İsviçre’de nüfusun 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören girişim için düzenlenen referandumda seçmenlerin çoğunluğu “hayır” oyu kullandı. 14 Haziran 2026’da gerçekleştirilen oylamada katılım oranı yüzde 58,86 olarak kaydedilirken, oyların yüzde 54,8’i öneriye karşı çıktı, yüzde 45,2’si ise destek verdi.
Girişim, ülkenin en büyük sağcı partilerinden İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından destekleniyordu. Parti ve girişimi savunanlar, nüfus artışının altyapı, konut ve kamu hizmetleri üzerinde baskı oluşturduğunu; aynı zamanda düzensiz göçün kontrol altına alınması gerektiğini öne sürerek böyle bir sınırın gerekli olduğunu savunuyordu. Önerinin kabul edilmesi halinde iltica ve aile birleşimi konularında içerik sınırlamaları getirileceği, ayrıca bazı uluslararası anlaşmaların nüfusu artırmaya teşvik eden maddelerinin yeniden görüşülmesinin söz konusu olabileceği belirtilmişti.
NÜFUS 9,1 MİLYON
Mevcut veriye göre İsviçre nüfusu yaklaşık 9,1 milyon. Referandum metninde, düzenlemenin kabul edilmesi halinde nüfus artışının belli bir eşiğin üzerine çıkmasının engellenmesine yönelik adımlar atılacağı ifade edildi; bazı haber kaynaklarında bu eşiğin 9,5 milyon olarak da anıldığı bildirildi.
Referum sonuçları, SVP için önemli bir siyasi test niteliğindeydi. Parti, göç ve nüfus politikaları üzerinden daha sıkı düzenlemeler talep ederken; karşıt görüşler ekonomik büyüme, iş gücü ihtiyacı ve uluslararası yükümlülükler açısından böyle bir kısıtın zararlı olabileceğini savundu. Karşı kamp, İsviçre ekonomisinin dışa açıklığını, yaşlanan nüfusla mücadeleyi ve işgücü açığını vurgulayarak nüfus sınırlamasının olumsuz sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
Seçim gününde oy kullanma süreci sabah saat 10:00’da başladı ve öğle saatlerinde sona erdi. Resmi sonuçlar federal istatistik kurumunun açıklamalarıyla doğrulandı.
Uzmanlar ve siyasetçiler, referandumun ardından ülkenin göç ve nüfus politikaları üzerine sürecek tartışmaların devam edeceğini, gelecek dönemde hükümetin ve parlamentonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dengeli çözümler arayacağını belirtiyor. Ret kararının, İsviçre’nin mevcut uluslararası anlaşmalar ve göç yönetimi uygulamaları çerçevesinde yoluna devam etmesi anlamına geldiği yorumları yapılıyor.




