Haber

Gazetecilere özgürlük yürüyüşüne polis ordusu!

Gazetecilerin İstanbul Kadıköy'deki yürüyüşüne polis ablukası. Gazetecilere Özgürlük yürüyüşüne katılanlar, polis barikatının açılmasını bekliyor.

Loading...

Gazeteciler, tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılması için Kadıköy'de bir araya geldi. Gazetecilere Özgürlük yürüyüşüne Valilik ve emniyet kararıyla izin verilmedi.

Yağışlı havaya rağmen yüzlerce gazeteci Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda toplandı. Eyleme, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), DİSK Basın-İş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), gibi gazetecilik meslek örgütlerinden temsilciler de katıldı.

Polis, "Gazetecilere Özgürlük" yürüyüşüne engel olmak için parkı ablukaya aldı. Mitingde, 'Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz', "Gazetecilik Suç Değildir", "Gazetecilere Özgürlük", "İsmail'e Merdan'a Alican'a özgürlük" sloganları atıldı.

"GAZETECİLER SİZİN KUM TORBANIZ DEĞİL"

Gazeteci Timur Soykan, yürüyüşte yaptığı açıklamada, "Yağmur altında burada saatlerdir bekletiliyoruz. Tek bir talebimiz var basın özgürlüğü, gazeteci arkadaşlarımızın özgür olması. Arkadaşlarımız sadece gerçekleri yazdıkları için, sadece ve sadece doğru haber yaptıkları için, belgeli haber yaptıkları için kumpaslarla yasalar çiğnenerek hapsediliyor. Gazeteciler sizin kum torbanız değil." dedi.

Bunun yalnızca gazetecilere ya da gazeteci ailelerine kesilen bir ceza değil tüm topluma kesilen bir ceza olduğunu belirten tutuklu gazeteci yazar Merdan Yanardağ'ın eşi Sevim Kahraman Yanardağ da, "Gazetecilere özgürlük" isteyerek, tüm tutuklu gazetecilerin bir an önce bırakılmasını talep etti"

'Gazetecilere Özgürlük yürüyüşüne katılan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, "19 Mart darbesini gerçekleştirenler toplumun bütününü susturmak isterken gazetecileri de susturmaya çalışıyorlar. Özgür basının yanındayız" diye konuştu.

MERDAN YANARDAĞ'IN MESAJI

Merdan Yanardağ'ın yürüyüşe gönderdiği mesaj şöyle:

"Türkiye gerici iktidar eliyle islamcı-faşist bir diktatörlüğe doğru sürüklenmek isteniyor. Bu amaçla her türden demokratik ve ilerici muhalefet ezilmeye, toplumun cumhuriyetçi direnişi kırılmaya, halkın eşitlik ve özgürlük mücadelesi bastırılmaya çalışılıyor. Yine bu amaçla halktan ve gerçekten yana gazetecilik yapan bağımsız medya kuruluşları susturulmak isteniyor.

Halkın haber alma ve doğru bilgiye ulaşma hakkını savunan, çalışmalarıyla bu hakkın gerçekleştirilmesini somut olarak ortaya koyan gazeteci ve yayıncılar zindanlara atılarak etkisizleştirmek hedefleniyor. Ancak başaramayacaklar. Beşinci sınıf bir kumpas ile Tele1’e el koyup beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalıştılar. Ardından Alican Uludağ arkadaşlarımızı düzmece bir suçlamayla tutukladılar. Son olarak arkadaşımız İsmail Arı, yalan ve iftira ile cezaevine konuldu. Acizliklerini sergiliyorlar.

Bu tablo bir korkuya işaret ediyor. Çok korkuyorlar. Bu, halka ve tarihe karşı suç işleyenlerin, demokrasi ve adalet çiğneyenlerin korkusudur. Hiçbir korkuya benzemediği gibi kaybetmelerini de durduramayacaktır. Çünkü tarihsel ve siyasal ömrünü dolduran ve tükenen iktidar yönetimini sürdürebilmek için öncelikle basın ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldıramaya çalışıyor. Toplumsal tabanı çözülen iktidar, gerçeği görülmesini ve yürüttüğü algı yönetimine dayalı sanal hegemonyanın yıkılmasını önlemek istiyor. Cumhuriyeti büyük ölçüde imha etmesine karşın, kendi rejimini kuramıyor. Buna gücü, görgüsü, bilgisi yetmiyor. Çünkü halkın büyük kesimi; gazeteciler, aydınlar, gençlik ve emekçiler direniyor.

Durum böyle olunca gerici-faşist iktidar saldırganlaşıyor. Sola ve cumhuriyetçilere karşı hukuksuz, ahlaksız ve ölçüsüz bir imha operasyonu yürütülüyor. İran savaşının yol açtığı yıkıcı ve halk düşmanı ortamı fırsata çevirmeye, ABD emperyalizminden meşruiyet devşirmeye çalışıyor. Saldırgan ABD haydut devletini, bir kelime ile bile kınayamıyor. Timsah gözyaşı döküyor. Bu oyunu bozacağız. Bu ablukayı hep birlikte kıracağız. Bunun yolunun birleşik bir muhalefet cephesini örmekten geçtiğini unutmayacağız. Bağımsız ve özgür basını, halkın bilgiye ve gerçek habere ulaşma hakkını, gerçek gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz."