Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 84'üncüsü Yalova'da düzenlendi.
Mitingde kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel önemli açıklamalarda bulundu.
İşte Özgür Özel'in açıklamaları;
'Bu güzel şehir bir ay önce kara bir güne uyandı. Terör örgütü IŞİD mensuplarına yönelik bir operasyon yapılırken maalesef üç polisimiz şehit oldu. Ailelerine ve Yalova’ya bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bu memleketin her evladı değerlidir. Türk polisi bu sefer de bizim güvenliğimiz için, belki yılbaşı gecesi Yalova’yı, İstanbul’u kana bulayacak canilere karşı göğsünü siper etti. Elbette soruşturmayı tüm boyutlarıyla yakından takip ediyoruz.
Sandığa sahip çıkmaya, seçtiklerimize, irademize sahip çıkmaya geldik. 19 Mart darbesinden sonra 310. günde bugünün iktidarının, yarının iktidarına darbe girişimine karşı Yalova'ya 84. eylemimizde, direnmeye, mücadeleye geldik.

Bu Yalova bir demokrasi dersidir. Şimdi Bayrampaşa... Gaziosmanpaşa... Kazanamadıkları yeri Yalova taktiğiyle almışlar. Bir kişiye 8 aydır iddianame yazamıyor. Tayyip Bey telefonla görüşmüş, Gaziosmanpaşa'daki kifayetsizle. "Tebrik ederim aldın Gaziosmanpaşa'yı." O da diyor ki "Aldık reisim sağolun, ellerinizde öperim." Gaziosmanpaşa'daki milli irade hırsızlarına, yankesicilerine söylüyorum reis eli öpmekle değil milletin gönlüne girmekle iktidar olunur.
Bayrampaşa’da seçim kazanılmış, belediye meclisinde birkaç fark var. Belediye meclisindeki fark kadar belediye meclis üyesi tutuklanıyor. İçeridekiler inadına istifa ediyorlar, üç tane daha tutuklanıyor. Aradaki farktakilere, aradaki farka yetecek kadar kişilere olmadık teklifler, baskılar, akıl almaz rezillikler. Torba oyunları, kura hileleri... Yine kazanıyoruz mahkemeden bozdurmalar... Tayyip Bey'e söylüyorum. Gaziosmanpaşa'da da Bayrampaşa'da da Yalova'da ne olduysa o olacak. Milletin dediği olacak.
"TOPUKLAYAN EFENİN YANINA GİTMİŞ"
Buradan Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Bugün gitmiş Aydın’a. Aydın’ı biliyor musunuz? Aydın, Aydın... O topuklayan efe var ya topuklayan efe... Topuklayan efe’nin yanına gitmiş. Tabii buradan bir gösterelim televizyonlar görsün. Tayyip Bey Aydın’da soğuk havada sıcak bir salonda; salonu doldurmuş, oradan atıyor tutuyor. Buradan sesleniyorum, salon adamı Tayyip Bey Yalova Meydanı’nı görüyor musun?

Şunu söyleyeyim. AKP'nin MHP'nin seçmenlerine söyleyeyim. Salı günü Silivri'de Aziz İhsan Aktaş davası başlayacak. 700 yılla yargılanıyor kendisi tutuksuz. 4 yılla yargılanan Zeydan Karalar tutuklu. Bütün arkadaşlarımız tutuklu ama örgütün başı tutuksuz. Bu itirafların içinde en çok adı geçen, eylemi olan, ihalesi olan Zeydan başkan da yok Oya da Kadir de yok. Ama birinde var.
Anketin parasını yaptırmış ama faturasını Aziz İhsan Aktaş ödemiş. Bugün 'sosyal belediyecilik yapıyor' diye övdüğü Aydın'ın topuklayan efesi Aziz İhsan Aktaş'ın ifadesini görünce, ödediği fatura önüne konulunca eyvah... Ya AKP'ye katılacaksın ya Silivri'ye atılacaksın. Koşa koşa AKP'ye gitti. Verilemeyecek hesabımız yok. Verilemeyecek hesabı olanlar topuklaya topuklaya AKP'ye kaçanlardır. Dosyada en çok iddia Aydın Büyükşehir için var. Ama 'Benim partime gelirsen seni mahkemeden kurtarırım' diye birilerini transfer eden Erdoğan bugün yalan yere konuşuyor.
'TAYYİP BEY’İN İŞİNE GELMİYOR'
Bu su meselesiyle ilgili bir gerçeği, Yalova’nın konunun farkında olan, meseleyi objektif değerlendiren çok değerli Yalovalıların huzurundan bütün Türkiye’ye ilan ediyorum: Arkadaşlar çalıştılar, bütçelere baktılar. Yani aslında baraj yapmak, suyu biriktirmek, şehirlere getirmek merkezi yönetimin, dağıtmak belediyelerin işi. Tayyip Bey’in işine gelmiyor, efendim bu da sizin işinizmiş gibi söylüyor ama bir yandan da baraj yatırımı, temiz su yatırımı için sorumluluğu ortada
Bu meydanda yüzde 75-80 emekli var. Bu emeklilere bundan sonrası için ayda 10 bin lirayı reva gördüler, 10 bin lirayı. Biz emekli maaşlarına zaten itiraz ediyorduk. Emekli maaşı 7 bin 500 iken, 'olmaz'diyorduk. Tayyip Erdoğan çıktı 'En düşük emekli maaşını 10 bin lira yapıyorum' dedi. Yani 7 bin 500 lira olan emekli maaşı 10 bin olacak. Bin lira da verip (seyyanen artış kastediliyor) 10 bin yapacağız deyince, CHP Meclis Grubu, bütün milletvekillerimiz Meclis'te eyleme geçtiler. O 15 gün boyunca, izlediniz mi, 15 gün boyunca Meclis'i terk etmediler.

'SİZ EMEKLİNİN KANINI EMEN VAMPİRLERSİNİZ'
CHP'li milletvekilleri haklarını teslim edelim, bütün muhalefet milletvekilleri büyük bir direnç gösterdiler, büyük bir mücadele ettiler. Arkadaşlarımız her yolu denedi. En son oylamadan önce 'Durun, bir kere daha düşünün, tekriri müzakere yapalım. 10 bine değil, hiç değilse asgari ücrete el kaldıralım, bir daha düşünün' dediler; dinlemediler. Arkadaşlarımız Meclis'in kürsüsüne tabut getirdiler, tabut. O tabutu görmeye AKP tahammül edemedi. Emekliyi tabuta sokmaya utanmıyor, tabutu Meclis'e sokmaya utanıyor!
Sonra tuttular, tuttular bu tabuta saldırdılar. Arkadaşlar emeklinin mezar taşını yazmış, üstüne sefalet ücretlerini yazmış, ona saldırdılar. Bugün de çıkmış Tayyip Bey diyor ki; 'CHP emekliyi bize kışkırtmaya çalışıyor' diyor. Ya sen emekliyi öldürmüşsün halen daha kışkırtmaya çalışmaktan bahsediyor. Diyor ki 'Kürsüye saldırıyor' Kürsüye biz saldırmadık. Kürsüde emeklinin tabutu vardı, o tabuta siz saldırdınız. Buradan, Yalova’dan söylüyorum: Tabuta, mezar taşına vampirler saldırır. Siz emeklinin kanını emen vampirlersiniz.
'50 BİN LİRA EN DÜŞÜK MAAŞ'
Buradan Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Diyor ki -çok ağrına gitmiş- dedim ya; 'Bunların verdiği maaş emekli maaşı değil, harçlık' dedim. Diyor ki; 'CHP kendi belediyelerinde harçlık dağıtıyor' diyor. Ben 10 bin liraya (o dönemki en düşük emekli maaşına atıfla) harçlık dedim. Yalova Belediyesi'nde en düşük maaş kaç para? 50 bin lira en düşük maaş.
Buradan Tayyip Bey'e söylüyorum. Büyükşehirlerimizde, 21 il belediyemizde, merkez belediyelerimizde, ilçe belediyelerimizde; bırak senin 20 binini, bırak senin 17 binini, bırak 28 binini... Bizim 30 bin liranın, 35 bin liranın, 39 bin liranın bile altında maaş yok. Diyor ki; 'Duymayana at yalanı, sayalım inananı.' O yüzden kimse CHP'ye kara çalarak siyaset yapmaya kalkmasın.
"6 ŞUBAT'TA HATAY'DA SOKAKTA GEZMEYE VAR MISIN"
Buradan Tayyip Bey'e iki hususu daha hatırlatıyorum. Soruyorum soruyorum cevap yok, başka şeyler konuşuyorsun. Ben sana deprem bölgesine gittim. Toplayamadığın kalabalığı topladım. Yağmurda bütün gerçekleri anlattım. Eğer sen haklıysan gel birlikte deprem bölgesini gezelim dedim. Bir daha soruyorum, cevap bekliyorum. Sen bir şey söylüyorsun, Hatay'ın sokakları başka bir şey söylüyor. Benimle birlikte 6 Şubat'ta Hatay'da sokakta gezmeye var mısın yok musun?"
İstanbul'da Ekrem Başkan'a büyük bir haksızlık yaptın. Sonra da diyorsun ki; 'İstanbul'un panolarını doldurmuş.' Bakın bu arkadaş İstanbul'a il başkanı bulamadı. 16 milyon kişilik İstanbul'a, koca İstanbul teşkilatından bir kişiyi il başkanlığına layık görmedi. Bir belediye başkanını istifa ettirdi. O belediye başkanıyla birlikte geldiler, onu il başkanı işaret etti. Parayı basıyorlar, İstanbul'da eskiden belediyelere ait olup çöktükleri, kayyum atadıkları şirketlerdeki belediyelerin ilan panolarına, şirketlerin ilan panolarına 'İstanbul iyi yönetilmiyor, senin ömründen gidiyor' diye panolara yazılar yapıştırıyorlar. Buradan birincisi şunu söyleyeyim; Siyaset parayla yapılmaz. Siyaset panoyla yapılmaz. Siyaset yürekle yapılır, yürekle!

"SEÇİMLERİ YENİLEYELİM"
Ben İstanbul'a seçtirdiğimi de biliyorum, Türkiye'ye seçtireceğimi de biliyorum. Buradan Tayyip Bey'e bir kez daha soruyorum. İstanbul kötü yönetiliyorsa, çok istiyorsun İstanbul'u... Çık meydana! CHP, AKP bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirip İstanbul seçimlerini yenileyelim. Benim adayım belli. İstediğin adayı çıkar. Bir tek şartım var. İstanbullular kararı versin. Eğer İstanbullular demez de, Tayyip Bey atadığı derse, senin dediğin olsun ben genel başkanlığı da bırakacağım. Ama karşımıza çık. İstanbul'a sandığı koyalım. İstanbullu bir kez daha, 5. kez bir kez daha Ekrem derse, seni yenerse, sen tutuksuz yargılamaya var mısın? Türkiye'yi erken seçime götürmeye var mısın? Hodri meydan!
"TAYYİP BEY'İ GÖRÜĞÜNÜZ YERDE SORUN"
Buradan bütün gazetecilere soruyorum, bütün televizyonculara. Tayyip Bey’i gördüğünüz ilk yerde; şimdi Aydın’daysa Aydın’da, Adnan Menderes Havalimanı’nda, haftaya Meclis’te... Nerede bulursanız bu mikrofonu uzatın böyle. Uzatın. 'Özgür Özel meydan okuyor' deyin. 'İstanbul seçimlerini yenileyelim diyor' deyin. 'İstanbul kararını versin, ben gerekirse kendimi ortaya koyuyorum' deyin. 'Var mısın, yok musun?' diye sorun bakalım. Var mıymış, yok muymuş?
"BİRBİRLERİNİN YÜZÜNE BAKAMAYACAKLAR DEMİŞTİ"
"19 Mart bir sivil darbeydi. O günden bugüne 310 gün geçti. 50 gün sonra tam bir yıl olacak, arkadaşlarımız cezaevlerinde tutuluyorlar. Ve bu arkadaşlarımız cezaevine ilk atıldıklarında, Erdoğan her zamanki üstten, kibirli bakışıyla dönüp; 'Göreceksiniz, bir ay sonra insan içine çıkamayacaklar' demişti. 'Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar' demişti. Şimdi buradan, Yalova'dan Erdoğan'a, salon adamı Erdoğan'a, yazları serin salon, kışları sıcak salon seven, insan içine çıkamayan Erdoğan'a sesleniyorum. Kışın ortasındayım, Yalova meydanındayım. On binlerle, yüz binlerle içerdeyim, yüz yüzeyim, göz gözeyim!
Ve buradan ilan ediyorum ki; arkadaşlarımız suçsuzdur. Söylenen herkes, söyleyen herkes iftiracı, söylenen her şey iftiradan ibarettir. Buradan Erdoğan'a soruyorum: Hadi Erdoğan'a değil, Yalova'ya sorayım, Erdoğan duysun. Yaz boyunca, yaz boyunca TRT'de, A Haber'de, TGRT'de çeşit çeşit yalan attılar. Bir tanesini ispat edemediler, iddianameye yazabildiler mi?
Şimdi çıktılar, bir uçak yalanı attılar. Utanmadan koca Sabah Gazetesi, onun güya köşe yazarı, yalanlarıyla övünen -övün övün, yalanlarınla övün- çıktılar dediler ki: 'Uçakta şu oldu, bu oldu, bu oldu.' Ama uçağın sahibi AKP'li çıktı. Uçağı işleten AKP'li çıktı. Verdikleri isim AKP'li çıktı. Ortağı AKP'nin bir önceki il başkanı çıktı. İhaleyi veren İstanbul Büyükşehir değil, Bakanlık çıktı. Paranın verildiği yer İBB değil, İstanbul Valiliği çıktı. Uçakta gezen tozanlar AKP'li çıktı.




