Haber

İBB davasında İmamoğlu'ndan kendisini iten jandarmaya sert tepki

İBB Davası’nın duruşmasında verilen arada Ekrem İmamoğlu salondan ayrılırken jandarmanın iteklemesi sonucu düşüyordu. İmamoğlu, “Beni hanginiz itti?” diye tepki gösterdi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 47’nci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.

Ekrem İmamoğlu duruşmaya verilen ardından aşağı inerken, izleyicilere "Tam yol ileri" diye seslendi. Bu esnada bir jandarmanın iteklemesiyle yalpaladı ve düşecek gibi oldu. İmamoğlu "Beni kim itti arkadan düşüyordum" diye bağırdı.

Komutana seslenen İmamoğlu " Beni arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler komutan bey" dedi.

Albay "Ben görmedim deyince", İmamoğlu, "Ben size iletiyorum. Araba bozukken de yalan söylüyordun" dedi. “Bir daha yapmayın, suç duyurusunda bulunurum” diye ekledi.

ELİF ATAYMAN SAVUNMADA

Bugünkü duruşmada ilk olarak Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman savunma yaptı. Hiçbir suç işlemediğini ve suç örgütüne üye olmadığını vurgulayan Atayman, şunları söyledi:

“Genel müdürlük yaptığım 21 ay boyunca zararı gidermekle ve önceki dönemden kalan alacakların tahsili için çalıştım. Göreve gelmemden hemen 6 ay sonra pandemi başladı. 6 ay boyunca etkin bir işin içinde çalışıp kötü yönetimden kaynaklanan zararları gidermekle uğraştım.”

“Kariyerim iletişim ve medya alanlarında olduğu için 2019 yerel seçimlerinden sonra Medya AŞ’de genel müdürlük yapmam yönünde teklif geldi. Sektör tecrübeme güvenerek büyük bir heyecanla görev yapmaya başladım. Göreve geldiğimde Medya AŞ’nin önceki yönetim döneminde kötü yönetilmiş olması nedeniyle büyük zarar ettiğini tespit etmiştik. Heyetiniz ilgili yıllara ilişkin Sayıştay denetim raporlarında bu tespitleri görecektir. Başlatılan yenilenme süreciyle ilerleyen dönemlerde şirketi büyütecek ve kâra geçirecek atılımların temelleri atıldı. Genel müdürlük yaptığım 21 ay boyunca bu zararı gidermekle ve önceki dönemden kalan alacakların tahsili için çalıştım. Aslında göreve gelmemden hemen 6 ay sonra pandemi başladı. Kimse şirkete bile düzgün gidemez, çalışamaz olmuştu. Yani ben ancak 6 ay boyunca etkin bir işin içinde çalışıp kötü yönetimden kaynaklanan zararları gidermekle uğraştım.

“İSRAFI GİDERMEKLE UĞRAŞTIM”

Pandemi boyunca faaliyetlerin azalması nedeniyle ancak çalışanların maaşlarını ödeyecek kadar gelir elde edilebiliyordu. Hatta 2019 yılı öncesinde şirkette lüks mobilyalar, araç gereçler, lüks makam araçları tahsis edilmiş olması ve dahası TRT yapımı dizilere yönelik sponsorluk sağlanmış olması dikkat çekiciydi. Yönetim benden önce büyük bir lüks içerisinde hareket ediyormuş. 21 aylık, kısa sayılabilecek genel müdürlüğüm sürecinde bu israfı ve zararı gidermekle uğraştım. Lüks kurum araçlarını orta segment araçlarla değiştirip ihtiyaç kadar edinilmesinden; kâğıt harcamalarından, bayram harcamalarından yeni yıl hediyelerine kadar geniş bir yelpazede maksimum tasarrufla hareket etmeyi bir yönetim ilkesi olarak hayata geçirdim. Kişisel olarak da hassasiyet gösterdiğim tasarruf prensibini şirketin zararını azaltmaya yönelik işletiyor olmanın her zaman iç huzurunu yaşadım.”

“AYLARCA İDDİANAMEYİ BEKLEDİM”

2024 yılında emekli olup yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını belirten Atayman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gözaltına alındığım 19 Mart 2025 tarihine kadar emekliliğimi geçiriyor ve elbette emekli maaşıyla geçinmek mümkün olmadığı için serbest çalışıyordum. Oğlum, ileri yaştaki annem ve babamla yakından ilgilendiğim mütevazı bir yaşam sürüyordum. Polislerce evimden alındığım günden beri sevdiklerimden ve özgürlüğümden mahrumum. Bir suç örgütüne üye olmak, rüşvet ve dolandırıcılık iddialarıyla tutuklandım. Aktardığım hassasiyetlerime rağmen neden tutuklandığımı sorguladığımda somut gerçeklere dayalı bir yanıt bulamadım. Bunun için aylarca iddianameyi bekledim. Okuduğumda ise varlığı iddia edilen bir örgüte nasıl üye olduğum, emir alıp almadığım şeklindeki soruların yanıtının orada da olmadığını gördüm. İddialar içinde sürece müdahale eden herhangi bir kişinin herhangi bir konuda aleyhimde bir beyanına ve bir tanık ifadesine de rastlamadım. İddia edildiği gibi bir örgütün mensubuysam bunun delilinin gösterilmesini bekliyorum. Eğer bir suç örgütü varsa ve ben örgüte üyeysem, bana verilen tüm emirleri yerine getiriyorsam neden genel müdürlük görevim 21 ay sürsün ve sonlansın?”

“GÖREVE GELDİĞİMDE ZARARDAYDI”

Savcılık sorgusunda “Sizin döneminizde Medya AŞ’nin mali durumu nasıldı? Mali durum kâr mı, zarar mı” sorusuna Atayman, “Aldığımda zarardı, göreve geldiğimde zarardaydı. Sonra kâra geçirmek için çalıştım, eski alacakları almaya çalıştım ama pandemi patladığı için yine çok fazla bir kârımız yoktu” dedi. “Emrah Bağdatlı’nın görev süreci boyunca sizden bir talebi oldu mu, ihaleye ilişkin vs.” sorusuna da Atayman, “Olmadı” yanıtını verdi.

İMAMOĞLU’NDAN “ERKEK OLARAK ÖZÜR DİLİYORUM” ÇIKIŞI

Sorgunun ardından Ekrem İmamoğlu soru sormak için söz aldı. Mahkeme heyetine seslenen İmamoğlu, şunları dile getirdi:

“Biz kadın yönetici konusunda çok hassas davrandık ve bir anda 4-5 kat fazlasıyla kadın yönetici atadık. Kadın çalışan konusunda da özenle davrandık. Burada da bulunan bulunmayan şirketlerde ilk kez kadın genel müdürler görev yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ilk kez kadın genel sekreter yardımcıları görev yaptı, tarihinde diyorum, dikkatinizi çekerim. Ben, Elif Hanım ve diğer bazı arkadaşlarıma yapılan bu zalimlik dönemini takip ederken annemin gözüne bakarmış gibi, kız kardeşimin gözüne bakarmış gibi, eşimin ya da kızımın gözüne bakarmış gibi meseleyi kavramaya ve anlamaya çalıştım. Siz de burada bir karar vereceksiniz. Ben Elif Hanım’a ve onun gibi bazı arkadaşlarımıza yapılan tarifsiz zalimliğin kadına karşı şiddete ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlık besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum. Kendi aile fertlerinin kariyeri için bile çırpınan bazı insanların aldığı bu kararı acilen telafi etmeniz şarttır. Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de gerçekten yani sanki anneme, kız kardeşime, kızıma yapılmış gibi görüyorum, lanetliyorum ve ömür boyu takipçisi olacağımı da ifade ediyorum. Bir erkek olarak da özür diliyorum buradaki kadınlardan. Sizin de hakkaniyetle bu süreci sona erdirmenizi burada diliyorum.”