Hakkında 8 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu BirGün muhabiri İsmail Arı, 75 gün sonra ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşma salonuna alkışlar eşliğinde getirilen ve 40'a yakın avukatın savunma desteği verdiği Arı, "Buraya sadece kendimi savunmak için değil gazeteciliği savunmak için geldim. 75 gündür yatarı olmayan bir suçtan, sadece 58 satırlık bir iddianame ile cezaevindeyim. Gazetecilik faaliyetim 75 gündür engelleniyor. Anayasada 'Basın hürdür, sansür edilemez' denmesine rağmen cezaevinde tutuluyorum" dedi. Arı, kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkinda da suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Arı hakkında tahliye kararı verildi.
Bayram tatilinde aile ziyareti için gittiği Tokat'ta 22 Mart'ta gözaltına alınan ve Ankara'ya getirildikten sonra savcılık sorgusuna çıkarılmadan tutuklanan gazeteci İsmail Arı'nın davası bugün başladı. Arı hakkında ‘yanıltıcı bilgiyi yayma’ ve ‘gizliliğin ihlali’ suçlamalarından toplam 8 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
BirGün'de yer alan habere göre, Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, duruşma salonu açılırken alan yetersiz olduğu için izleyiciler ayakta kaldı. Duruşma salonundaki oturma alanlarına dosya yerleştirildi.
YOĞUN KATILIM OLDU, SALON DEĞİŞTİRİLDİ
Duruşmaya ilginin yoğun olması ve çok sayıda izleyicinin gelmesi nedeniyle daha büyük bir salona geçilmesine karar verilerek salon değiştirildi. Duruşma, 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin salonuna alındıç
Duruşma salonunda çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve meslek örgütü temsilcisi de yer aldı. İsmail Arı'nın ailesinin yanı sıra milletvekilleri Utku Çakırözer, Sevda Karaca, Kayıhan Pala, Selin Sayek Böke, Gökçe Gökçen, Murat Emir, İlhan Cihaner, Gamze Taşcıer, Seyit Aslan, Süleyman Bülbül ve Suat Özçağdaş gibi isimler de duruşmayı takip etti.
Savunma beyanında, avukat Kerem Altıparmak, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını kaynak göstererek ifade özgürlüğünün hedef alındığını savundu. Altıparmak, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin, yanıltıcı bilginin kamuoyuna yayılmasını suç sayan hükmünün “gazetecileri hedef almak için bir araç haline geldiğini” belirtti. Savunmanın, dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne sevkini talep ettiğini de ekledi.
İncelemenin ve itiraz reddedilmesinin ardından İsmail Arı'nın savunmasına geçildi.
ÇIPLAK ARAMA DAYATAN POLİSLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU TALEBİ
Gözaltı sürecinde telefonuna hâkim kararı olmaksızın 4 polis tarafından el konulduğunu, itiraz üzerine yakınları tarafından Turhal İlçe Emniyet Müdürlüğü bahçesinde telefonunun teslim alındığını belirten Arı ilgili polislere suç duyurusunda bulunulmasını istedi. İsmail Arı, kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkinda da suç duyurusunda bulunulmasını istediğini söyledi.
"SADECE 58 SATIRLIK BİR İDDİANAME İLE CEZAEVİNDEYİM, GAZETECİLİĞİM ENGELLENİYOR"
Ardından savunmasına başlayan İsmail Arı, şunları söyledi:
"Buraya sadece kendimi savunmak için değil gazeteciliği savunmak için geldim. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen basın kartına sahibim. 75 gündür yatarı olmayan bir suçtan, sadece 58 satırlık bir iddianame ile cezaevindeyim. Gazetecilik faaliyetim 75 gündür engelleniyor. Kapasitenin çok üzerinde bir koğuşta 75 gündür yerde yatıyorum. Anayasada 'Basın hürdür, sansür edilemez' denmesine rağmen cezaevinde tutuluyorum."
Duruşma başlangıcında SEGBİS talebi reddedilen İsmail Arı savunmasına devam ederken avukatları mahkeme heyetinden tekrar SEGBİS sisteminin kurulması talebinde bulundu. Avukat Ali Deniz Ceylan, “Hâkim Bey bu şekilde devam mı edeceksiniz? Bakın bu çok zor oluyor. 6 sayfa savunması var bir de bizim savunmalarımız olacak” dedi. Avukat Kerem Altıparmak da, “Bu şekilde adil bir savunma da yapılamamakta. Bu savunmanın insicamına da aykırı. İsmail savunmasına mı yoğunlaşsın sizin kayda doğru geçip geçmediğinizi mi kontrol etsin?” dedi.
"Erdoğan ailesi rahatsız olmamış, iddia makamı rahatsız olmuştur"
Daha sonra SEGBİS kaydının açılmasıyla, Arı'nın savunmasına devam edildi. Arı, savunmasında şunları söyledi:
"Emniyet ifadem tamamlandıktan sonra savcının yeni video paylaşımlar göndermesi uzerine ifadem yeniden başladı. Yani benim soruşturma dosyam gözaltı sürecimde oluşturuldu. Savcı ifademi bile almadan tutuklamaya sevk edildim. Söz konusu videodan Erdoğan ailesi rahatsız olmamış, iddia makamı rahatsız olmuştur. İddianamede ‘muhtemel’ gibi ifadeler yer alıyor. Ben bu nedenle 75 gündür cezaevindeyim. Haberimin arkasındayım. İddianamede gerçekler alenen perdeleniyor. TCK 217/A kapsamında yöneltilen tüm suçlamaları reddediyorum.
Size şaşıracağınız bir şey söyleyeceğim. Yunus Emre Vakfı davasını siz yürüttünüz Sayın Hâkim. Ben, izlediğim ve haberleştirdiğim dava nedeniyle bugün yargılanıyorum. Yunus Emre Vakfı’na ilişkin haberimle üç ayrı ödül aldım. Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullanıyorum.
"Bana yapılan eziyeti herkes duydu bir tek yargı duymadı"
Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullandım. Halkın çıkarları için gazetecilik yaptım. Para veya şöhret için gazetecilik yapmadım. Ben gazeteciliği hangi dağ efkarlıysa oradayım diyerek yaptım. Ben tertemiz bir gazetecilik yaptım. Bana 75 gündür yapılan eziyeti herkes duydu bir tek yargı duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum."
İsmail Arı'nın savunmasının ardından avukatların savunmalarına geçildi. Avukat Kerem Altıparmak, Arı'nın yargılanma nedeninin "gazetecilik yaptığı için susturmak" olduğunu söyledi. Gözaltı sürecine değinen Altıparmak, Arı'ya yönelik herhangi bir şikâyet olmadığını vurguladı.
Savcı tutukluluğun devamını istedi, hâkim tahliye etti
Arı'nın ve avukatlarının savunmasının ardından savcı, 2,5 aydır cezaevinde tutulan İsmail Arı'nın tutukluluk halinin devamını istedi. Aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme Arı'nın tahliye edilmesine karar verdi.