Sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Kılıç artığı” diyen ve Alevilerin tepkisini çeken Mine Kırıkkanat, Cumhuriyet gazetesinden ayrılığını “Kazandınız kötüler” diyerek duyurdu. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat, "Kazandınız kötüler. Yenildim. At sizin, meydan sizin" dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili “Kılıçdaroğlu, Andımızın kaldırılmasını desteklemiş! ’40 yılda iyi bir iş yapmış'” başlıklı yazıyı alıntılayan Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat “kripto kılıç artığı” ifadesini kullanmıştı.Tepkiler üzerine “Kripto kılıç artığı” paylaşımını silen Kırıkkanat, önce X hesabından ardından da Cumhuriyet'teki köşesinden özür mesajı yayımlamıştı.
AÇIKLAMA VE ÖZÜR
Kırıkkanat, sosyal medya hesabından şöyle özür dilemişti:
Sosyal medya platformu X’te yaptığım yanlış bir paylaşım, önce şahsıma, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin en değerli belleği, ilkelerinin temsilcisi gazetemiz Cumhuriyet’e haksız ve çirkin saldırılara yol açtı; ölçüsüz, vicdansız bir lince dönüştü.
Tümüyle beni bağlayan ve hata yaptığımı ne yazık ki geç anladığım, Andımızın kaldırılmasına dolaylı onay verdiğine ilişkin iddialar üzerine eleştirmek istediğim Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyadına gönderme yaptığım “kılıç artığı” söyleminin tarihteki katliamlarla ilgisini bilmiyordum. Hiçbir insan, en bilgelerimiz bile her şeyi bilemez. Bilenler uyarınca gönderiyi sildim ve özür diledim.
Alevilik, Türk toplum yapısında en saygı duyduğum inanç ve kültür katmanıdır. Dahası, en yakın akrabalarım Alevidir.
Alevilerin tarihi ve uğradıkları zulme ilişkin sayısız makalem, yazı dizim, hatta kitabım var. Okurlarım, benim mezhepçilik yapmayacağımı, herhangi bir siyasetçiyi mezhebi üzerinden eleştirmeyeceğimi bilir.
Buna rağmen yanlış kanı uyandırdığım okurum varsa onlardan ve zor durumda bıraktığım Cumhuriyet yoldaşlarımdan tekrar özür dilerim.
CUMHURİYET GAZETESİ YAYIN KURULU AÇIKLAMA YAPMIŞTI
Cumhuriyet Gazetesinin Yayın Kurulu da adını anmadan Mine Kırıkkanat’ı uyaran bir yazı yayımlamıştı. Yayın Kurulu’nun açıklaması şöyleydi:
“Cumhuriyet gazetesi, Cumhuriyet Vakfı’nın senedinde de yer alan ilkeler ışığında, yalnız Cumhuriyet’in, Atatürk ilkelerinin, bilimsel ve yaygın anlatımıyla demokrasinin savunucusu olarak yayın yapmakla sorumludur.
Kendisini, Cumhuriyet, Atatürk ilkeleri ve demokrasi düşünce ve esaslarını yıkmaya çalışan her kuvvete karşı mücadele etmekle, yurdumuzda her anlamıyla gerçek bir demokrasi kurulması için bütün varlığıyla çalışmakla yükümlü sayar. “İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Bildirgesi”ni demokrasinin evrensel anayasası olarak benimser; kişilik haklarına, bireylerin ve toplumun her türlü inanç ve düşüncelerine, kendi genel yayın ilkeleri çerçevesinde eleştiri hakkı saklı kalmak koşuluyla saygı göstermeye özen gösterir.
Cumhuriyet, gerek yazılı, gerek sözlü, gerekse sanal; kendisine ait tüm yayım ve yayın organlarında bu ilkeler çerçevesinde hareket etmektedir.
Bu çerçevede, tüm çalışan ve yazarları, belirlenmiş olan genel yayın çizgisine doğal olarak uymanın bir gereklilik olduğunun bilincindedirler.
Hiç kuşkusuz, yazarlarımız ve çalışanlarımız, Cumhuriyet’in organları dışında kendi düşüncelerini ve tutumlarını açıklamakta özgürdürler.
Ancak, günümüzde özellikle sosyal medyanın bir linç etme aracı olduğu göz önüne alınarak; o mecralarda yapılacak kişisel paylaşımların doğrudan olmasa da dolaylı olarak Cumhuriyet gazetesini de bağlayacağının ayırdında olunması büyük önem kazanmaktadır.
Cumhuriyet gazetesi Yayın Kurulu, gazetemizin saygınlığının ve güvenirliğinin sürdürülmesi için çalışanlarımızın ve yazarlarımızın gazetemizin resmi organlarında olduğu kadar, diğer alanlarda da dikkatli ve özenli olması gerektiğini hatırlatmayı bir görev saymaktadır.”
Kırıkkanat Cumhuriyet'teki köşe yazısında da özür diledi
Mine Kırıkkanat, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde de bir yazı yazarak şöyle özür dilemişti:
“Sosyal medya platformu X’te yaptığım yanlış bir paylaşım, önce şahsıma, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin en değerli belleği, ilkelerinin temsilcisi gazetemiz Cumhuriyet’e haksız ve çirkin saldırılara yol açtı; ölçüsüz, vicdansız bir lince dönüştü.
Tümüyle beni bağlayan ve hata yaptığımı ne yazık ki geç anladığım, Andımız’ın kaldırılmasına dolaylı onay verdiğine ilişkin iddialar üzerine eleştirmek istediğim Kemal Kılıçdaroğlu’nun soyadına gönderme yaptığım “kılıç artığı” söyleminin tarihteki katliamlarla ilgisini bilmiyordum. Hiçbir insan, en bilgelerimiz bile her şeyi bilemez. Bilenler uyarınca gönderiyi sildim ve özür diledim.
Alevilik, Türk toplum yapısında en saygı duyduğum inanç ve kültür katmanıdır. Dahası, en yakın akrabalarım Alevidir. Alevilerin tarihi ve uğradıkları zulme ilişkin sayısız makalem, yazı dizim, hatta kitabım var. Okurlarım, benim mezhepçilik yapmayacağımı, herhangi bir siyasetçiyi mezhebi üzerinden eleştirmeyeceğimi bilir.
Buna rağmen yanlış kanı uyandırdığım okurum varsa onlardan ve zor durumda bıraktığım Cumhuriyet yoldaşlarımdan tekrar özür dilerim.”




