İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davada söz alan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, denetim raporlarında, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinin, Akit gazetesine 15 milyon 700 bin lira verdiğinin görüldüğünü belirterek, "Liderine düşmanlık yapanları besleyen, yani bir örgüt yöneticisi varsa, bu nasıl bir örgüttür? Ben de nasıl bir örgüt lideriyim?" diye sordu. İmamoğlu, Gülibrahimoğlu'nun şirketinin, 2024 yerel seçimlerinden önce AKP'nin İBB başkan adayı Murat Kurum'un kampanyasını yapan şirkete 41 milyon 666 bin lira gönderdiğini söyledi.
GÖKHAN GÜNAYDIN: İDDİANAME SAPIR SAPIR DÖKÜLÜYOR
CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın da sosyal medya hesabından mahkemede ortaya çıkan bu durumu, bir iddianamenin sapır sapır dökülüşüne tanık oluyoruz.
diyerek şöyle özetledi:
"Ekrem İmamoğlu suç örgütüne” üye olduğu iddia edilen Murat Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu Kuzey İstanbul Modern Şirketi’nin;
Murat Kurum’un kampanyasını yapan Kanyon Reklam Prodüksiyon şirketine, İstanbul seçimlerinden hemen önce 41 milyon 666 bin TL destek olduğu denetleme raporları üzerinden ortaya çıkarıldı.
Bununla da yetinilmemiş, Ekrem Başkan ve ailesine her türlü iftirayı atan, en galiz küfürlerle hakaret eden Ak-it’e, aynı kişinin firmalarından, 19 Mart operasyonu öncesinde 10 milyon 170 bin TL, operasyon sonrasında da 5 milyon TL olmak üzere toplamda 15 milyon 170 bin TL para gönderildiği banka hareketlerinden kanıtlandı.
Kısacası, Ekrem Başkan’ın kurduğu iddia edilen suç örgütüne üye olan kişi, İstanbul seçimlerinde rakip adaya çalışmış, operasyon öncesi ve sonrası tetikçi yandaşa milyonlarca lira destek olmuş.
Bir iddianamenin sapır sapır dökülüşüne tanık oluyoruz.
Muktedir’in duruşmaların TRT’den yayınlanmasından neden korktuğu ve kaçtığı da her geçen gün biraz daha açığa çıkıyor..
Yalanlarınızda boğulacaksınız..."
AKİT GAZETESİNE 15 MİLYON 700 BİN LİRA
Davada söz alan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, denetim raporlarında, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinin, Akit gazetesine 15 milyon 700 bin lira verdiğinin görüldüğünü belirterek, "Liderine düşmanlık yapanları besleyen, yani bir örgüt yöneticisi varsa, bu nasıl bir örgüttür? Ben de nasıl bir örgüt lideriyim?" diye sordu. İmamoğlu, Gülibrahimoğlu'nun şirketinin, 2024 yerel seçimlerinden önce AK Parti'nin İBB başkan adayı Murat Kurum'un kampanyasını yapan şirkete 41 milyon 666 bin lira gönderdiğini söyledi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 77'si tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının 33. günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda yapıldı.
Davada tutuklu Yağmur Cansu Yeşilyurt, savunmasının ardından soruları yanıtladı. Duruşma savcısının Yeşilyurt'a sorularının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı.
İmamoğlu, sanık Yeşilyurt'a, "Denetim raporunda, Kuzey İstanbul firmasından bir basın kuruluşuna (Akit) 10 milyon 700 bin lira gibi bir para gönderildiğini görüyorum. Güney Cebeci Madencilik A.Ş. firmasında da 19 Mart'tan sonra Akit'e 5 milyon gönderildiğinden bilginiz var mı" diye sordu. Yeşilyurt, "Maalesef yok" yanıtını verdi.
"Liderine düşmanlık yapanları besleyen, yani bir örgüt yöneticisi varsa, bu nasıl bir örgüttür?"
İmamoğlu bunun üzerine örgüt yöneticisi olduğu ileri sürülen Murat Gülibrahimoğlu'na atıf yaparak, şöyle konuştu:
"Yani ben aslında belgeleriyle Kuzey Madencilik'te 10 milyon 700 bin lira, yine Güney Cebeci Madencilik'ten de 5 milyon lira Akit gazetesine ve medya kuruluşuna para gönderildiğinin altını burada çizmek istiyorum. Sayın Başkan, bunu özellikle ifade ediyorum. Çünkü burada bana, eşime, aileme, çocuklarıma en galiz, en ağır küfürleri, haysiyet cellatlığı yapan bir medya kuruluşundan bahsediyorum. Hem operasyondan önce hem operasyondan sonra 15 milyon 700 bin lira… Ki bunun 5 milyon 700 bin lirası 2024'te artı 5 milyon lirası. Dolayısıyla liderine düşmanlık yapanları besleyen, yani bir örgüt yöneticisi varsa, bu nasıl bir örgüttür? Ben de nasıl bir örgüt lideriyim? Açıkçası dikkatinize sunmak istiyorum. Bu bir şablon metin üzerinden örgüt iddiasının bana göre çöktüğünü, yani bir balon gibi patladığını, bu şekilde ifade edilen örgüt- örgüt yönetici ilişkilerinin de bu şekilde patladığının altını çizmek isterim."
"AK Partili belediyelere işlem yapılması gerekiyorsa neden yapılmadı?"
İmamoğlu, Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, AK Partili Esenler, Sultangazi gibi belediyelere defalarca para transferi olduğunu kaydetti. "Bu paralar ilçe belediyelerine neden gönderilir" diyen İmamoğlu'na sanık Yeşilyurt, "Ben teknik personel olduğumu belirttim. Hangi kapsamda gönderildiğini bilemem" yanıtını verdi.
Ekrem İmamoğlu, şunları kaydetti:
"Sayın Başkan, Sayın Heyet bu soruyu sormamdaki gerekçe de yani sonuçta şu anda hemen arkadaki hapishanede seçimden önce Avcılar Belediyesi'ne birisi seçim için araba kiraladı diye hapis yatan bir belediye başkanı arkadaşım var ve burada da 5-6 tane belediyeye bu kadar para gönderildi ve bu paralar o denetim raporunda, ben bir yerden bunu çıkartmadım bu arada denetim raporu hepsi tek tek sayfa sayfa burada işaretledim. Siz de ulaşabilirsiniz. Bu denetim raporlarındaki bu paralar acaba bir tane CHP'li belediyeye gitseydi yarın sabah evinden sabah baskınıyla bu savcılık, bu iddia makamı onu alıp hapse atmaz mıydı diye kamuoyunun vicdanına bu soruyu sorarak bırakıyorum. Ama siz de bunun lütfen muhatabı olun ve bunu anlamaya çalışın. Eğer bir işlem yapılması gerekiyorsa bu belediyeler hakkında işlem niçin yapılmamıştır, ne zaman yapılacaktırı da yine kamuoyu vicdanına sormak istiyorum."
"Ahtapotun kolları gibi sözleri söyleyenlere, o sözleri aynen iade ediyorum"
İmamoğlu, "Rakibimin kampanyasına ödeme yapan kişiyi benim örgütümde yönetici yaptılar. Bunun bu şekilde yapılmasını talep eden kişiyle ilgili şüphem vardı, daha da netleşti. Kesinlikle bana göre AK Parti Genel Başkanı'dır. Ve o dönem Sayın Adalet Bakanı, o dönemin başsavcısı koordinasyonunda ödüllendirilen savcılar da bunu birebir iddia olarak yazdılar Sayın Başkan ve Sayın Heyet. Üzüntüyle söylüyorum; Türk adaletini bu duruma düşürüyorlar, bizi dünyaya da rezil ediyorlar. Rakibimi destekleyen biri benim örgüt yöneticim olarak nasıl ifade edilebilir? Ben o rüşvet, irtikap, yağma gibi, 'ahtapotun kolları' gibi sözleri söyleyenlere, o sözleri aynen geriye kendilerine iade ediyorum Sayın Başkanım" ifadesini kullandı.
Gülibrahimoğlu'nun, iktidara yakınlığıyla bilinen İlim Yayma Vakfı'na 2 milyon bağış yaptığını da ifade eden İmamoğlu, "Neden İBB'ye ait vakıflara değil de buralara yaptılar? Döküm yerleriyle ilişkileri var diye mi yapıldı? Bununla ilgili duyumunuz oldu mu" diye sordu. Yeşilyurt, "Olmadı, olamaz da" yanıtını verdi.
Firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun avukatı Abdullah Kaya "Bölgede kontrol hangi kurumda" diye sordu. Tutuklu sanık Yeşilyurt ise "Proje Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın. Kontrol süreci İstanbul Valiliği'nde" yanıtını verdi.
Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, "Kuzey İstanbul şirketi, İstanbul Valisi Davut Gül'ün akrabalarının şirketi Gül Hafriyat'la iş yapar mıydı?" diye sordu. Yağmur Cansu Yeşilyurt, "İş makinaları vardı, iş yapıyorlardı" dedi.
İmamoğlu'nun avukatı: MAPEG'in katılımına karar verildi mi?
MAPEG'in avukatı Esra Zorlu Ekşi'nin soruları sırasında, Ekrem imamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, mahkeme başkanına, "Kurumla ilgili bir katılım kararı verildi mi?" diye sordu. Mahkeme Başkanı "Karar vermedik henüz" dedi. Bunun üzerine Pekin, MAPEG avukatının soru sormasının usule aykırı olduğunu ifade etti.
Avukat Onur Büyükhatipoğlu, Yağmur Cansu Yeşilyurt'a, 'itirafçılık teklifi' nedeniyle azlettiği avukat Selcen Akar'ın kendisine kimin tavsiye ettiğini sordu. Yeşilyurt, itirafçı Semih Bilgin'in avukatı olan Akar'ın, Kuzey İstanbul'a atanan kayyum tarafından yönlendirildiğini anlattı. Yeşilyurt'un sorgusu sona erdi.
Duruşmada, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, "Güney Cebeci Madencilik Sanayi Ticaret AŞ'ye ait Cebeci Maden Sahası Bölgesi'ne İBB tarafından hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasıyla tutuklu yargılanan sanıkların savunmaları alındı. Yağmur Cansu Yeşilyurt, iddianamede firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde genel müdür olduğunun sehven yazıldığını belirterek, harita mühendisi olduğunu söyledi.
"Şu anda kayyum heyeti döküm faaliyetini durdurmuş"
Gülibrahimoğlu'nun şirketinde kantar sorumlusu olarak çalıştığını belirten Volkan Ateş'in avukatı Oğuzcan Bahar, sanık Yeşilyurt'a çeşitli sorular yöneltti. Avukat Bahar'ın, "Örgüte üye olduğunuz söyleniyor. Bir örgüte üye misiniz" sorusuna Yeşilyurt, "Bir örgütten bahsedemem. Öyle bir şey yok. Ben bir şirkette çalışan personelim" yanıtını verdi.
Avukat Oğuzcan Bahar, İBB davasında Cebeci'ye yönelik savunmalar başlayınca kayyum heyetinin döküm faaliyetlerini durdurduğunu iddia etti. Bahar, "Biz hafta başından beri faaliyetin devam ettiğini iddia ediyorduk. Faaliyet dün ya da bugün itibarıyla durmuş. Yani dökümü durdurmuş kayyum. Herhalde burada konuştuklarımız bir şekilde kulağına gitti. Şu anda kayyum heyeti döküm faaliyetini durdurmuş" dedi.
"Avukat Selcen Akar, müvekkilime etkin pişmanlık için sözleşme imzalatmak istedi"
Müvekkili Yeşilyurt'un İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı olmadığını, sanıklardan neredeyse hiçbirini tanımadığını ifade eden avukat Metin Çetinbaş, "SGK'lı olarak Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde harita mühendisi olarak çalışmaktadır" dedi. Davada, anayasadaki ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini söyleyen Çetinbaş, avukat Selcen Akar'ın müvekkiline etkin pişmanlık için sözleşme imzalatmak istediğini de sözlerine ekledi.
Müvekkilinin savcılıkta tehdit edildiğini, bir gün sonra da kayyum tarafından işten çıkartıldığını ifade eden avukat Çetinbaş, "Tekrar gözaltına alındığında 'Savcı daha kaç kere geleceksin buraya' diyerek bağırıyor. Her çağrıldığında giden genç bir kadına karşı savcının hitap şekli yasalara ve meslek etiğine ne kadar uygun" diye sordu. Çetinbaş, "Amaçlarının ne olduğu bellidir. Müvekkili itirafçı olmaya zorlamaktır" dedi.
Müvekkiline 2 defa keyfi gözaltı işlemi yapıldığını söyleyen Çetinbaş, "Yağmur Cansu Yeşilyurt hakkında itirafçıların bir beyanı yok. Tanık beyanı, sanıkların aleyhte beyanı yok, rapor yok. Bu rağmen müvekkilim keyfen 7 aydır tutuklu" dedi. "Bu iddianame ve soruşturmanın savunulacak bir yanı olmadığı bellidir" diyen avukat Çetinbaş, "Müvekkilimin savunma hakkını açıkça kısıtladınız" ifadelerini kullandı.
Hakimlere "Kumpas davası" hatırlatması...
Avukat Çetinbaş, 26 yıl hakimlik yaptığını ifade ederek, "Bu salonlarda kasılarak hakimlik, savcılık taslayan, herkese tepeden bakan, kendini dokunulmaz sanan kumpas davasının hakim ve savcılarının başına gelen sonları size hatırlatmak isterim" ifadelerini de kullandı. İddianamedeki baz istasyonu kayıtlarına da değinen avukat Çetinbaş, "Şişli'de gelen geçen hareketi en az 1 milyon kişi. Baz istasyonu verisi bütün Şişli'de gösterildiğine göre 1 milyon sanık olabilir mi?" diye konuştu. Çetinbaş ayrıca, Cebeci Maden Sahası'nın bulunduğu Sultangazi ilçesinin nüfusunun 530 bin olduğunu ifade ederek, "Tesadüfen gelip geçenleri saydığımızda bu sayı 1 milyonu bulur" dedi.
Avukat Metin Çetinbaş'ın savunması devam ederken Mahkeme Başkanı araya girdi ve duruşmanın yarın devam edeceğini söyledi.
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 77'si tutuklu, 414 sanıklı İBB davasının 33. günü, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda devam edildi.
Duruşmada, firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinden, "Güney Cebeci Madencilik Sanayi Ticaret AŞ'ye ait Cebeci Maden Sahası Bölgesi'ne İBB tarafından hafriyat dökümü nedeniyle kamu zararı oluştuğu" iddiasıyla tutuklu yargılanan sanıkların savunmaları alındı. Yağmur Cansu Yeşilyurt, iddianamede firari Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde genel müdür olduğunun sehven yazıldığını belirterek, harita mühendisi olduğunu söyledi.
"Avukat Selcen Akar, müvekkilime etkin pişmanlık için sözleşme imzalatmak istedi"
Müvekkili Yeşilyurt'un İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı olmadığını, sanıklardan neredeyse hiçbirini tanımadığını ifade eden avukat Metin Çetinbaş, "SGK'lı olarak Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketinde harita mühendisi olarak çalışmaktadır" dedi. Davada, anayasadaki ölçülülük ilkesinin ihlal edildiğini söyleyen Çetinbaş, avukat Selcen Akar'ın müvekkiline etkin pişmanlık için sözleşme imzalatmak istediğini de sözlerine ekledi.
Müvekkilinin savcılıkta tehdit edildiğini, bir gün sonra da kayyum tarafından işten çıkartıldığını ifade eden avukat Çetinbaş, "Tekrar gözaltına alındığında 'Savcı daha kaç kere geleceksin buraya' diyerek bağırıyor. Her çağrıldığında giden genç bir kadına karşı savcının hitap şekli yasalara ve meslek etiğine ne kadar uygun" diye sordu. Çetinbaş, "Amaçlarının ne olduğu bellidir. Müvekkili itirafçı olmaya zorlamaktır" dedi.
Müvekkiline 2 defa keyfi gözaltı işlemi yapıldığını söyleyen Çetinbaş, "Yağmur Cansu Yeşilyurt hakkında itirafçıların bir beyanı yok. Tanık beyanı, sanıkların aleyhte beyanı yok, rapor yok. Bu rağmen müvekkilim keyfen 7 aydır tutuklu" dedi. "Bu iddianame ve soruşturmanın savunulacak bir yanı olmadığı bellidir" diyen avukat Çetinbaş, "Müvekkilimin savunma hakkını açıkça kısıtladınız" ifadelerini kullandı.
"Kumpas davası" hatırlatması...
Avukat Çetinbaş, 26 yıl hakimlik yaptığını ifade ederek, "Bu salonlarda kasılarak hakimlik, savcılık taslayan, herkese tepeden bakan, kendini dokunulmaz sanan kumpas davasının hakim ve savcılarının başına gelen sonları size hatırlatmak isterim" ifadelerini de kullandı. İddianamedeki baz istasyonu kayıtlarına da değinen avukat Çetinbaş, "Şişli'de gelen geçen hareketi en az 1 milyon kişi. Baz istasyonu verisi bütün Şişli'de gösterildiğine göre 1 milyon sanık olabilir mi?" diye konuştu. Çetinbaş ayrıca, Cebeci Maden Sahası'nın bulunduğu Sultangazi ilçesinin nüfusunun 530 bin olduğunu ifade ederek, "Tesadüfen gelip geçenleri saydığımızda bu sayı 1 milyonu bulur" dedi.
Avukat Metin Çetinbaş'ın savunması devam ederken Mahkeme Başkanı araya girdi ve duruşmayı 7 Mayıs Perşembe günü devam etmek üzere bitirdi.




