Tutuklu sanıklar alkışlarla Silivri'deki duruşma salona girdi. Tutuklu sanıklardan Serap Karay'ın doğum günü olduğu için tüm salon 'İyi ki doğdun Serap' diyerek Karay'a seslendi. Geçen hafta İmamoğlu'nun doğum gününde yaşanan kriz ardından bugün, salona döviz sokulmasına izin verilmedi. İmamoğlu da salona alkışlarla girdikten sonra tutuklu kadın sanıkların yanına giderek tek tek selamlaştı ve Karay'ın doğum gününü kutladı. Ardından iş insanı M.S.N.'nin savunması, medyadan istediği sıra dışı istemle bailadı.
"Dün Pınar hanım'ın yaşadıklarını duyduktan sonra kendi Mağduriyetlerimi anlatmaya utandım" diyen iş insanı M.N.S. savunmasına başlarken basından, tehditler nedeniyle ismini, fotoğrafını ve şirketini yazmamasını rica ederek başladı. M.N.S. ailesine ve iş yerinde çalışanlara kadar mesajlar atıldığını söyledi. "sesimizi duyurmaya çalışıyorsunuz ama son yaşanan süreçteki bazı olaylar da var biliyorsunuz. İzmir'de oldu" dedi
İBB’yle 5 yıllık sözleşme yaptığını ve ticari dengenin İBB lehine olduğunu belirten M.N.S., “Ben hiçbir örgüte para aktarmıyorum. Hesaplarım şeffaf, faturalarım doğru. Hiçbir şekilde gizli muhasebem yok" diye konuştu. M.N.S. savunmasında özetle şunları söyledi:
"MURAT ONGUN ORTAK DEĞİL..."
"Reklam İstanbul'un sahibi benim kardeşim. Murat Ongun benim ortağım felan değil. Meşe mi nedir demiş ki, 'Şirketin asıl sahibi Murat Ongun'dur! Değil kardeşim değil!
Şirketin sahipleri ortada. Şirket burada. Benim başka bir ortağım vardı o dönemde. Biz de diyoruz ki Murat Ongun ortak değildir.
'Vardır' diyorlar, "Yoktur" diyoruz.
'Vardır' diyorlar, "Yoktur" diyoruz. Yoktur.
Devlet bana belge veriyor mu? Veriyor. E Yok Daha nasıl bir belge göstereceğiz.."
Var Olmayan Bir Örgüte İBB'nin içini boşaltarak para aktarıyormuşum. Mantığa bakın!
Anladığım kadarıyla iddia makamı şöyle bir şey diyor benim için: 'Bir tane firma var, bu firmanın sahte vergi koçanı var, işte her ay gidiyor İBB'den paraları alıyor, boşaltıyor, yani İBB'nin içini boşaltarak var olmayan bir örgüte aktarıyor.' şeklinde bir mantık çıkardım ben Sayın Başkanım."
TÜİK KAR ETTİRDİ
"99 Milyon Lira Kâr Etmemizin En Temel Sebebi TÜİK'tir! 2024'te de 99 milyon lira kâr yapmışız... Bakın, 2024'te biz niye kâr yaptık biliyor musunuz efendim? En temel sebebi TÜİK'tir.
Çünkü TÜİK hem ücretlilerin hem emeklilerin maaşını etkileyen düşük enflasyon rakamı açıkladığı için, aynı zamanda kamunun da kira gelirlerinin düşük olmasına sebep oldu."
Bazen televizyonları açtım, 'Ya ne diyorlar bunlar, bunlar... Bu kadar da palavra yalanın yani haddi hesabı olmadı.' Onun için sizden ricam, kafanızdaki ön yargıları, algıları şöyle bir toparlayın, bir çöpe atın başkanım. Bir pak tahtadan yeniden bizi dinlemenizi rica edeceğim."
Avukatlarım İBB'den yazı istemişler. Herhalde gelmemiş ama sordum ben... İBB tarafındaki memurlar da bir evraka imza atmaya korkuyor herhalde ki tutuklanacağız diye. Hani imkan varsa tutuklanmayacaklarını sizin yetkiniz dahilindeyse bildirirseniz, hani olumlu da olumsuz da gerçek ortaya çıksın. Çünkü niye gelmiyor diye sordum ben akşam işte buradaki arkadaşlara. 'Ya korkuyorlar herhalde falan' gibi şeyler söylediler."
Bunlar iftiradır, Sayın Başkanım. Yani içeriden çıkmak için söylenen laflardır. Ayıptır yani, günahtır yani. Cevat Bey vardı bizim, işte burada tanıştık. İşte geldi buraya, dertleşmeye geldi. Ben de bir sulh için geldim buraya yani. Yani insanların, hem kendimi anlatayım hem insanların mağduriyetini, sıkıntılarını anlatayım. Yani bir sulh ortamı olsun. Sonuçta ben de bir iş adamıyım."
"PINAR HANIMI DİNLEDİKTEN SONRA..."
"Şimdi çoğu bir bürokrat, memur, işte siyasi, bazı şeyleri de söyleyemiyorlar yaşadıkları belki de. Hani ben bazı mağduriyetlerimi anlatacaktım, dün Pınar hanım'ın yaşadıklarını duyduktan sonra utandım. Yani ben bir erkek olarak sakın ha anlatmayayım dedim yani. Ayıp olur dedim yani, böyle bir şey nasıl olur? Ben hani kendi sıkıntılarımı bile anlatmaktan geçtim.
Ben dün akşam inanın uyumadım. Dün duyduklarımdan sonra sabaha kadar sandalyede oturdum yani.
Uykusuz bir şekilde geldim.
Çok moralim bozuldu, çok stres oldum, yani çok üzüldüm yani. Yani insanlar bunları da hak etmediğini söyleyebilirim.
Hani bir sulh olsun Sayın Savcım, Sayın Başkanım. Hani siz de bazı şeyleri iyi değerlendirin, adalet de biraz hızlansın. Bir orta ortak nokta olsun. Hani buradan da iyi bir şekilde çıkalım. Çünkü ben biliyorum yani, ben de beraat edeceğim."