Haber

İçişleri Bakanlığı'nda Çiftçi, Yerlikaya'dan görevi devraldı! 'Rabb'imin bir lütfu'

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle İçişleri Bakanlığı görevini Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi'ye devreden Ali Yerlikaya, "Her başlangıcın bir sonu var" dedi, Çiftçi ise görevi, "Rabb'imin bir lütfu" sözleriyle devraldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, koltuğunu Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi'ye bıraktı.

İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen devir teslim töreninde konuşan Ali Yerlikaya, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Mustafa Çiftçi kardeşimiz atanmış bulunuyor. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Cenabıallah hayırlı uğurlu etsin diyorum. Kalben dua ediyorum. Allah yar ve yardımcısı olsun diye dua ediyorum. Değerli kardeşim kıymetli bakanımız hem meslektaşım hem de Konyalı bir hemşehrimiz. Hasreten de tebrik etmemin içeriğinde bu da var" dedi.

"Her başlangıcın bir sonu var"

Yerlikaya, 35 yıldır İçişleri Bakanlığı'nda görev yaptığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Yine bir Vali kardeşimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle bu makama layık görüldü. Başaracağına, aynı hizmet bayrağını, bizim bizden önceki kıymetli bakanımızdan devraldığımız gibi o da şimdi bu hizmet bayrağını bizden aldı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin, milletimizin huzuru, güvenliği, esenliği için gece gündüz demeden 685 bin İçişleri ailemizin ferdiyle beraber Allah'ın izniyle canla başla çalışacak. Buna yürekten inanıyorum. Duamız kardeşimle, kıymetli bakanımızla beraber. Sayın Cumhurbaşkanımıza İçişleri Bakanlığı görevini 4 Haziran 2023 tarihinde bize tevdi etti. O günden bugüne bize olan desteği, güveni hep üzerimizde hissettik. Müteşekkirim. Şükranlarımı arz ediyorum. 20 Kasım 1990'da, 22 yaşında kaymakam adayı olarak bu Bakanlığa girdim. Aradan 35 yıl bitti. 36. yıldan gün aldık. O günden bugüne cansiperane Mülki İdare Amirliğinin çeşitli noktalarında, bunun çok uzun bir süresi de valilik olmak üzere hizmet ettik. Şükürler olsun. Her bir başlangıcın sonu olduğuna bizim değerlerimiz, inanç sistemimiz hep bunu söyler. İlk nefes, son nefes arasındaki kaç nefes olduğunu biz bilmeyiz. Rabb'imizin sırrı ve buna biz ömür diyoruz. Ama bu ömür sınanmalarla geçiyor. Bazen makamla sınanıyor, 35-36 yıl boyunca olduğu gibi ama bazen de bu görevlerden 'tamam buraya kadar teşekkür ediyoruz' denildiği zaman da yine sınanmalar devam ediyor. Dolayısıyla biz liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bize ilk Başbakanlığı döneminden itibaren vermiş olduğu Genel Müdürlük, 5 ilde Valilik ve nihayetinde dedim az önce 22 yaşında bu göreve geldik diye, bu bakanlıkta da nihayetinde bakan olarak çalışıp aziz milletimizin desteğini ve duasını alıp bütün arkadaşlarımızla beraber, bir takım olarak, bir aile olarak çalışıp yüz akıyla da ayrılmak şükürler olsun ki bize nasip oldu diyorum.

"Aynı aşkla, aynı heyecanla..."

Aynı şekilde de ben inanıyorum ki değerli Valimiz de aynı aşkla, aynı heyecanla, sizlerin desteği, sizlerin güçlü işbirlikleriyle yine milletimizin desteğini, duasını alarak o da yüz akıyla zamanı geldiği zaman yüz akıyla kardeşimizden birine teslim edeceğine ben canı gönülden inanıyorum. 685 bin İçişleri ailemizin her her ferdine müteşekkirim. Müthiş işler yaptınız. Büyük bir takım çalışması yapıldı. Hayır olan işlerin her birini ben sizden biliyorum. Eğer bir sıkıntı veya daha iyi olmamız gereken bir mesele varsa sorumlu vebal benim dedim her fırsatta. Bunu da hep sizlerle paylaştım. İyi günlerimiz oldu, zor günlerimiz oldu. Ama her zaman için liderimizin güçlü dirayeti, bizi sahiplenmesi ama aynı zamanda teşkilatımızın bütün neferlerinde büyük bir takım, büyük bir uyum gösterdik. Dilimizin şerrinden ve dilimizin afetinden sakınmak için hep Cenabıallah'a sığındık. Hiçbir zaman dilimizle hiç kimseye eza vermedik. Bu noktada kul hakkına girmemek noktasında gayret gösterdik ama işimizi olabilecek en hayırlı ve en güzel şekilde yapma noktasında da çalıştık. Son kelam şu. 'Her başlangıcın bir sonu var.' Dolayısıyla buraya ilk geldiğimde ettiğim duayı müsaadenizle yaparak, değerli bakanıma sözü bırakmak istiyorum. Dedim ki 'Ya Rabb'i bize nasip ettin bu görevi. Senin inayetin bizim üzerimizde olmadığı müddetçe biz bu işi yapamayız. Şükrediyorum. Ve zamanı geldiği zaman yüz akıyla bizim güzel bir kardeşimize bunu yüz akıyla teslim etmeyi bana nasip et.' Nasip etti de şükürler olsun.

Ve son teşekkürü de 36 yıldan beri bana tahammül eden aileme ediyorum. Eşimi, çocuklarımı, sosyal çevremi hep ihmal ettim. Düğünlere gidemedim. Derneklerine gidemedim, cemiyetlerine katılamadım. Ama hep millet için, devlet için dedim. Onlar da hep bizi maruz gördüler. Onlara da hep haklarını helal etmelerini rica ediyorum. Burada bulunan bütün İçişleri ailemizin şahsında 685 bin İçişleri neferimiz, ailemizin her bir ferdine de teşekkür ediyorum. Güzel bir iz bıraktınız. Beraber güzel işler yapıldı ama şimdi bana göstermiş olduğunuz teveccüh ve desteğin daha da mislini sevgili bakanım, değerli meslektaşım, değerli hemşerim Mustafa kardeşime de yapacağınızın inancıyla görevi ona devrediyorum. Allah hayırlı uğurlu olsun. Allah razı olsun."

"Bu Rabb'imin bana bir lütfu"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararname ile görevi devraldığını belirterek, "Bugüne kadar görev yapmış olan bütün bakanlarımızın hayırlı hizmetlerinden dolayı kendilerine teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ediyorum" diye konuştu.

Çiftçi, Ali Yerlikaya döneminde, özellikle kişilere karşı işlenen suçlarda, mal varlığına karşı işlenen suçlarda, bilişim yoluyla yapılan dolandırıcılık suçlarında, kaçakçılık ve organize suçlarda, düzensiz göçmenlerle ilgili suçlarda büyük mesafeler katedildiğini belirterek, şunları söyledi:

"Ben mesleğimde bugün itibarıyla, Sayın Bakanım az önce arz ettiler 36. yılın içindeler, ben de 29. yılımı bitirdim, 30. yılıma girdim; birkaç ay aldım 30. yılımdan. Kaymakam adayı olarak başladığımız mesleğimizde Allah nasip kısmet etti bugünleri de gördük. Ben bugünleri gösterdiğinden dolayı da Cenabıhak'a çok şükrediyorum. Hazreti Süleyman'ın duasıyla 'Bu bana Rabb'imin bir lütfu' diyorum. Yani benim bir başkalarından üstünlüğümden, onlardan daha yetenekli, kabiliyetli olduğumdan değil; bu Rabbimin bana bir lütfu olduğundan dolayı Cenabıhak bana lütfetti bunu. Sayın Cumhurbaşkanımız da muhterem Cumhurbaşkanımız da vesile oldular. Ben zatıdevletlerine bu görevi bana tevcih ettiklerinden dolayı, tevdi ettiklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum.

İnşallah bugüne kadar olduğu gibi yine bugünden sonra da devletimize, milletimize, elimden geldiği kadar hizmet etmeye gayret edeceğim gecemizi gündüzümüze katmak suretiyle. Kaymakam adayı olarak başladığım mesleğimizde Allah bugünleri de nasip etti, çok şükür. Ben Sayın Bakanımıza yaptıkları değerli hizmetlerden dolayı, bugüne kadar bize bakanlığı döneminde öğrettiklerinden dolayı, yol gösterdiklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Çok şey öğrendim kendisinden çünkü bizim hem meslek büyüğümüz hem de Bakanımızdı. Güzel şeyler öğrendik. Bundan sonra da kendisine ailesiyle birlikte hayırlı uzun ömürler niyaz ediyorum. Allah yolunu, bahtını açık etsin. İnşallah başka hizmetlere de vesile olurlar, bunu da niyaz ediyorum.

"Cenabıhak bu görevde bana kolaylıklar versin"

Çorum Valiliği'nde göreve başladığımda orada ilk konuşmamda bir şey ifade etmiştim, bundan 5, 6 yıl önce. Dedim ki benim gayem, az önce Sayın Bakanımız da ifade ettiler bir şeyin başlangıcı varsa mutlaka sonu da var, hiçbir şey ilanihaye değil, sonsuz değil. Dedim ki 'buradan bir gün ayrıldığımda, görevi bıraktığımda halkın duasını, Hakk'ın rızasını kazanarak iyi bir seda bırakarak, hoş bir seda bırakarak buradan ayrılmak' demiştim. Çok şükür Allah nasip kısmet etti, Erzurum'dan da aynı şekilde güzel duygularla ayrıldım. Benim inandığım, kendime sürekli tekrar ettiğim bir ilahi ferman var. Diyor ki: 'Ey mülkün sahibi, gerçek sahibi Allah'ım. Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Gerçek iyilik senin elindedir, senin her şeye hakkıyla gücün yeter' diyor. Ben buradan da şunu niyaz ediyorum; Cenabıhak bu görevde bana kolaylıklar versin. Hakikaten zor bir görev üstlendiğimi biliyorum, çok meşakkatli bir görev bu, Sayın Bakanım ifade ettiler. İnşallah Allah bana bu görevimde yardımcı olur mesai arkadaşlarımla beraber. Ben de vakti zamanı geldiğinde huzuru kalple görevi bir başkasına devredebilirim, öyle temenni ediyorum. Bu vesileyle tekrar bütün haziruna, buraya kadar teşrif edip geldiklerinden dolayı teşekkür ediyorum, her birine ayrı ayrı hürmetlerimi sunuyorum. Sayın Bakanımıza da teşekkür ediyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum."

Ali Yerlikaya, gazetecilerin soru sormak istemesi üzerine, "Ben özgürlüğe gidiyorum" ifadesini kullandı.