziyaretine izin verilmesi gerektiğini söyledi. Öcalan’ın ilk görüşmede gazetecilerin gelmesini istediği aktarılırken, iletişim koşulları ve yaşam-düzenleme şartlarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekildi. DEM Parti, eş başkanların ve oluşturulacak heyetin en yakın zamanda Öcalan’ı ziyaret etme arzusunda olduğunu duyurdu.

GÜVEN SORUNU

Bakırhan, Kürt toplumunda derin bir güven sorunu olduğunu ve bunun haklı gerekçeleri bulunduğunu kabul etti. Geçmiş deneyimler ve tekrar eden “görüşme-müzakere” süreçlerinin sonuçsuz kalması, halkın temkinli yaklaşmasına neden oluyor. Bu nedenle güven tesisine yönelik somut, adım adım ilerleyecek uygulamalar beklendiğini belirtti. Nitekim Bakırhan, sadece sözlerin değil uygulamaya dökülecek somut adımların önemine değindi.

Sürecin sadece Kürtleri ilgilendiren bir mesele olmadığını; demokrasi, yerel yönetimler, ifade ve örgütlenme özgürlüğü gibi geniş boyutları olduğunu da hatırlatan Bakırhan, "Kolombiya ve İrlanda örneklerinden bahsedildiğini, bu süreçlerde dış deneyimlerin ve teyit-tespit mekanizmalarının yol gösterici olabileceğini belirtti.