Strasbourg’da gerçekleştirdiği Avrupa Konseyi ziyareti dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda 23 Ocak'ta gözaltına alınıp, 25 Ocak'ta tutuklanan ve 'terör örgütü propagandası yapmak' ve 'terör örgütüne üye olmak' suçlamalarıyla yargılanan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Fırat Epözdemir 29 Mayıs'ta yurt dışı yasağı şeklinde adli kontrolle tahliye edilmişti. Davanın dördüncü duruşması bugün İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, delil yetersizliği gerekçesiyle Epözdemir’in beraatine karar verdi.
Adliye çıkışında Baro Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, baro yönetimi, uluslararası gözlemciler ve meslektaşlarıyla birlikte açıklama yaptı. Kaboğlu “Kararla Türkiye’de bağımsız yargıçlar olduğunu da gördük.” dedi. Kaboğlu şunları söyledi:
Kaboğlu: "Bu davaların siyasal her vesileyle her ortamda vurguladık"
"Bugün bir karar daha aklanma ile sonuçlanmış olmakla, İstanbul Barosuna karşı yöneltilen davalar zincirinde bir halka daha çökmüş bulunuyor. İstanbul Barosu bu hukuk hakkını kullandığı için anayasadan ve yasalardan kaynaklanan insan haklarını koruma ve hukukun üstünlüğünü savunma yükümlülüğünü yerine getirdiği için 22 Aralık 2024 günü başlatılan soruşturma zincirinin halkalarından biri, yönetim kurulu üyemiz Avukat Fırat Epözdemir'e karşı tam bir yıl bir hafta önce açılan soruşturma, gözaltı işlemi, tutuklama ve daha sonra dört ay sonra tahliye kararının verilmesi ve nihayet bugün beraat kararının verilmesiyle bu davanın sonuçlanmış olması. Biz İstanbul Barosu olarak gerek kuruma karşı açılan baro başkanlarına ve yönetim kuruluna açılan davada, gerekse yönetim kurulu üyemiz Avukat Fırat Epözdemir'e karşı açılan davada hep hukuku savunduk. Bu davaların siyasal her vesileyle her ortamda vurguladık.
“Biz inanıyoruz ki Türkiye'de yargıçlar var. Türkiye'de anayasaya saygılı savcılar var”
Ama bu davaları hukuk zeminine çekmek için, İstanbul Barosunun onuruna, büyüklüğüne, hukuk kurumu niteliğine yaraşır bir dava olması için çok çaba gösterdik ve bugün nihai sonucunu da aldık. Bu dava yalnızca Fırat Epözdemir'e yöneltilen haksız iddiaların tümüyle çökmesi anlamına gelmiyor. Bu dava İstanbul Barosuna karşı açılan haksız soruşturma ve davaların da çökmesi anlamına geldiği gibi onun ötesinde Türkiye'de hukuku etkili kılma yolunda atılmış önemli bir adımdır, olumlu bir adımdır. Ve burada bir kez daha gördük ki 20 gün önce Silivri'de İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin beraatine dair verilen kararda İstanbul'da yargıçlar var dedik. Ağır ceza mahkemesinin bir başka dairesi bugün Fırat Epözdemir hakkında yine aklama kararı vermiş olmakta, İstanbul'da yargıçlar var biçimindeki saptamamızı teyit etmiş bulunuyor. Biz inanıyoruz ki Türkiye'de yargıçlar var. Türkiye'de anayasaya saygılı savcılar var.
“Nice hukuklu günlere, hukuka çok ihtiyacımız var”
Yargı kararları, anayasa madde 138’e göre yasaya, anayasaya, hukuka ve vicdani kanaatine bağımsızca verilir bunu sayın heyet gösterdi kendilerine teşekkür ediyoruz İstanbul Barosu olarak. Çünkü bizim amacımız bireysel ve birlikte değil yalnızca kurumsal olarak da hep hukuku ilerletmek, hukuku etkili kılmak ve Türkiye'nin anayasamızın ikinci maddesinde öngörüldüğü üzere insan haklarına dayanan, demokratik ve laik, sosyal hukuk devletine yeniden dönmesi konusuna çaba göstermek. Bunu biz İstanbul Borusu yönetimine geldiğimiz andan itibaren her zaman her yerde herkes için hukuk dedik 15 aylık sürede bunu kanıtladık. Bugünkü davada da bu olumlu sonuçta bunu bir kez daha gördük. Bundan böyle de bütün kararlılığımızla hukuk yolunda devam edeceğiz. Bu karar Fırat Epözdemir ve ailesini haksız töhmetten kurtarmadı yalnızca. İstanbul Barosu'nun da önündeki engellerden sonuncusunu da ortadan kaldırdı biz yolumuza devam ediyoruz. İstanbul'a ve Türkiye'yi hukukun gelmesine kadar bu çabalarımız devam edecek. Bütün basın mensuplarına emekleri için yurt dışından gelen meslektaşlarımıza, Avrupa'dan gelen ve İstanbul'daki meslektaşlarımızı dayanışma yönünde gösterdikleri somut çabalar tabii ki İstanbul dışından gelen savunma öznelerini de burada huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek isterim. Nice hukuklu günlere, hukuka çok ihtiyacımız var yolumuz açık olsun”
Fırat Özdemir : “Bana değil adalete geçmiş olsun”
Fırat Özdemir de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Doğrusu beraat kararı önemliydi. Bizim için başta İstanbul Barosu olmak üzere önemliydi. Ama ben bu beraat kararına çok sevinemedim. Dün yine bu adliyede haksız ve hukuka aykırı şekilde çok sayıda meslektaşımıza maalesef ceza verildi. Bu nedenle bu beraat kararına sevinemedim. Yine ben tahliye olduktan sonra çok sayıda meslektaşımızın, arkadaşımızın geçmiş olsun dileklerine karşılık şunu ifade ettim. Bana değil adalete geçmiş olsun. Ben haksız ve hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığım tutuklandığım hakkımda soruşturma yürütüldüğü ve dava açıldığı o kadar çok hukuka aykırı bir şekilde bariz bir şekilde yürütüldü ki bu nedenle adalete geçmiş olsun dedim. Az önce değerli başkanım, hocamın da bahsettiği üzere umut ediyorum ki hem İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'na açılan dava beraatle sonuçlanmış olması hem de bu davanın beraatle sonuçlanmış olması, bambaşka bir kapı, bambaşka bir pencere açar. Hukuka, adalete giden yolda önemli bir taş olur. Umudumuz ve beklentimiz bu. Ben de son olarak gerek yurt dışından gelen meslektaşlarıma gerek İstanbul dışından gelen meslektaşlarıma gerek İstanbul'daki meslektaşlarıma ve meslektaş olmayan benimle dayanışan, başta ailem olmak üzere herkese teşekkürlerimi ve minnetlerimi sunarım. Biz avukatlık yasasının 76 ve 95 maddesinin bize yüklediği hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak ve geliştirmek görevini bedeli ne olursa olsun sürdürmeye devam edeceğiz. Bu görevi yerine getirmeye devam edeceğiz. Bu yönlü çalışmalarımız da aralıksız olarak devam edecektir”