İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.
Davanın 72. günün tutuklu sanıkların tahliye talepleri alınıyor. Tahliye talebinde bulunan tutuklu sanıklardan biri de Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan oldu.
Tutuklanmasının üzerinden 17 ay geçtiğini belirten Şahan, 19 Mart'ta 'Kent Uzlaşısı' soruşturması kapsamında tutuklandığını, ardından İBB dosyasındaki tutuklama kararıyla cezaevinde tutulmaya devam edildiğini söyledi. Şahan, 'Tutuklanalı tam 17 ay oldu. Dile kolay 17 ay. Bakınca insanın ömründen sadece bir zaman geçmiyor; çocuğundan, ailesinden, görevinden, kentinden uzak bir 17 ay geçiyor. Aynı günlerde makamıma da kayyum atandı. 17 aydır makamımızda kayyum oturuyor. Hâlen seçilerek geldiğim başkanlık görevinde değilim' dedi.
Savunmasını üç soru üzerinden yapacağını belirten Şahan, şöyle devam etti:
'Ben ne yaptım? Yetkim neydi? Ve bütün bunların karşılığında şahsen ne elde etmişim? 17 aydır hücremde kendime aynı soruları soruyorum. Ne kendim için bir para istemişim, ne kendim için bir menfaat talep etmişim, ne bir mülk, ne bir ayrıcalık. Ben bana emanet edilmiş olanı korumaya çalıştım. Şişli'nin hakkını, kamunun malını, yurttaşın güvenliğini. Ben işimi yaptım.'
TAŞYAPI İDDİASI: 'KAMUYA PARK İSTEMEK SUÇ DELİLİ SAYILIYOR'
Şahan, iddianamede 'Eylem 38' olarak yer alan Taşyapı dosyasına ilişkin, şirketin iskanının geciktirilerek park yapmaya zorlandığı iddiasını reddetti. Dosyada firmanın 2020 yılında verdiği park taahhüdünün bulunduğunu söyleyen Şahan, söz konusu taahhüdün 2024 yılında yenilendiğini belirtti. Şahan, 'Ortada gizlenmiş bir ilişki, sonradan uydurulmuş bir gerekçe yok. Projeyle doğrudan ilişkili bir alanda firmanın açık ve kayıt altında verdiği bir taahhüt var' dedi.
Kendisinin bu işlemden herhangi bir kişisel çıkar elde etmediğini vurgulayan Şahan, 'Resul Emrah Şahan bu işin neresinde, ne elde etmiş? Daire mi? Para mı? Bir dairenin indirimini mi istemişiz? Hiçbiri. Kamuya park var, taahhüt var' ifadelerini kullandı.
Taşyapı'nın Emlak Konut ile Çekmeköy'de geliştirdiği başka bir projede de kamu alanına okul ve yeşil alan yaptığını anlatan Şahan, 'Aynı şirketin Nişantaşı Koru projesinde kamuya ait alana park yapmayı taahhüt etmesi benim için suç delili sayılıyor, ben tutuklanıyorum. Biz hiçbir şeyi kendimiz için istemedik. Şişlililerin hakkını istedik' dedi.
'CHP'NİN REDDETTİĞİ, AK PARTİ OYLARIYLA GEÇEN PLANDAN BEN TUTUKLUYUM'
Şahan, iddianamedeki plan değişikliklerine ilişkin eylemlere de değindi. Bir plan dosyasında, İBB'den planın geçirilmesi karşılığında kreş bağışı alındığının iddia edildiğini belirten Şahan, kendisinin ilgili komisyonda yer almadığını söyledi. Şahan, 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin komisyonunda Emrah Şahan yok. Komisyonda CHP red oyu vermiş, mecliste CHP red oyu vermiş. İBB'nin kurum görüşleri olumsuz. Üsküdar'da AK Parti'nin oylarıyla geçmiş plandan ben tutukluyum. Ya bu işin neresindeyim ben' diye sordu.
Diğer iki plan dosyasında ise herhangi bir bürokratik süreç dahi başlamadığını savunan Şahan, 'İki insan dışarıda bir plan konuşuyor, o bana isnat olarak buraya geliyor' dedi.
Şahan, 2014-2019 yılları arasında İstanbul'da imar artışı içeren 6 bin 134 parsel bazlı plan değişikliği yapıldığını belirterek, '6 bin 134 orada, bir plan burada. Ben komisyonunda bile olmadığım, partimin red ettiği plan yüzünden buradayım' ifadelerini kullandı.
'BARIŞI DEMOKRASİYE DÖNÜŞTÜRMEK DAHA BÜYÜK CESARET İSTER'
Başlatılan 'sürece' de değinen Şahan, Meclis'te farklı partilerin sorumluluk aldığı bir dönemin yaşandığını söyledi. Sürecin ilk adımının MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den geldiğini, Cumhurbaşkanı tarafından sahiplenildiğini, DEM Parti'nin sorumluluk aldığını ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de partisindeki tutuklamalara rağmen sürece destek verdiğini söyleyen Şahan, 'Bu cesareti ilk adımda bırakmayın. Evet, barışı başlatmak cesaret ister. Ama barışı demokrasiye dönüştürmek daha büyük ve hakiki cesaret ister. Türk'ün Kürt'le, iktidarın muhalefetle, devletin kendi yurttaşlarıyla yeniden güven ilişkisi kurmaya ihtiyacı var' ifadelerini kullandı.
'KAYYUM ATANAN BİR BELDEDE KARDEŞLİK KONUŞULMAZ'
İBB'nin 153 hattında Kürtçe hizmet verilmeye başlanmasını da örnek gösteren Şahan, bunun toplumsal güvenin yerelde nasıl kurulabileceğini gösterdiğini savundu. 'Barış kürsülerde ilan edilir ama yerelde kurulur' diyen Şahan, 'Türkiye İttifakı' ve 'Kent Uzlaşısı'nı da bu anlayışın bir örneği olarak nitelendirdi. Şahan, 'Türkiye'nin bugün bu salonun dışında konuştuğu süreci 2024'te yerelde zaten başlatmıştık. Barış Ankara'da imzalanır ama Şişli'de, Diyarbakır'da, Mersin'de, Van'da, İstanbul'da yaşatılır. Yerel demokrasi güçlenmeden barış kalıcı olmaz. Kayyum atanan bir beldede kardeşlik konuşulmaz. Kayyum atanan, tutuklu bir belediye başkanı divanda bunları konuşuyorsa kardeşlikten bahsedemezsiniz' dedi.
'HUKUK 'İSTERSEM SENİ UÇAN KUŞTAN BİLE TUTUKLARIM' DUYGUSU VERMEMELİ'
Hakkındaki suçlamaların kendisinde yarattığı duyguyu da anlatan Şahan, 'Bu davanın isnatları bana 'İstersem seni uçan kuştan bile tutuklarım' diyor. Hukuk insana 'istersem seni uçan kuştan bile tutuklarım' duygusu vermemelidir. Çünkü böyle kullanılan güç, kullananı bağlar. Bugün benim ayağıma bağlanan taş yarın başkasının ayağındadır. Bu ülke bunu çok gördü. Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini de istemiyorum. Ben bu çarkın durmasını, bu çarkın kırılmasını istiyorum' diye konuştu.
'KIZIM 5,5 YAŞINDAYDI, 7 YAŞINA GELDİ'
Tahliye talebini yineleyen Şahan, 17 aylık tutukluluk süresinde kızının büyüdüğünü söyledi. 'Ben düşman değilim. Arkadaşlarımdan hiçbirisi düşman değil. Ben Ankara'da büyümüş bir memur çocuğuyum. Bu ülkenin insanlarıyız' diyen Şahan, 'Evet, özgürlüğümü istiyorum. Kızım 5,5 yaşındaydı, 7 yaşına geldi. Kızıma kavuşmak istiyorum, aileme kavuşmak istiyorum, Şişli'ye kavuşmak istiyorum. Görevime geri dönmek istiyorum. Ama kendim için ayrıcalık istemiyorum' ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyetinden siyasi tartışmaların dışında yalnızca hukukun ölçüsünü uygulamasını talep ettiğini belirten Şahan, kaçma şüphesinin ve delil karartma imkanının bulunmadığını söyledi.
'BIRAKIN RESUL EMRAH İŞİNİ YAPSIN'
Savunmasının sonunda 17 aylık tutukluluk sürecine rağmen vicdanının rahat olduğunu belirten Şahan, '17 aydır bunu vicdanımda tartıyorum ve gururla, gönül rahatlığıyla söylüyorum: Ben işimi yaptım. Ailem, dostlarım, çalışma arkadaşlarım, mesai arkadaşlarım gönül rahatlığıyla söylesinler: Resul Emrah Şahan sadece işini yaptı' dedi.
Şişli'de gençlerin duvarlara ve afişlere 'bırakın Resul Emrah işini yapsın' yazdığını anlatan Şahan, sözlerini, 'Bunu ben yazmadım. Yüzde 70'e yakın oyla kazandığım, oyunu aldığım Şişli yazdı. Aynı cümleyi bugün bu kürsüden tekrar etmek istiyorum: Bırakın işimizi yapalım. Bırakın bu ülkenin geleceği için çalışalım' diye tamamladı.
Tutuklu sanık Beylizdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık tahliye kalebi için kendisi söz almadı, avukatı tahliye talebinde bulunuyor.




