Telegram paylaşımında, “Bu, memnun olmayanlar listesine, daha önce memnun olanların da ekleneceği anlamına geliyor,” diye yazan Yusuf Pezeşkiyan, orotestolardaki şiddeti gösteren videoların yayımlanmasının “er ya da geç yüzleşmek zorunda kalınacak bir şey” olduğunu belirtti. Yusuf Pezeşkiyan, “İnterneti kapatmak hiçbir şeyi çözmeyecek, sadece sorunu ertelemiş olacağız,” dedi.
Kısıtlamaların aralıklı olarak gevşetilmesi, kaç protestocunun hayatını kaybettiğine dair tabloyu yavaş da olsa ortaya koyuyor. İnsan hakları örgütleri birkaç bin kişinin öldüğünü belgeliyor. Merkezi Norveç’te bulunan İran İnsan Hakları adlı sivil toplum kuruluşu, nihaî sayının 25 bine kadar çıkabileceğini söylüyor. Binlerce kişi ise hâlâ gözaltında tutuluyor.
SERVİSLER DOLDU TAŞTI
Hayatını kaybeden birçok çocuğun fotoğrafları İran içindeki internet sitelerinde yayımlanmaya başlarken, Tahran’daki Farabi Göz Hastanesi’nin direktörü Dr. Ghasem Fakhraei, uzmanlaşmış oftalmoloji merkezlerinde protestolardan bu yana acil göz ameliyatı gerektiren 1000'den fazla hastaya müdahale ettiklerini söyledi, servislerin dolup taştığını belirtti.
Yusuf Pezeşkiyan, İran'ın internetten mahrum kalmasının, bağlantının yeniden kurulması durumunda protestoların yeniden başlaması riskinden daha büyük olduğunu söyledi. Pezeşkiyan, güvenlik kurumlarının, yaşamın bir gerekliliği olan internetin varlığıyla birlikte güvenliği sağlaması gerektiğini belirtti.
Protestoların yalnızca yabancılarla bağlantılı, profesyonelce eğitilmiş gruplar nedeniyle şiddete dönüştüğünü söyleyen Yusuf Pezeşkiyan, "Bu arada güvenlik ve kolluk kuvvetleri hatalar yapmış olabilir ve kimse yanlışları savunmayacak, bu da ele alınmalı." diye yazdı.





