Haber

Özgür Özel Bolu'da açıkladı! 'Buraya gelirken A101 CEO'su bizi arıyor, yana yakıla!'

CHP'nin tutuklu bulunan İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 95'incisini Bolu'da düzenliyor.

CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çok sayıda belediye başkanı ve yetkilinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri devam ediyor.

“Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 95'incisi Bolu'da düzenleniyor.

Mitingde kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Özgür Özel'in açıklamaları;

"Bugün Bolu’da tarih tekerrür üretmektedir. Yine zalimler ve mazlumlar karşı karşıyadır. Bolu bugün iradesine kast edenlere karşı hep beraber omuz omuza ayaktadır. Kimse unutmasın; eğer zalim olacaksan sana bir Bolu Beyi, bir de tüfek yeter. Ama kahraman olacaksan sana bir Köroğlu, bir kıraat, bir de arkandan millet gerek. Buradan bugünün Bolu beylerine sesleniyorum; siz bir başınasınız, Bolu Tanju‘yla beraber. Daha önce ifadelerini alıp zorlayıp, Tanju’nun karşısına dikmeye çalıştıklarınız birbirleriyle yarışıyorlar. ‘Ben şikayetçi değilim. Ben Tanju‘ya bir şey demedim. Tanju Başkan kötü bir şey yapmadı. Biz ondan razıyız’ diye. Bolu Beyi’nin bugünkü temsilcilerine söylüyorum; bu meydan Köroğlu’nun meydanıdır, bu meydan evladına sahip çıkan, Bolu’nun meydanıdır. Size bugün bir Bolu hikayesi anlatacağım. Bu şehri en son 1989’da Sosyal Demokrat Halkçı Parti kazanmıştı. Sonra biz Bolu’nun rızasını alamadık, belediyesini kazanamadık. 2011’de birlikte milletvekili olduğum Tanju Özcan‘la beraber 2019’a kadar aradaki kısa dönemlerle dört kez siz onu milletvekili seçip Meclis’e yolladınız. Her fırsatta Bolu’nun sorunlarını konuştu, ülkenin sorunlarını konuştu. Meclis kapandı, Bolu’ya koştu. Burada girmediği sokak, tanımadığı esnaf, dokunmadığı hiçbir hemşerisi kalmadı. 2019 seçimlerinde Bolu onu çağırdı ve aday gösterdik. Yüzde 52,7 gibi bir oyla, her iki seçmenden birinden fazlasının oyunu aldı ve siz onu şehrin emini, şehremini bildiniz. Sonra beş yıl görev yaptı. Beş yıl sonra bu kez ittifak da olmadan bir başına seçime girdi, oylarını artırdı. Yüzde 53-54 oyla bir kere daha göreve geldi. Bolu, siyasi partisi yıllardır oy vermediği bir parti olmasına rağmen kendisine sahip çıkanı bildi. Evladını bildi. Onun sayesinde Bolu’yla CHP arasında bir gönül köprüsü kuruldu. O günden bugüne Bolu’da bambaşka bir hikaye yazıyoruz.

“TANJU BOLU İÇİN ÇALIŞTI, BOLU DA ONA SAHİP ÇIKTI”

Tanju Başkan Bolu’da emeklinin evladıdır. Gencin ağabeyidir. Yetimin hamisidir. Ben birçok kente gidiyorum, başarılı belediye başkanlarını görüyorum. Ama bir kentin bir belediye başkanından memnuniyetini, en iyi o kentte bu yaptığı hizmetleri saydığımda o meydandaki insanların gözünden görüyorum. Şimdi televizyonlarda canlı yayındayız. Bütün Türkiye’ye döndü, Bolu’ya bakıyor. Eksi 2 derece sıcaklık, kara kışın ortasında, bu ayazda, Ramazan mübarek günde tutulmuş oruçların üstüne ve teravihin çıkışında bu meydana bakıyorum. Bu meydanı görüyor ve anlıyorum ki Tanju masumdur. Tanju, Bolu’nundur. Tanju, Bolu için çalışmıştır. Bolu da ona sahip çıkmıştır. Elimizdeki ay yıldızlı al bayrağa gönülden bağlı, Atatürk’ün kurduğu partinin bir evladı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden Tanju’ya sahip çıkan Bolu’ya selam olsun.

“YEŞİL ALAN, İSTANBUL’DAKİ İLÇELERİN 10 KATI”

Ramazan’ın tam ortasındayız, 16’ncı oruç tutuldu. Bugün 17’nci kez teravihe duruldu. Buradan bütün Türkiye’ye haykırıyorum, duyduk duymadık kalmasın. Bu 7 yılda Tanju Özcan 585 bin ton asfalt attı Bolu’ya. 56 bin metrekare kaldırım döşedi, yürüyüş yolu yaptı. 87 kilometre içme suyu hattı, 62 kilometre yağmur suyu hattı döşedi. 7 yılda toplam 97 yeni park yaptı Bolu’ya. 35 eski parkı yeniledi. Kişi başına, bakın İstanbul’da, örneğin Esenyurt‘ta, kişi başına tabii 25 yıldır da AKP yönetti ya kişi başına yeşil olan 1 metrekare. Biz İstanbul’da Esenyurt’tan farkımızı gösteriyoruz. Orayı AK Parti, yönetti 1 metrekare, Beylikdüzü’nü Ekrem İmamoğlu yönetti, Mehmet Murat Çalık yönetti, 10 metrekare diyoruz. 10 katı. Burada, Bolu’da kişi başına düşen yeşil alan 24 metrekare. Bir adam gelip de 7 yılda 90 park yapar mı? Bolu’ya varıp da bir büyükşehire yapmıyorsun, Bolu gibi nüfusu belli, yüzölçümü belli bir yerde 97 park yapıyorsun. Önceden 35 park var. İlave 97 park yapıyorsun. Toplamda 132 parkla Bolu’yu bambaşka bir noktaya getiriyorsun. Bitmedi, yoksul annelere gıda ve ev eşyası yardımı yapmış. Engellilere, öğrencilere nakdi destek… Güney Çevre Yolu projesini bitirdi. Yöresel ürünler pazarı kurdu. Bolu Belediyesi İş Merkezi’ni yaptı. Zübeyde Hanım Camii yaptı. 12 Kasım Gençlik Merkezi’ni yaptı. Solmaz Ana Aşevini açtı. Hayır Çarşısı’nı inşa etti. Uğur Mumcu Kültür Merkezi yaptı. Kent lokantasını açtı. Güneş enerjisi santrali kurdu. En son benim gelip tanıtımını yapıp, birinci etabını açtığım 100 bin metrekarelik 100. Yıl Cumhuriyet Parkı’nın ikinci aşaması da yapılıyor, 29 Ekim’de açılışını yapacağız.

“BOLU’NUN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRDİ”

Duyduk, duymadık kalmasın; duyanlar duymayanlara duyursun. Burası Bolu. Tanju Özcan geldiğinde, AK Parti’den aldığında Bolu Belediyesi’nin geliri 44 milyon dolar, borcu 82 milyon dolardı. Bugünkü parayla 3,5 milyar lira borç. Şimdi aynı Bolu, yedi yıl sonra. Yedi yıl önce gelir 44 milyon dolar, bugün 95 milyon dolar. Gelir tam iki katına çıkmış dolar bazında. Borç yedi yıl önce 82 milyon dolar, şimdi 15 milyon dolar. Altıda birine düşmüş. Düşünün ki gelir iki kat artmış, borç altıda bire düşmüş. Bolu 2019’dan bu yana dolar bazında yüzde 107 büyümüş. Diyordu ki Tanju Başkan ‘Çin’den daha çok büyüyen bir tane belediye var Türkiye’de. O da Bolu Belediyesi.’ Buradan yaptıklarıyla, ödediği borçla, geliri artırmasıyla, Bolu’nun çehresini değiştirmesiyle helal olsun Tanju Başkanıma. Bu kadarını ben de bilmiyordum. Ama hepiniz adına iki gece önce gittim ve gördüm. Önümüzdeki günlerde yine Tanju Başkan’ı ziyaret edeceğim. Bu yaptıkları için hepiniz adına eğer onayınız varsa onu bu sefer alnından öpeceğim.

“PEKİ TANJU BAŞKAN’IN SUÇU NE?"

Peki Tanju Başkan’ın suçu ne? Asıl suçu, bu şehirde AK Parti’yi yenmesi. En büyük suçu da AK Parti’den, MHP’den aldığı destekle yenmesi. Çünkü kimseyi ayırmadan hizmet etmesi, insanlara dokunması. Bunun için de hedefe kondu Tanju Başkan. Bir de uydurdukları bir suç var. Neymiş? Tanju Başkan bir vakıf kurmuş, içinde AK Partililer var, Milliyetçi Hareket Partililer var, şehrin esnaf odaları var, şoförler odası var. Vakfın adı, Bolu‘yu çok sevdikleri için BOLSEV Vakfı. Bu vakıf şöyle bir şey yapmış; Bolu’nun yoksul çocuklarına borç vermiş. Onun dışında hasta yatağı olmayana hasta yatağı vermiş. Tekerlekli araba vermiş. Ama sadece vermiş. Peki parayı nereden almış? Bu vakıf parayı Bolulu hayırseverlerden almış. Bir de bakmışlar ki Bolu’da dışarıdan gelen, parayı bolca kazanan ama vergiyi Bolu’da vermeyen; Bolu’dan kazanan, başka yerde yatırım yapan, harcayan, hatta vergi verenler var. Kim onlar? Var ya ilk önce bir taneydiler, sonra oldular 10 tane, 100 tane, 1000 tane. Her sokakta bir tane üç harfliler var. Tanju Başkan demiş ki bunlara, ‘İyi, şirketi İstanbul’da kuruyorsun. Bolu’ya geliyorsun, şubeyi açıyorsun. Toptan alıp ucuza satıp, buradaki esnafı eziyorsun. Çoğunlukla batırıyorsun. Parayı kazanıyorsun, İstanbul’a götürüyorsun. Öyle yağma yok. Buraya, bu şehre biz bir tane vakıf kurduk. Bu vakfa bir katkınız olsun. Bu öğrencilerin, hiç olmazsa yoksul öğrencilerin okutulmasına bir katkınız olsun. Ama karşılıksız da vermeyin ha. Bakın Bolu Belediyesi’nin reklam panolarını biz karşılıksız BOLSEV’e, Bolu‘yu Sevenler Vakfı’na verdik. Bu vakıfa parayı yatırın, bu panolarda reklamlarınız çıksın. Bunu kabul etmişler. Ödemeyenler olmuş, ödeyenler olmuş. Ama sonra birdenbire bir şeyler olmuş.

“BU BAŞSAVCI BAKAN KURTARAN BAŞSAVCI”

Bir soruşturma açılmış. Kim tarafından? Tanju Başkan’a husumet duyan biri tarafından. Hangi husumet? Şu husumet; Kartalkaya yandı. Bebeler yandı, analar yandı, babalar yandı, hepimizin yüreği yandı ve bütün Türkiye, Bolu‘yla bir ağladı ya. İşte orada bu yangından sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi görevlendirdi. Nereden? Bolu’dan. Bolu’nun insanlarının içinden. Bu bu bilirkişiler, bu namuslu Bolulu bilirkişiler üç gün süre verdiler. Fotoğrafla başladılar çalışmaya, çalışmalarına fotoğrafladılar ve videoladılar. Sonra bir rapor yazdılar. Raporda şu yazıyordu; ‘Bu yangın tamamen Turizm Bakanlığı’nın sorumluluğunda olan, ruhsatı Turizm Bakanlığı’ndan alan, denetleme sorumluluğu onda olan bir yerde çıkmıştır. Birinci sorumlu, Turizm Bakanlığı, İl Özel İdaresi.’ Bu raporu yazdılar, savcılığa götürdüler. Başsavcı aldı, ‘Olmaz bu’ dedi, ‘Buraya Bakanlığı yazamazsınız.’ ‘Yahu bunlar ruhsatı Bakanlık’tan aldı. Koca tabela. Koca otel yandı, tabela inadına kaldı; Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatlıdır.’ ‘Nasıl yazmayız?’ ‘Yazacaksın.’ ‘Yazamam’ dediler. ‘Bir de buradan Bakanlığı çıkaracaksın. Buraya Bolu Belediyesi yazacaksın.’ Dedi ki bilirkişi, ‘Nasıl yazarız? Bolu Belediyesi’nin sınırlarının dışında. Burası Bakanlığın sorumluluğunda.’ Savcı dedi ki ‘O zaman getirmeyin raporu. Sakın imzalamayın bunu. İstifa edin bilirkişilikten, çabuk yapın bunu.’ Bu bilirkişilerin yedisi birden raporlarını verecekleri saatte ‘Mazeretim nedeniyle affımı istiyorum’ deyip bilirkişiliği bıraktılar. Savcı başka bilirkişi buldu. Bu rapor ortaya çıkınca korsan ilan ettiler. Bakanı, Bakanlığı bu işten kurtarmaya çalıştılar. İşte tam bu sırada Tanju Özcan bu başsavcıyı Hakimler ve Savcılar Kurulu’na şikayet etti. Bu başsavcı Kartalkaya yangınından bakan kurtaran başsavcı. …. İşin içine katmaya çalışan başsavcı bakıyor Tanju da bir küsur bulamıyor. Biri açık bulamıyor. Bu vakfın bağış yapanları, şirketlerin temsilcilerine çağırıyor tekrar tekrar başkası söyledi sen de söyle. Basın derde sokma. Bilmem ne yapma. Orada başka bir savcı ifade alırken başsavcı gelip orada … zafer Şahin’e, ak Parti‘ye yakın bir gazeteciye açıklama yolladı o da yayınladı.

"BEN BURAYA GELİRKEN A101 CEO’SU BİZİ ARIYOR, YANA YAKILA"

Ben buraya gelirken A101 CEO’su bizi arıyor, yana yakıla. Dediği şu, ‘Biz şikayetçi değiliz.’ E orada sizin çalışan birisinin ifadesi varmış. Bir araştırıyorlar, ‘O zaman başka yerde çalışırmış, ifadeye adımızı karıştırdılar.’ Şimdi bütün basını açıklama geçtiler. ‘Tanju Özcan bize baskı yapmadı. Tanju Özcan’dan, Bolu Belediyesi’nden şikayetçi değiliz.’ Bolu’ya duyuruyor, Türkiye’ye duyuruyor. Bolu’ya duyuruyor, Türkiye’ye duyuruyor. Şimdi üç harflilerden bir tane kaldı. Bir tane. Kim o? Şimdi ona bakacağız. Eğer o da bir gün gerçekleri söylerse bu başsavcının baskılarına boyun eğmezse o da kendi halini bilir. Bilmezse kim? Ben sorayım. Kim? Bolu biliyor. Bolu ne yapacağını biliyor mu? Ben bir şey demiyorum. Bu Bolu ile uğraşan, Bolu beyinden yana taraf olanın karşısında Köroğlu’nu bulur. O kadar söylüyorum.

"HADİ BAKALIM BOLU BEYİ, SEN Mİ GÜÇLÜSÜN, BOLU MU GÜÇLÜ?"

Bolu Beyi’ni anladınız mı kim? Ankara’daki Bey’in Bolu’daki Beyi. Hani diyor Münir Özkul, ‘Sen mi güçlüsün ben mi güçlüyüm?’ Bu Bolu Beyi yerine geçen var ya, Bolu Beyi yerine geçen. Kartalkaya’daki yangından utanç duyacağına, araştırıp suçluları bulacağına birilerini kurtaran, birilerini karaya bulayan Bolu Beyi’ne şunu söylüyorum: Bak beyim biz Bolu’da çok kalabalık bir aileyiz. Belki garibanız, senin kadar gücümüz, kudretimiz yoktur. Ama biz birbirimizi çok seviyoruz. Tanju’yu da çok seviyoruz. Hadi bakalım Bolu Beyi, sen mi güçlüsün, Bolu mu güçlü?

Bir de şunu söylemezsem eksik olur. Şunu söyleyeyim, hani vakfa bağış işi var ya, vakfa bağış. Vakıfta para toplama. Burada vakfa para toplanıyor, bak 527 gariban Bolulu öğrenci okutuluyor. Daha da başka bir masrafı yok bu vakfın. Ama bu vakıf işlerinin uzmanı var bir tane. TÜGVA, Türgev, Okçuluk, İlim Yayma, Ensar. Bu vakıfların her birinde bir oğlan, her birinde bir damat. Her birinde aileden biri. Bu vakıflar nereden alıyor parayı? Bolulu gibi hayırseverden değil. Ya da gönüllü esnaftan değil. İstanbul Büyükşehir’den. 2019’a kadar Türgev’e, TÜGVA’ya, Okçuluk Vakfı’na Erdoğan ailesinden her birinin birinde bulunan vakfa, İBB milyonlarca, milyonlarca dolar aktardı. Hem de kamunun parasını evladın vakfına koydular. Şimdi çıkmış buradan Tanju’ya kusur buluyorlar. O yüzden bir vakfa para aktarılması yoluyla bilmem ne yapılması işinin patenti varsa, bunu bilen kişi en tepede oturan kişi, başka biri değil.

“BOLSEV’E SAHİP ÇIKMAYA DAVET EDİYORUM”

Buradan bugün Bolu’da hem Tanju’yu ziyaret etti, hem sizlerle birlikte oldu, Bolu’da bulundu. Muharrem İnce Başkanımız buradaydı. Şimdi de burada aşağıda, yanımdaydı. Muharrem Başkan Tanju’yla konuşmuş, bizim arkadaşlara da söyledi Muharrem Başkan’a da. ‘Bir tek üzüntüm var’ diyor Tanju. Aslında iki. Annesini babasını çok merak ediyor. Bir de diyor ki ‘Bizim vakıftan burs alan çocukların bu ay bursları yatmadı. Bunlar mani oldu. 527 öğrenci bu vakıftan burs bekler.’ Muharrem Başkan da dedi ki ‘İlk bağışı ben yapıyorum. Türkiye’yi ve Bolu’ya BOLSEV Vakfı’na bağışa davet ediyorum.’ Ben de sözüme kıymet veren başta Bolulular ve Bolu‘yla dayanışma göstermek isteyen herkese pazartesiden itibaren BOLSEV Vakfı’na, hatta internette hafta sonunda da olur, şu andan itibaren BOLSEV Vakfı’na ve Bolu’nun Belediye Başkanı Tanju’nun emaneti 527 öğrenciye sahip çıkmaya davet ediyorum. BOLSEV Vakfı’na yardım yapacak mısınız? Söz mü? Şimdi burada marketlerle ilgili bir kısım vardı. Onlar şimdilik ikisi bu tutumlarıyla direkten döndü. Üçüncüsünün durumuna bakacağım. Kim? Yayına gidiyor mu? Sen işaret dilinde yapabiliyor musun? Kim? Duyan - duymayan kalmadı, şimdi herkes öğrendi. İşaret diliyle de söyledik. Bu ülkede kötülükten yana saf tutanla iyi insanlardan yana saf tutanlar artık ayrışacaklar. Ama herkes şunu bilsin ki kötülüğe karşı iyilik kazanır, karanlığa karşı aydınlık kazanır, korkaklara karşı cesurlar kazanır ve en sonunda bu meydanlar kazanır. Bu millet kazanır.

“MİLLETLE İNATLAŞILMAZ”

Hem dünya, hem bölgemiz çok kritik bir eşikten geçiyor. Türkiye, tüm tehditlere karşı birlik ve beraberlik halinde, güçlü olması gereken bir dönemde. Ama AK Parti’nin kara düzeni milleti bölmeye, insanlarımızı kutuplaştırmaya devam ediyor. Bu darbeci anlayış hem milletin huzurunu bozuyor hem toplumsal barışı zedeliyor hem de ekonomik krizi derinleştiriyor. Soruyorum, böyle bir dönemde Tanju Başkanın hapiste olmasının kime yararı var? Ekrem Başkanın hapiste olmasının ve 14 belediye başkanımızın hapiste olmasının, geçmiş dönem yöneticilerimizin, milletvekillerimizin hapiste olmasının kime ne faydası var? 19 Mart darbesi ile bu milletin bölünmesinin kime ne faydası var? İşçilere, emeklilere, emekçilere, çiftçilere ne faydası var? Kadınlara, gençlere ne faydası var? Ülkemize füzeler düşüyor, güvenliğimize ne faydası var? Böyle bir süreçte birlik, beraberlik gerekirken Sayın Bahçeli de diyor, ‘İç cephenin kuvvetli olması’ gerekirken iç cephenin tahkim edilmemesinin, Türkiye’nin bir ve beraber olmasının önündeki tek engel AK Parti’nin kara düzenidir. Buradan kendilerini uyarıyorum. Eşle inatlaşılır, kardeşle inatlaşılır, herkesle inatlaşılır ama milletle inatlaşılmaz. Milletle inatlaşılmaz. Bu millet doğruyu, eğriyi bilir. Savcısına güvenen, iddiasına güvenen, iddianamesine güvenen, gelsin canlı yayında tüm duruşmaları yayınlasın. Ekrem Başkan da Tanju Başkan da sorulara yanıtları milletin huzurunda versin.”