Haber

Mahmut Tanal'dan 'Aziz İhsan Aktaş davası' için 'VIP yargılama' tepkisi!

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, "Aziz İhsan Aktaş davası"na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Tanal, 'VIP yargılama Cumhuriyet'in kurulduğu tarihten itibaren ilk olarak burada tarihe geçiyor. Ayrıcalıklı sanık olmaz' dedi.

Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın duruşması, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde bulunan duruşma salonunda görülüyor.

Duruşmaya verilen öğle arasında konuşan CHP Milletvekili Mahmut Tanal, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın yaklaşık 15 korumayla duruşmaya gelmesine tepki gösterdi. Tanal, şunları kaydetti:

"Ben milletvekiliyim. Burada hakimin, savcının, Genelkurmay Başkanının, Cumhurbaşkanının, bakanın yararlandığı tüm VIP hizmetlerden yararlanma hakkı olan bir kişiyim ben. Bunu bana Anayasa veriyor. Ama 704 yılla yargılanan, bu suç örgütünün lideri olarak gelen Aziz Aktaş, 15 tane korumayla VIP hizmetiyle buraya girdi. 704 yılla tutuksuz yargılanacaksın, adam orada 10 yılla yargılanacak, tutuklu. Bunun adı adaletse batsın bu adalet. Böyle bir adalet olur mu? Ceza Muhakeme Kanunu diyor ki ‘Siz sanıklar arasında farklılık yapamazsınız. Ayrıcalıklı yargılama yapamazsınız’. Burada ayrıcalıklı sanık var. VIP sanık olur mu? Diyorlar ki ‘Her aileden bir kişi girebilir’ ama birisi istisna. Aziz Aktaş, o korumalarla giriyor. Yakını değil, ailesi değil. Bu VIP yargılama Cumhuriyetin kurulduğu tarihten itibaren ilk olarak burada tarihe geçiyor. Bu bizim Allah’tan sonra inandığımız devletimiz; tarafsız, bağımsız yargıyla itibarsızlaştırıyor burası.

Burada ayrıcalıklı sanık istemiyoruz. Aziz Aktaş’a uygulanan hukuk, diğer tüm sanıklara uygulansın veya diğer sanıklara uygulanan hukuk, Aziz Aktaş’a da uygulansın. Ayrıcalıklı sanık olmaz. Daha da enteresanı, Aziz Aktaş’ın avukatı, ‘Bize bu korumaları devlet verdi’ dedi. Bir şey daha ekledi, ‘Bu davalar bu mahkemede görülsün. Başka mahkemelere gitmesin. Giderse müteahhitlerin hepsi zarar eder’. Demek ki diğer müteahhit diğer mahkemelere gitse beraat verecek. Burada bu mahkemeyi de töhmet altında bırakıyor. Bu mahkemeyi de zan altında bırakıyor ve bu da yargıyı itibarsızlaştırıyor. Bu saate kadar ne oldu? Duruşmada uyulması gereken kurallar bahsedildi.”

“Duruşmaları sonuna kadar izleyeceğiz”

Ergenekon yargılamaları dönemini de takip ettiğini belirten Tanal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada 200 sanık var. Bunların hepsini davanın geç bitmesi için yapıyorlar. Bu da adli yargılama ilkesini ihlal eder. Sürekli bir algı yaratılmış olur. Diyorlar ki siz ‘Duruşmada bunu canlı yayınlayamazsınız veya fotoğraf çekemezsiniz’. Hani kendinize güveniyordunuz, suç örgütü diyordunuz. Bırakalım o zaman. Açık yapın. Bakalım o zaman kamuoyu bunu görsün. Kamuoyu gerçekleri görsün. Kamuoyunun gerçeklerle yüzleşmesini de engelliyorlar. Biz bu duruşmaları izleyeceğiz sonuna kadar. Keşke tarafsız, bağımsız bir şekilde yargılama olsa da bu ülkede hukukun tecelli ettiğini görebilsek. Umarım onu yaparlar. Şimdi duruşmaya ara verildi. Cumhuriyet savcısı gitti. İki mahkeme hakemi gitti. Başkan orada bekliyor. Orada sanıklar giderken alkışlayacaklar mı, alkışlamayacaklar mı, bir selam verecekler mi diye bakıyor. Allah’ın selamını vermeye kanun ‘suç’ demiyor. Allah’ın selamını verecek. Siz niye selam verdiniz? İşte ‘Bu bir oldu, bu iki oldu; biz üçüncüsünde sizi duruşmaya almayacağız’ diyor.”