28 Mart’ta ABD tarihindeki en büyük tek günlük, şiddetsiz, ülke çapında protestolardan biri yapıldı. Sadece birkaç ay önce, milyonlarca insan, binlerce etkinlikte bir araya gelerek Trump'ın güç istismarlarına 'hayır' demek için sokaklara dökülmüştü, ancak hareket büyümeye devam ediyor.
Amerikalılar, Trump'ın ‘korku ve zorbalık’ yoluyla hükmetme girişimine karşı ayağa kalktı.
Hareket daha da güçlü bir şekilde geri döndü. 18 Ekim'de, yedi milyondan fazla Amerikalı, 50 eyaletin tamamında 2 bin700'den fazla etkinliğe katıldı. Bu, Trump'ın iki başkanlık yemin töreninin toplamından 14 kat daha büyük, ülke çapında bir ayaklanmaydı. Haziran ayında tek bir direniş günü olarak başlayan hareket, küçük kasabalardan şehir merkezlerine ve demokrasiyi savunmaya kararlı her topluluğa yayılan, tiranlığa karşı sürdürülen ulusal bir direnişe dönüştü.
28 Mart’ta 50 eyaletin tamamında 3 bin 300'den fazla (No Kings) protestosuna 8 milyondan fazla kişi katıldı. Organizatörler bu eylemi ABD tarihindeki en büyük tek günlük gösteri olarak nitelendirdi.
Trump, her gün yeni bir kırmızı çizgiyi aşıyor ve giderek daha fazla insan, artık sabırlarının taştığına karar veriyor. Sokaklarda maskeli ajanlar insanları terörize ediyor. Göçmen aileleri hedef alıyorlar, tutuklama emri olmadan gözaltına alıyorlar. Seçimleri ele geçirmekle tehdit ediyorlar.
‘Kral’a Hayır’ organizatörü Ezra Levin, ‘İşte bu yüzden, ülkenin dört bir yanındaki insanlar örgütleniyor, komşularının yanında yer alıyor ve tek bir şeyi tartışmaya yer bırakmayacak şekilde netleştiriyorlar: Bizim için yolsuzluk, acımasızlık ve otoriterlik dönemi artık kapanmıştır. Demokrasimizi bu yönetimden kurtarma mücadelesinde hepimiz birleşmiş durumdayız ve bu mücadeleyi kazanacağız. Bu ülkenin her bir köşesinden hepimiz haykırıyoruz: KRAL’A HAYIR!
‘ No Kings’ hareketinden Katie Bethell de, ‘her zamankinden daha fazla sayıda insanımız ayağa kalkacak. Çünkü Amerika, güçlü adamların veya korkuyla hükmedenlerin malı değildir. O, bize, yani halka aittir. Amerikalılar politika konularında anlaşmazlığa düşebilirler. Ancak iki temel değer üzerinde hemfikiriz: Yönetimin krallar tarafından değil, bizzat kendimiz tarafından yürütülmesi gerektiği ve özümüzde yatan temel bir iyiliğin varlığı. İşte bu yüzden, milyonlarca Amerikalının, federal hükümetin yetki suistimalleri karşısında sindirilmeyi reddetmesine ve ‘No Kings’ hareketine ‘beni de sayın’ diyerek katılmasına şaşırmıyorum’ diyor.
Organizatörler şöyle diyor: ‘Kral’a Hayır’ sadece bir slogan değil; ulusumuzun üzerine kurulduğu temeldir. Sokaklarda doğdu, milyonlarca insan tarafından haykırıldı, posterlerde ve sloganlarda taşındı, şehir sokaklarından kırsal kasaba meydanlarına kadar yankılanıyor. Bu ülkenin dört bir yanındaki insanları ‘diktatörlüğe’ karşı birlikte savaşmak için birleştiriyor. Çünkü bu ülke krallara, diktatörlere veya tiranlara ait değil. Bu ülke, önemseyen, ortaya çıkan ve onur, karşılayabileceğimiz bir yaşam ve gerçek fırsatlar için savaşan halka, yani Biz Halk'a aittir. ‘Taht yok. Taç yok. Kral yok.’
Protesto gösterilerine Senatör Bernie Sanders, Jane Fonda ve Joan Baez gibi önemli isimler de katıldı, konuşma yaptı veya sahne aldı.