İBB Davası'nda duruşmalar 11'nci gününde tutukluların ve avukatlarının savunmaları ile devam edecek. Dün tutuklu belediye başkanları Murat Çalık ile Resul Emrah Şahan'ın savunmaları yapıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, tutuklanmasının ardından yaklaşık bir yıl sonra dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Çalık, yaklaşık 5 saat süren savunmasında kendisine yöneltilen suçlamalara karşı çıktı.

HAFTAYA TAHLİYE KARARLARI AÇIKLANACAK!

İBB Davasında Pazartesi, savunma olacak. Salı, çarşamba ve perşembe tahliye talepleri dinlenecek, savunma olmayacak. Savunma yapmayanlara söz hakkı verilecek. Savunması tamamlananlara söz hakkı verilmeyecek. Perşembe akşamı, tahliye kararı açıklanacak. Perşembe akşamı mahkemenin ilk tahliyelerini açıklaması ön görülüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan mahkemeye Kapki talebi! 'İvedi olarak...'
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan mahkemeye Kapki talebi! 'İvedi olarak...'
İçeriği Görüntüle

MURAT ÇALIK TELEFONUNA GELEN TEHDİT MESAJINI ANLATTI

Fatih Keleş: Başkanım, ismim Fatih Keleş. İsmim çokça geçtiği için iddianamede, ben de bir soru sormak istedim. Eylem 1'i çok iyi anlattınız Sayın Başkanım. Ben de bilmediğim birçok konuyu sizin sayenizde öğrendim. Şimdi Eylem 1'de, bu 11. Mahalle eyleminde, Uğur Güngör'ün verdiği birçok beyan var. Hatta bir 2020'de başlayan bir mahkeme süreci de var 2024'e kadar devam eden. Son anda işte tekrar dava yeniden açılmış. Şimdi 2024'e kadar devam eden mahkeme sürecinde adım tek bir defa dahi geçmiyor. Fakat sonra kolluk fezlekesinde gördüm; sizin telefonunuza gelen bir mesaj var sanırım Uğur Güngör tarafından. Benim adım 4 yıl boyunca bu eyleme ya da bu mahkemede anılmamış iken, bu eylemde adımın geçmesinin sebebi sizce nedir? Bu konuda size bir baskı yapılmış mıdır ya da yapılmak istenmiş midir? Teşekkür ederim.

Murat Çalık: Evet, teşekkür ediyorum. Ben tabii o kısımlara çok fazla eylemi anlatırken değinmemiştim. İlk 2020 tarihindeki ifadede Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusuyla, suç ihbarıyla başlayan şeyde zaten az önce saydım; benim adım, Adem Soytekin, Ali Gül ve Zafer Gül'ü şikâyet etti. Ama 2024 yılında o şeyi hatırladım şimdi ben de ekler arasında görmüştüm iddianamede, bir böyle tehdit niteliğinde bir mesaj gelmişti telefonuma Sayın Başkanım.

Bende telefonumdaki mesajlar 2020 yılından beri kayıtlıdır. Ben, her telefon değiştirdiğimde telefonumu hiç sıfırlamam, bütün kayıtlarıyla birlikte aktarırım. Kolluk ilk aramaya geldiğinde de telefonumu verip hemen şifresini de söylemişimdir. Onu da niye sakladım? Niye sakladığımı sordular bana kollukta. "Yarın hani herhangi bir suç duyurusunda bulunacak olursam hani tehdit anlamında..."

Onun için telefonumda saklamıştım. Ama şimdi Fatih Bey söyleyince, 2024'teki ifadelerinden sonra Fatih Keleş zaten bu sürecin içerisine dahil ediliyor ve hani hiç bahsedilmeyen senet mevzusu vardı ya Başkanım, detaylı anlattığım... O saatten sonra zaten senet mevzusuyla birlikte Fatih Keleş giriyor. O mesajın devamında da hani sizin işte kasa olduğundan falan filan bahsediyor. Bana bir gazete kupürünü o zaman atmıştı, bir de tehdit içerikli. Hani "Ben şimdi Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusuna gidiyorum, göreceksiniz işte şöyle böyle..." Yani cevap oldu mu bilmiyorum şey, sorunuza.

Fatih Keleş: Evet, evet. Bu sanırım benim bu basında da yer alan Cumhuriyet Halk Partisi para kuleleri basına yansıdıktan sonra size atılan bir mesaj sanırım.

Çalık: Doğru, doğrudur.

Fatih Keleş: Teşekkür ederim.

Çalık: Başka sorumuz var mıdır? Evet.

Seza Büyükçulha: Merhaba, Seza Büyükçula. Başkanım merhaba, beni tanıyor musunuz Başkanım?

Çalık: Yok, şimdi tanıştık. Yani burada tanıştık.

Seza Büyükçulha: Yok Başkanım, başka yerde tanıştık da şimdi ben size hatırlatacağım.

Çalık: Tamam, ben hatırlamıyorum ama...

Büyükçulha: Tamam, şöyle: Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'nda hiç gördünüz mü beni?

Çalık: Yok hayır.

Büyükçulha: Sizi bir kere telefonda aradım, sebebini hatırlıyor musunuz?

Çalık: Valla hatırlamıyorum. Hatırlatırsanız...

Büyükçulha: Tamam. Trabzonspor Kulübü'nde tanışmıştık Başkanım. Siz ziyarete gelmiştiniz Ekrem Başkan'la birlikte. Bordo Mavi Restoran'da, Trabzonspor Restoran'ı çalıştırıyorum.

Mahkeme Başkanı: Seza Bey, sizinle ilgili doğrudan bir eylem atfı da yok yani...

Büyükçulha: Yok ama Başkanım bir soruyu merak ettim işin açıkçası. Benimle Başkanımızı birleştirip, telefonda bir kere konuştunuz diye kollukta ifade alındı. Neden konuştuğumuzu hatırlıyor musunuz Başkanım?

Çalık: Ben konuyu hatırlamıyorum, kollukta da bana hani herhangi bir soru sorulmadı sizinle ilgili.

Büyükçulha: Allah rahmet eylesin babanız rahmetli olmuştu, onun için sizi başsağlığı için aramıştım.

Mahkeme Başkanı: Soruyu soralım, hatırlatmayı... Tamam. Sorun. Başka sorumuz var mı? Yok, teşekkür ederim.

İMAMOĞLU MURAT ÇALIK'I SİYASETE NASIL İKNA ETTİ?


Sayın Hakim, değerli heyet; ben de müsaade ederseniz bu hususta bir cümle kurmak isterim. Burada, özellikle mahkeme esnasında Sayın Hakim Bey, heyet, bizlerin olduğu bu ortamda çekilen fotoğrafın bizim de yargılanma düzenimize vereceği zarardan ötürü, herkesin bu hususta hassas olmasını; bütün konukların, bizi izlemek ve destek olmak isteyen dostlarımızın da buna özenli davranmasının -adı ister milletvekilimiz olsun ister başka bir vasfıyla- faydalı olacaktır.

Hani takdir edersiniz ki bazen sizin olmadığınız esnada biz çıkarken çekilen bazı şeyler var. Bunların çok önemli olmadığını düşünüyorum ama sizin burada olduğunuzdaki resmi ortamın akışını bozan hususların bize de zarar verdiğini ve bu konudaki hassasiyetin sadece mahkeme başkanımızın arzusu değil, eminim ki heyetin arzusu olduğunun da altını çizmek isterim.

Sayın Hakim, değerli heyet öncelikle şunu söyleyeyim. Tabii Beylikdüzü denince benim de farklı bir bünyem var orada. Yaklaşık 35 yıl önce bir yatırımla adım attığımız, çocuklarımın doğup büyüdüğü ve hayatımın, yani bir doğduğum köy ve sonrasında Beylikdüzü desem yeridir, böyle çok özel 2 mekanla var olmuş bir kişiliğim.

Dolayısıyla benim için de Beylikdüzü çok önemli. Elbette burada şu anda savunmasını yapan değerli kardeşim, değerli belediye başkanımız Sayın Mehmet Murat Çalık da bu anlamda değerli; aynı zamanda kişisel olarak da hem kardeşlik hukukumuz hem birbirine olan inançla da kıymetli bir arkadaşım. Ben, gerçekten güzel hizmetlerinden dolayı da Beylikdüzü’nde kendisini tebrik ediyorum. Çok özenli bir 6 yılı geçirmiştir.

Eminim ki burada mahkum olduğu 1 yılda da aynı özenle süreçleri takip etmiştir diye de düşünüyorum. Uzaktan izlediğim kadarıyla da böyle bir durumdadır. Sürekli hüzünle karşıladığı için de o şekilde anlıyor ama ben başka türlü Gülseren annemize ifade edeyim ki; Mehmet Murat Çalık bir insanı yetiştirip, bu ülkeye hazırlayan bir anne olarak kendisine minnet duygularımı da iletmek isterim. Buradan hürmetlerimi de ileteyim kendisine.

Bunu söyledikten sonra, girizgahımı yine müsaade ederseniz Sayın Hakim ,şöyle yapmak isterim. Tabii ki ben burada yanlış anlaşılmasın, hani soru sorma meraklısı değilim ya da buraya çıkan yönetici arkadaşlarım, özellikle belediye başkanı, siyasi arkadaşlarım çıktıklarında onlarla bu münazarayı yapma meraklısı da değilim. Ama iddianame denilen, benim "iftiraname" diye adlandırdığım bu belgenin, bu diyalogu şart koştuğunu düşünüyorum.

Zira diyor ki: "Ekrem İmamoğlu bir suç örgütü kurdu. Bu suç örgütü 2014 yılı itibariyle kuruldu. Önce Beylikdüzü’nü ele geçirmek, sonra İstanbul’u ele geçirmek, sonra cumhurbaşkanı olup Türkiye’yi ele geçirmekti." Yani bu, 1000 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir tarif. Bu çok acı bir tarif. Bu tarifi yapan akıl, zihniyet ancak "kişi kendinden bilir işi" misali bir tutum ve tavırdır.

O bakımdan ben bunun altında, bu kadar büyük yükün altında buraya çıkıp, hatta "özel vasıflı üye" diye tanımlanan arkadaşlarım var. İmamoğlu’na bağlı çalışan, sanki bir suç örgütünün bir neferiymiş gibi çalışan diye onları da zan altında bırakan bir süreçle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bunu ve bu diyaloğu benim yaşamam ve size bunu göstermem şart diye düşünüyorum. Yoksa meraklısı değilim.

Zira inanın baktım, tekrar söyleyeceğim: Bugün iddia makamını sizin de ifadenizle geçici olarak temsil eden savcı, herhangi bir soru sormadı ama daha önceki savcının sorularında bile bazen sorunun içinde 20 defa "beyan" demişti. Beyanla karşı karşıya bulunmamız acı bir tarafı. Şuna baktım; ‘beyan’ bildirmek, söylemek, ileri sürmek, anlatmak...

Bu sözlük var hapishanede, ayırmıyorum yalnız ucunda. Soruya geliyorum; ispatla kanıt gösteren bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak, ben şu anda ona çalışıyorum. Yani kanıt; ama savcılık beyanla hareket etmiş ve bir iftiraname ortaya çıkmış. Uydurma bir iftiraname ortaya çıkmış. Kıymetli Mehmet Murat Çalık başkanıma şuradan başlamak istiyorum, şu bölümü de belirterek sorumu soracağım: 2019’un, 2018’in Aralık ayında, benim büyükşehir belediyesi adaylığım kesinleşti. Daha doğrusu bana yapılan teklifi ben kabul ettim.

Bunu o dönem Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ifade ettim. Sonrasında da doğal olarak o güne kadar ben doğal bir Beylikdüzü Belediye Başkanı aday adayıydım. Ama o tarih itibariyle artık yeni bir yol çizildi. Seçime 4.5 ay kala, 4 ay kala hatta. Çizilir çizilmez... Ben o süreçte… Mehmet Bey biraz bahsetti nasıl tanıştığımızı anlattığı için o devreye girmiyorum zaten.

Ama şunu söylemek isterim; benim adaylığım belli olduktan sonra şu kısmı önemli, ben kendisine: "Beylikdüzü’ne belediye başkanı adayı olmanı istiyorum, sen ne dersin?" diye teklifini ilettim. Bana ilk cevabı da açıkçası olumsuz oldu. Yani çok böyle düşünmediğini, doğru olur mu şeklinde bir tarif oldu. Önce bunu bir daha sorayım Sayın Başkanım, bu şekilde oldu değil mi diyaloğumuz?

Mehmet Murat Çalık: Evet Sayın Başkanım.

Ekrem İmamoğlu: İkinci olarak da benim adaylığımın... Çünkü benim adaylığım bizim partimizin tüzüğü gereği genel merkezde genel başkanın talebiyle olmaz, diğer partiler gibi bir kişinin imzasıyla yasaya çıkmaz, Parti Meclisinin onayıyla olur. Parti Meclisinden Beylikdüzü’nün de belirlenmesi adına ben ısrarda bulundum; "Lütfen bunu düşün, hızlıca düşün, 1-2 günde bir daha konuşalım" dedim ve sonra bir nevi de ikna ederek kendisinin aday olması noktasında olurunu aldıktan sonra, sadece kendi olurunu almadım, aynı zamanda ilçe örgütüyle de bunu konuştuk.

"Böyle bir düşüncem var, ne dersiniz?" dedim. Büyük oranda da kabul gördü ve o şekilde Beylikdüzü Belediye Başkan adayı oldu. Bunu niye anlattım? Bunu şunun için anlattım: Bu oluru aldıktan sonra bunu söylemem lazım; biz ne menem bir örgütüz ki yani 2014’te kurulmuşuz, Beylikdüzü’nü ele geçirmişiz, Büyükşehir’i de İstanbul’u da ele geçireceğiz ama daha bizim Beylikdüzü adayımız belli değil. Ne menem örgütüz yani! Ve o şekilde… Sayın Başkanım, bu örgüt olduğu için beyefendi sadece eylemlerden yargılanmıyor, örgüt üyesi olarak yargılanıyor. Ben hepsinden yargılanıyorum. Arkadaşlarım benden sorumlu, ben onlardan sorumluyum bu arada. Onu da söyleyeyim de. Ama bu, bu şekilde.

Mahkeme Başkanı: Zaten savunmanızda anlatmıştınız:

Ekrem İmamoğlu: Ama bu diyalog önemli. Bu inanın. 5 dakika en fazla.

Mahkeme Başkanı: 201 kapsamında bu hakkınız var. O yüzden soru sorma hakkını veriyoruz da siz de soruya gelemiyoruz bir türlü.

Ekrem İmamoğlu: Yo yo ama sorularımı daha cazip hale getiriyorum, sizi de mutlu edeceğini düşünüyorum. Yani sorunun ilkini şöyle devam ettirmek isterim: 2019’da aday oldunuz Mehmet Murat Çalık Başkanım. Aday oldunuz. O dönem ilçe başkanıyla oturup çalıştınız, örgütle çalıştınız ve bir meclis üyesi listesi yaptınız. Benim size bir kişi dahi "Şunu meclis üyesi yapacaksınız" veya "Şuna şöyle bir görev vereceksiniz" diye bir telkinim, ısrarım, talimatım olmuş mudur? Zorlamam olmuş mudur? Bir kişi dahi.

Mehmet Murat Çalık: Herhangi bir zorlamanız olmadı kıymetli Başkanım. Ama şunu söyleyeyim; belediye başkan adaylık sürecinde bir zorlamanız oldu,

Ekrem İmamoğlu: Sana oldu.

Çalık: Arkadaşlarımız üzerimde baskı da kuruldu aday olmam noktasında. Ben savunmamda da zaten anlatmıştım. Siyasete gerçekten mesafeliydim. Ama hani şu an belki burada bulunuyor olmamın vermiş olduğu durum da var ama hiç pişman değilim Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olduğum için. Meclisten herhangi bir arkadaşın önerisi, "Şunu koy" veya "Bunu koyma" gibi bir öneriniz olmadığı gibi, ben meclis üyelerini zaten tanıyordum. Büyük bir oranda da meclis üyesi arkadaşlarımızı tanıdığım için hani hangisiyle yol yürüyebiliriz diye karar verdim. Sizin döneminizde olup benim dönemimde yol yürüyemeyeceğim arkadaşlar olmuştur; onları da sizin çok sevmenize rağmen bazılarını liste dışında bırakmışımdır. Siz de bir gün dönüp bana "Ya şunu da listeye niye koymadın?" demediniz.

İMAMOĞLU'NDAN DURUŞMA SALONUNDA ÇEKİLEN GÖRÜNTÜLERE TEPKİ: BİZE DE ZARAR

"Çekilen fotoğraflar bizim yargılamamıza da zarar verdiğini söyleyebilirim. Bu hususta herkesin özenli davranması faydalı olacaktır. Sizin olmadığınız sırada çekilen görüntüler çok önemli değil ama sizin burada olduğunuzda çekilen görüntüler bize de zarar veriyor."

DURUŞMA MURAT ÇALIK'A ÇAPRAZ SORGU İLE BAŞLADI

Duruşma, dün yaklaşık 5 saatlik savunma yapan tutuklu belediye başkanı Murat Çalık'ın çapraz sorgusu ile ile başladı.

Mahkeme Başkanı: Adem Soytekin'le tanışıklığınız nedir?
Murat Çalık: Adem Soytekin Beylikdüzü’nde 2014 yılından beri tanıdığım bir iş insanıdır. Tabi ben burada hiç hemşehrilik yapmadım ama hiçbir zaman bana başkanım demedi.

Zaman zaman Trabzonspor ortak noktamız maçlara beraber gitmişliğimiz var, yemek yemişliğimiz var. Tanımadığım bir insan değil. O dönemde de bir çok müteahhitin taşeronluğunu yapmıştır o nedenle de tanıyorum kendisini. işini de iyi yapmıştır o nedenle kendisini yakinen tanırım, ailesini tanırım. Ama Adem Soytekin'e şunu verin bunu verin demediğimi de beyanlarımda söylemiştim

DURUŞMA SALONUNDA İLK GÖZALTI

Duruşma sırasında izleyici sıralarında fotoğraf çektiği öne sürülen bir kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Salonda olduğu belirlenen şüpheli gözaltına alındı. Bu gelişme, dava sürecinde ilk gözaltı olarak kayıtlara geçti. Dünkü duruşmada sahte olduğu iddia edilen basın kartıyla salona giren ve ardından gözaltına alınan kişinin ardından, Silivri’de yeni bir uygulama devreye alındı.

QR KOD UYGULAMASI

Jandarma, duruşma salonuna girişte basın mensuplarının 'turkuaz basın kartı'nı kontrol etmeye başladı. Kartların üzerindeki QR kodlar okutularak geçerliliği denetleniyor. Turkuaz basın kartı bulunmayan gazetecilerin salona girişine izin verilmiyor.

Kaynak: Halk TV