CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye başkanı ve yetkilinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri devam ediyor.
“Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 94'üncüsü Kağıthane'de düzenledi. Mitingde kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel önemli açıklamalarda bulundu.
CHP Lideri Özgür Özel, kürsüye gelerek Nazım Hikmet'in "Kerem Gibi" şiirinden dizelerle konuşmasına başladı. Özel, "Tüm haksızlıklara direnmeye geldin bu meydana, hoşgeldin İstanbul" diyerek halkı selamladı.
"Size bakınca görüyorum, karanlık hiçbir zaman kazanamayacak. Korkaklar değil, direnen cesaretli insanlar kazanacak. Biz kazanacağız." diyen Özel, 35 yılın ardından kazanılan Eyüpsultan Belediyesi'ndeki icraatları sıraladı.
"Saraçhane'de 7 gece üst üste süren eylemlerden sonra adımımızı Maltepe'ye, Anadolu'ya atmıştık" diyen Özel, "İstanbul'un 39 ilçesine gittik, 'Orada güçlüyüz, Kadıköy'e gidelim' demedik. AKP'nin kalesi dedikleri yere gittik, kale siyasetini bitirdik. Tüm İstanbul, Tüm Anadolu, Tüm Trakya milletin kalesidir" ifadelerini kullandı.
"Toplamda 14 belediye başkanımız tutuklu" diyen Özel, tutuklu belediye başkanlarına selam gönderdi. Özel, şöyle devam etti:
“İdianameyi bekliyoruz. Yargılanmak için değil, yargılamak için iddianame bekliyoruz. İçeride olan arkadaşlarımızdan istenen cezayı alsalar yatarı olmayanlar tutuklu. İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu. Bir yandan hakkında hiçbir iddia olmayan, iddianame bekleyenler tutuklu. Tarihin bu en haksız ve acımasız sistemini AKP'nin kara düzenini şikayet ediyoruz. Bu zulme direneceğiz, teslim olmayacağız ama eninde sonunda biz kazanacağız."
"BÜTÜN MESELE ERDOĞAN'IN İMAMOĞLU KORKUSUDUR"
İmamoğlu'na yönetilen suçlamaları hatırlatan Özel, "Bir insan hem hırsız hem terörist hem casus olanbilir mi? Ben ömrümde rakibinden bu kadar korkan birini görmedim. Bütün Mesele Erdoğan'ın İmamoğlu korkusudur" ifadelerini kullandı. Özel, "Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz. Bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz" dedi.
Özel, canlı yayın için kanun teklifinin AKP oylarıyla reddedildiğini belirterek "Duruşmayı canlı yayınlayamazlar, çünkü attıkları yalanın altında kaldılar" dedi.
Özel, Gaziosmanpaşa Belediyesi'nde olduğu iddia edilen para kasasıyla ilgili TRT'nin stok görüntü kullandığını hatırlatarak "Sadece mühür çıktı, pırıl pırıl insanlara dünyanın en büyük iftiralarını attılar" ifadelerini kullandı. "Siz bu kumpaslara inanmadınız, kumpaslar, yalanlar çöktü, siz haklısınız" diyen Özel, halka teşekkür etti.
"5 EMEKLİ BİR ARAYA GELSE YOKSULLUKTAN KURTULAMAMAKTADIR"
Ekonominin durumuna değinen Özel, "Her geçen gün ekonomi kan kaybetmektedir. Bu şartlar altında emeklilere beklenenin çok altında bir sefalet maaşı verilmektir. Bugün yoksulluk sınırı 104 bin liradır. Açlık sınırı 32 bin liradır. Ama en düşük emekli maaşı 20 bin liradır. Yani 5 emekli bir araya gelse yoksulluktan kurtulamamaktadır" ifadelerini kullandı.
Emekli aylığı ve ikramiyelerine tepki gösteren Özel, "7 yıl önce 24 kilo et alan bayram ikramiyesi 4 kilo ete düşmüştür. Emekliler dünyanın en büyük vefasızlığıyla, sefalet ücretiyle karşı karşıyalar. Çünkü Erdoğan kendinden sonraki Cumhurbaşkanına engel olmak için yaptığı darbe ülkeyi bu hale getirmiştir" dedi.
Köprülerin özelleştirilmesine yönelik tartışmalara da değinen Özel, "AKP altın yumurtlayan tavuğu satmaya niyetlenmiştir. Bu konuyu ilk gündeme getirdiğimizde toplumun yüzde 15'i biliyordu. Örgütlerimizin sayesinde sizlerin sayesinde toplumun yarısı bundan haberdar oldu" dedi. "Toplumun büyük çoğunluğu bu ihanete karşı çıkmaktadır. Köprülerin satılmaması, Kanal İstanbul'un yapılmaması, emeklilerin ezilmemesi, asgari ücretli için, öğrencilerin boş beslenme çantasıyla okula gitmemesi için tek çare seçimdir. Bu ülkede geçim yoktur. Geçim yoksa seçim vardır" diyen Özel, erken seçim talebini yineledi.
"KAHROLSUN AMERİKAN EMPERYALİZMİ"
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin de konuşan Özel, "İran'a demokrasi gelmesini beklesek de bu işi yapacak olan İranlıların kendisidir. Ellerin Iraklıların kanı olanlar, Netanyahu gibiler İran'a demokrasi getiremez. Buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır. 160 tane civciv ölse üzülürsün, sebebini ararsın. 160 tane kız çocuğu ABD-İsrail bombalarıyla öldürüldü, Batı sessiz. Biz Erdoğan'dan farklı olarak gücümüzü ABD'den almadığımız, okyanus ötesinde meşruiyet aramadığımız için Amerika'nın da İsrail'in de karşısında duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun İsrail'in soykırımı. Kahrolsun buna sessiz kalanlar" ifadelerini kullandı.
Özel, sözlerine şöyle devam etti:
"Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye'nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye'nin birliğini, uluslararası meseleleri siyaset üstünde ele alınmasını savunduk. Ama ABD-İsrail, İran'a saldırdığı saatlerde, AKP Bolu'ya saldırdı.
Mahkemeye çıkardılar, sorulan soru 'Sen bunlara zorla bağış yaptırdın mı'. Gören de Tanju'nun cebine bir şey girdi sanır.
Olayın gerçeği şu, Bolu'da bir vakıf kuruluyor. Görevi yoksul öğrenciye burs vermek. AKP'li de MHP'li de var.
Bolu'da Tanju'nun bir derdi var, 3 harfli marketler. Bu marketler geliyorlar, her sokağa açılıp esnafı batırıyorlar. Sonra vergiyi başka yerde veriyorlar, Bolu'ya hiçbir faydaları yok. Bunlara diyorlar ki siz bu vakfa yardım yapacaksınız, karşılığında reklam panolarına isminiz yazılacak. Başka bir şey yok. Tanju'nun suçu, yoksul çocuk okutmak için 3 harflileri bağış yapmaya yönlendirmek.
Kartalkaya yangınından AKP'lileri aklamak ve başkalarını suçlamak isteyen Başsavcı buradan husumetle hiçbir şey bulamamış, vakıf üzerinden suç bulup Tanju'yu suçlamış."
Tanju Özcan'ı dün ziyaret ettiğini söyleyen Özel, Özcan'a "Senin suçun buysa bütün CHP'liler seninle gurur duyuyoruz" dediğini söyledi.
Özel, Erdoğan'a seslenerek şöyle devam etti:
"Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. TÜRGEV'e, Okçuluk Vakfı'na, TÜGVA'ya paraları milletten yatırtmayı bırak, belediyelerden aktaran sensin. O vakıflar sadece burs vermiyor, her türlü imtiyazı veriyor, bunun için yasa çıkaran sensin. Vakfa zorla bağış deyince bu işin patenti Erdoğan'da. Her vakfın başında ya evladı, ya eşi, ya gelini, ya damadı. Utanmadan Tanju gibi sadece yoksulu düşünen insanlara hesap sormaya kalkıyor."




