Haber

Hatay’da TOKİ işçilerinden eylem! 'Üç aydır maaş alamıyorlar'

Hatay’ın Defne ilçesi Çekmece Mahallesi'nde Aydın İnşaat, Hekyıl Madencilik ve Hekimoğlu Grup'un ortaklığıyla yürütülen Çekmece-Gazi Mahallesi konut ve dükkân inşaatı şantiyesi ile Samandağ ilçesindeki toplu konut inşaatlarında çalışan işçiler, aylardır ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı.

Hatay’ın Defne ilçesi Çekmece Mahallesi'nde Aydın İnşaat, Hekyıl Madencilik ve Hekimoğlu Grup'un ortaklığıyla yürütülen Çekmece-Gazi Mahallesi konut ve dükkân inşaatı şantiyesi ile Samandağ ilçesindeki toplu konut inşaatlarında çalışan işçiler, aylardır ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle eylem yaptı.

Toplu İş Makineleri Operatörleri Derneği (TİMODER) Başkanı Ahmet Sert’in de katıldığı basın açıklamasında, işçiler yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.

Çekmece ilçesindeki açıklama sırasında şirketin saha sorumlusunun müdahale etmesi üzerine kısa süreli arbede yaşandı. Engelleme girişimine rağmen TİMODER Başkanı Sert açıklamasını yaptı.

Eylemin ardından beton mikser operatörü Ramazan Alaçam’ın işine son verildiği öğrenildi.

“150’nin üzerinde şoför ve operatör üç aydır maaş alamıyor”

Sert, yaptığı açıklamada, yaklaşık 150’nin üzerinde şoför ve operatörün 3 aydır maaş alamadığını belirterek, şunları söyledi:

“150- 200 bin lira aralığında değişen hak edişler var. Bu arkadaşlarımız 3 aydır evlerinin kiralarını ödeyemiyorlar. Dolayısıyla burada başka bir sıkıntı da şu kayıp kaçak şeklinde çalıştırılanlar. Sigortası yapılmayan, sigorta primi aldığı maaştan düşük gösterilenler de var. İşçi, alacağını talep ettiği zaman işten çıkarılmakla tehdit ediliyor ve nihayetinde de çıkartılıyor. Hakları ödenmiyor. Burada en alt sınıfta ana tabakada işçinin emeğiyle yapılan projeler devam ediyor. Müteahhitler taşeron sistemiyle maalesef işlerimizi, meslektaşlarımızı mağdur ediyor.”

İşten çıkarılan işçi Ramazan Alaçam: “Bayramı kredi kartıyla geçirdim”

Dernek başkanını çağırdığı için işten çıkarıldığını söyleyen mikser şoförü Ramazan Alaçam ise, “Ben Aydın İnşaat çalışanıyım, mikser şoförüyüm. İki ay oldu alacağımı alamadım. Bugün başkanımızı çağırdım olay yerine ve orada biraz kargaşalık oldu. Başkanımızla beraber orada her şeyi canlı canlı yaşadık. Başkanımıza haber verdiğim için işten çıkarıldım. Bu bayramı kredi kartıyla geçirdim. Gereğinin yapılmasını istiyorum. İki aydır maaş almadım. Mesailerle beraber şu anda 160-170 bin lira alacağım var. Bayrama giden personelin yarısı gelmedi” diye konuştu.

Azerbaycanlı işçi: “Bizi insan görmüyorlar ama biz de insanız”

Samandağ ilçesindeki TOKİ şantiyelerinde çalışan işçiler de aylardır ücretlerinin ödenmediğini belirterek, şantiye girişinde açıklama yaptı.

Samandağ toplu konutlarında çalışan Azerbaycan vatandaşı vinç operatörü Hasan Hasanov, zorlu şartlarda çalışmalarına rağmen muhatap bulamadıklarını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de önceden çalışıyorum. Burada benim bir ay 22 gündür çalışma günüm var. İlk geldiğimde 10-15 gün sonra avans aldım. Avanstan sonra bayram geldi. Bayramda para alamadık. Müdürü arıyorum, açmıyor. Muhasebeciyi arıyorum, açmıyor. Derdimizi söyleyecek kimse yok, bulamıyoruz. Telefona da bakmıyorlar. Bizi insan görmüyorlar ama biz de insanız. Herkesin ailesi, çocukları var. Evimize para gönderemedik. Cebimizde para yok. Adamlarda sigara parası yok, borç etti.”

“Ellerim kabardı, yağmur, çamur dinlemedik çalıştık”

Çalışma şartlarının zor olduğunu, işe gece başladıklarını anlatan Hasanov, şunları söyledi:

“Gece kalkıyoruz, iş bitmiyor. Mesai saatlerimiz de fazla. Mesaiyi vermiyorlar ama biz de istemiyoruz. Biz hakkımızı talep ediyoruz. Bizim bu devletimiz var, hukukumuz, hakkımız var. Sahipsiz görmesinler. Biz iki devlet, bir milletiz. Biz Türküz, Türk için canımızı veririz. Bugün burada savaş olursa ben canımı veririm. Ama böyle şey yaparlarsa nasıl olacak, ben anlayamıyorum.

Biz ne yapmalıyız, bilmiyoruz. Şu anda ortada kaldık. 2007’den beri Türkiye'de çalışıyorum. 2-3 seferdir böyle olayla karşılaşıyorum. Rüzgâr şartları 80-90 kilometreye çıkmasına rağmen çalışıyoruz. Eğer burada bir sakatlık olursa bizi hapse atarlar. Vinçten sorumlu biziz. Vinç operatörü olarak haklarımı yere vuruyorlarsa susmam. Burada eziyet çekiyoruz. Ellerim kabardı, yağmur, çamur dinlemedik çalıştık. Çizmeyle geziyoruz. Bize saygı duymuyorlar."

“70-80 kilometre rüzgârda canımızı tehlikeye atarak çalıştık”

Aynı toplu konutlarda çalışan kule vinç operatörü Sinan Elveren de 5 aydır çalıştığını, iki aylık ücretlerini aldıklarını ancak üç aydır da alamadıklarını anlattı. Elveren, şöyle konuştu:

"Bayramda bile ücret ödemediler. Çoluğumuz, çocuğumuz mağdur oldu. Buradaki iklim şartları, rüzgârın hızı çok aşırı fazla. Canımızı tehlikeye atarak 40 kilometre rüzgâr hızını aştık, 70-80 kilometre rüzgâr hızında çalıştık. İşimiz ağır. Bizim bir tane kalıbımızın ağırlığı dört ton. En ufak bir hata, en ufak bir rüzgârda bile insanı öldürecek derecede, yaralı değil; yani elini kolunu kopartacak şartlarda çalıştık. Buna rağmen ana firma burada bizim taşeron para ödemiyor. Benim firmamın sahibi bunu söylediği için ben bu şekilde açıklama yapıyorum. İşi bitirin ondan sonra paranızı alın diyorlar ama iş bitmiyor. Mağduruz, paramızı istiyoruz.”

İranlı işçi: “Paramı istediğimde sizi sınıra götürürüz’ diyorlar”

İranlı bir işçi ise daha önce dört ay Dikmece toplu konutlarında çalıştığını ancak hak edişini alamadığını; şimdi de Samandağ’da çalıştığını yine ücretini alamadığını ifade etti. Aynı işçi, “Dört ay Dikmece’de çalıştım, paramı istedim. ‘Para yok’ dediler ve işten çıkardılar, biz itiraz ettik ama ‘Sizin sigortanız yok, polise söyleriz sizi sınıra götürür’ dediler. Burada da çalışıyoruz, para alamadık. Benim paramı vermediği zaman İran’daki eşim ve çocuklara para gönderemiyorum. Bize sürekli ‘yarın alacaksınız’ diyorlar. Bunlar bize yalan söylüyor, biz de çoluk çocuğa yalan söylüyoruz” dedi.

“Ben şantiyede karnımı doyuruyorum eşim, çocuğum ne yesin”

Kendisinin Hatay’da şantiyede karnını doyurduğunu fakat para gönderemediği için İran’daki eşi ve çocuklarının yiyecek alamadığını kaydeden İranlı işçi, “İran’a şu an gitmek istesek rahat da gidemiyoruz, gidersek, gelemeyiz. Telefonla arıyorum, adam engelliyor. Biz gidersek paramızı almak için hiçbir yolumuz kalmaz. Sürekli ‘yarın’ dediler. Nevruz bayramı, aziz gün çocuğuma bir kuruş para göndereyim dedim, o da olmadı” ifadelerini kullandı.