Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, belediye binası önünde, göreve gelişinin ikinci yıl dönümü nedeniyle “İkinci Yılda Hesap Veriyoruz” isimli bir basın açıklaması düzenledi.

Miting havasında düzenlenen toplantıya CHP Grup başkanvekili Murat Emir, Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, Ankara Milletvekilleri Aliye Timisi Ersever ve Adnan Beker, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, ilçe başkanları, parti ve belediye yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katılım sağladı.

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, "İkinci Yılımızda Hesap Veriyoruz" sloganıyla belediye binası önünde göreve geldiğinden bugüne belediyede yapılan hizmetleri vatandaşlara anlattı. Buluşmaya katılan ABB Başkanı Mansur Yavaş, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Bizler belediye başkanları olarak kendi paramızı harcamıyoruz. Sizlerden aldığımız bütçeyi kullanıyoruz. Bu nedenle bunun hesabını mutlaka vermemiz gerekiyor. Ben kendisini tebrik ediyorum, bütün mesai arkadaşlarını da. Dinlediğimiz zaman sadece ve sadece hayali hiçbir proje olmadan kentin gerçek ihtiyaçlarını, tüm dezavantajlı gruplar dahil onlar ne istiyorsa onların kullanacağı alanlar ortaya çıkarmış. 2019 yılında göreve geldiğimizde 11 belediye başkanı olarak göreve geldik. Ve yaptığımız çalışmalarla adeta belediyeciliğin ne olduğunu tüm Türkiye'ye gösterdik. Betona değil yeşile yatırım yapan, boşa para harcamayan, hayali projelere değil halkın gerçek ihtiyaçları neyse onlara yatırım yapan bir belediyecilik. Halktan yana olan, dezavantajlı gruplarla yan yana olan bu arada üretimi destekleyen ve Ankara halkını zengin etmekten başka hiçbir gaye gütmeyen projeler yaptık.

Özgür Özel'den çok sert 'Bursa Büyükşehir Belediyesi' çıkışı! 'Mafya mısınız lan siz!'
Özgür Özel'den çok sert 'Bursa Büyükşehir Belediyesi' çıkışı! 'Mafya mısınız lan siz!'
İçeriği Görüntüle

"Belediye başkanlarının soruşturma usulü bellidir"

Engellemeler oldu. Üstünden aştık ve Ankara halkı 2019 yılından sonra yaptığımız beş yıllık çalışmayla hem bizi engellemek isteyenlere büyük bir ders verdi hem de yaptığımız belediyeciliği yüzde 60 gibi Türkiye'de rekor kırarak onaylamış oldu. En güzel hakem millettir. Dolayısıyla bu yaptığımız çalışmalardan sonra 11 olan büyükşehir belediye başkanımız 14’e çıktı. 250 civarında olan belediye sayımız da 410’a çıktı. Şimdi bir yıl sonra yaptığımız çalışmalar sonucunda yapılan ankette yüzde 58 memnuniyet ortaya çıktı. Bu ne demekti? Beş yılda artan oy oranı Türkiye'nin birinci partisi olduğuna göre 410 belediyeyle belli ki iktidar değişecek. Yapılan hizmetler sonucu böyle bir sonuç çıkacak. Neyle başladılar? Önce 'Silkeleyin' diyerek başladılar. Hizmet yapmamızı engellemeye çalıştılar. O yetmedi, o yetmedi. Şimdi yapılan soruşturmalar nedeniyle yine itibarsızlaştırma çabaları aynen devam ediyor.

Buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum: Belediye başkanlarının soruşturma usulü bellidir. Sayıştay gelir inceler, varsa bir kamu zararı bunu savcılığa intikal ettirir. Zaman zaman mülkiye müfettişleri gelir inceler, yasa gereği 4483 sayılı yasa gereği, bizleri inceler, varsa bir şey onu savcılığa gönderir. Bazen direkt savcılığa şikayet ediliriz. Savcılık bunu tekrar mülkiye müfettişine, İç İşleri Bakanlığı’na gönderir. Onlar gelir, bizi inceler, varsa bir şey savcılığa intikal ettirir. Şimdiye kadar böyle bir usul yoktu. Sayıştay ortadan kalktı. 4483 sayılı kanun ortadan kalktı. Direkt savcılar bu işe müdahil olmaya başladı. Bir defa bu Anayasa’ya aykırıdır. Açıklıkla söylüyorum. Yetki hakimin yetkisi, savcının yetkisi ortadan kaldırılmıştır. Ankara'da mülkiye müfettişlerinin verdiği kararları yok sayıyorsunuz, Ankara Adliyesi’nin verdiği kararları yok sayıyorsunuz. İstanbul'dan bütün Türkiye'ye müdahale etmeye çalışıyorsunuz.

"Bugüne kadar evi basılan, yaka paça götürülen bir AKP'li belediye başkanı görmedik"

2019’da işbaşına gelirken şunları vadettik: Şeffaf, katılımcı bir belediyecilik, hesap veren bir belediyecilik vadettik. Girin internet sayfamıza şu anda tüm daire başkanlarımızın kaç para harcadığını orada şeffaf olarak görüyorsunuz. Hesabını düzenli olarak halka oradan veriyoruz. Yaptığımız bu çalışmalarla uluslararası şeffaflık ödülünü tam üç kez aldık. Dolayısıyla onların kriterlerine uygun bir şekilde hesap veren bir belediyecilik yapıyoruz. Geçen ay belediye meclisinden geçti. Yine böyle açık belediyecilik adı altında bütün dairelerimizin, şirketlerimizin yaptığı harcamaları orada online bir şekilde göreceğiniz sistemi de Türkiye'de ilk defa gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bu kadar şeffaf çalışan belediyeler, hesap veren belediyeler varsa peki diğer belediyelerden niye ses çıkmıyor? Yani Sayın İçişleri Bakanı’mız şu kadar AK Partili belediye denetlendi diyor. Dün Sayın Genel Başkan’ımız açıkladı. Evet denetlediniz, soruşturma izni verdiniz AK Partililere ama bugüne kadar evi basılan, yaka paça götürülen bir AK Partili belediye başkanı görmedik. Dolayısıyla bizler belediye başkanları olarak hiçbirimizin dokunulmazlığı yok. Yasalar karşısında boynumuz kıldan incedir. Hesap vermeye hazırız. Ama adil olmak kaydıyla. Adil olmadık bir şekilde önüne geleni içeri atıp, tutuklayıp, itirafçılık ortaya çıkarıp buradan sonuca varmak ne hukuka ne Anayasa’ya uymaz. Bu insanların da çoluğu çocuğu var. İtibarsızlaştırıyorsunuz. Bunların da aileleri var. Onun için biz sadece ve sadece adalet istiyoruz ve şu iddiadayız: Bu bütçeler bizim namusumuzdur. Namusumuza halel getirmeden süremizi tamamlamak istiyoruz. Herkese eşit davranan bir adliye istiyoruz. Herkese eşit davranan bir bakanlık istiyoruz.

"Siz Ankara'nın iliğini sömüren bir ailenin hiçbir ferdine hesap sormadan kimseye bir şeyi adalet iddia edemezsiniz"

Bugün Hüseyin Başkan’ımın yaptığı gibi Ankara'da sayımızı 16’ya çıkaran belediyelerimizin tamamı iki yılın hesabını vermek üzere yakında kendi beldelerinde bu toplantıları yapacaklar. Biz de inşallah yetişirse Nisan ayının içerisinde hem bu geçtiğimiz iki yılın hem de tamamladığımız yedi yılın hesabını hep birlikte sizlere açık olarak vereceğiz. Sözümüz şuydu: Bizler daha önceki belediye başkanlarından memnun olunmadığı için seçilen yeni göreve gelen insanlarız 2019’dan itibaren. Dedik ki hatalarımız olabilir, az yaparız çok yapabiliriz. Bazen acemilik yapabiliriz. Halktan bunun özrünü dileriz ama şunun sözünü veriyoruz: Çalmayacağız, çaldırmayacağız. Siz Ankara'nın iliğini sömüren bir ailenin hiçbir ferdine hesap sormadan kimseye bir şeyi adalet iddia edemezsiniz. Yaptığımız bütün şikâyetlerde ifadeler dahi alınmıyor. Bekliyor öyle zaman aşımına uğratılıyor. Dolayısıyla inşallah onların da yargıya hesap verebileceği, adil hukukun üstün adalet sistemi en erken seçimde bizler başaracağız. Adalet vaat ediyoruz. Rövanş hukuku yapmadan adalet vaat ediyoruz. Ankara'da, Türkiye'de yaşayan hiç kimse kapısı çalındığı zaman polis mi geldi, ev baskına mı uğradı diye korkmadığı, davet edilerek gidip hesap verdiği, ifade ettiği bir ülkeyi vaat ediyoruz. Bu yasaları kendileri çıkarttılar. Dediler ki 'Kimsenin kapısı gece yarısı çalınmayacak. Biz herhangi bir şey olduğu zaman emniyet yazılı tebligat gönderecek. Sizin hakkınızda şikâyet var. Şu saatte karakola gelin ifadenizi alacağız' diye. Bu yasayı çıkaran kendileri. Niye uygulamıyorsunuz? Hadi uygulamıyorsunuz, niye sadece CHPli belediyelere bu muameleyi reva görüyorsunuz? Peki halk ne yapacak? İradesine yapılan bu saldırıları en erken seçimde mutlaka ve mutlaka gösterecek. Sayın Genel Başkan’ımız yüzde 60 gibi bir hedef kurdu. İnşallah yüzde 60’la işbaşına gelip modern, çağdaş, adil bir Türkiye'yi hep birlikte gerçekleştireceğiz."