'Batının değerleri' nedir? Mesela laikliği hâlâ batı uygarlığının bir değeri olarak tanımlamak doğru mudur? Ya da insan haklarını?.. Veyahut ibrahimî dinler batı kültürüne ait inanç sistemleri midir? Bu mesele biraz kafa karıştırıyor sanki!.. Söz gelimi bugün ABD'de ya da anglo-amerikan dünyasında insan haklarının ve sekülerizmin bire bir hayata geçtiğini söyleyebilir miyiz? Sadece ABD'de 70 milyondan fazla köktendinci evanjelist yaşarken... Aynı şeyi doğu uygarlıkları için de söylemek fazlasıyla mümkün! Mesela şu çok bildik ve herkesin çiğnediği sakız, doğunun daha insanî, daha uhrevî olduğu hikâyesi ne kadar doğru?
KÜRESEL GERİCİLİK ATAKTA
Yoksa her iki yarıkürede de statükocu bir masalı mı yutturmaya çalışıyor bize egemen sınıflar ve devlet bürokrasisi?.. Jeffrey Epstein'i bir 'karanlıklar prensi' olarak tanımlayıp kötülüğün saf hali gibi göstererek geleneksel olanı yüceltmeye kalkmak, şu günlerde pek moda... Batının elitleriyle doğunun otoriter liderlerinin, köktendincilerin söylemleriyle bu kadar yakın tekerlemeleri tekrar etmesi size de garip gelmiyor mu? Geleneksel değerleri tabulaştırarak, inanç sistemlerine övgüler düzerek, modernizme hakaret ederek, neredeyse laikliği hedef tahtasına oturtarak, bilimi küçümseyerek farklı cümlelerle aynı gericiliği körüklemiyorlar mı? Sebebi net; ister tek kutuplu, ister çok kutuplu dünya olsun, bu statükoyu korumak. Yani küçük bir azınlığın milyarlarca insanı yönetebilmesini sağlamak. Bunu postmodern değersizlikle de yapabiliyorlardı batıda, bugün artık köhnemiş değerlerle de... Bunu benzer şekilde Rusya ve Çin'in liderleri de benzerini yapıyor artık! Sonuçta, her ikisi de modernizmin insanlığa kattığı olumlu değerlere karşı argümanlara dayanmayı tercih ediyor. Çünkü böylelikle geniş kitleleri, eşitsizlik ve kısıtlanmış özgürlüklere mahkûm etmek çok kolay!
SINIRSIZ ERKLE ŞIMARANLARIN AHLÂKSIZLIĞI DA SINIRSIZ OLUR!
Meselemiz yozlaşma, değersizleşme, ahmaklaşma, tersine evrim... Bu kadar geniş bir giriş yapmamın sebebi ise şu Epstein Adası ve sınırsız rezillikler silsilesi... Öncelikle, bu skandala ilişkin yayımlanan haberleri bir süzgeçten geçirmekte fayda var. Zira sözünü ettiğim egemenler ellerinden geldiğince bu skandalı kendileri için fırsata çevirmeye çalışıyor ve erk mücadelesinde rakiplerine karşı birer silah olarak kullanmanın hesabı içindeler. Malûm ahmaklık çağındayız, bu tespitimi de tersinden anlayanlar olacağı için hemen söyleyeyim; Epstein ağında her türlü aşağılık olay ve ilişki yaşanmıştır, ancak mesele kimleri kimlerin nasıl suçladığı ve kendilerini dışında tutmak için abartılı ya da yalan haberler yaydığı... Emin olun, bu yalan haberleri ya da saçmalığın daniskası komplo teorilerini üretenlerin önemli bir bölümü de benzer suçları işlemiş ya da fırsat bulduğunda işlemeye teşne güruhlar...
MESELE BATI-DOĞU MESELESİ DEĞİL, İNSANÎ DEĞERLER MESELESİ OLMALI
Bu leş ilişkilerin önemli bir bölümünün batı yarıkürede gerçekleştiği konusunda sanırım hemen herkes hemfikir. Peki bu kadar şaşırtıcı ya da beklenmedik olduğu doğru mu? Yani bu batı uygarlığı yüzyıllar boyunca hanedanlar, sözde soylular, din istismarcıları ve onların orduları eliyle tüm dünyada en büyük katliamlara, hırsızlıklara, tecavüzlere imza atmamış mıydı zaten? Söz gelimi Amerika kıtasının yerlilerini katletmek masraflı ve yorucu gelince, tifüs ve diğer hastalıkları, mikrop bulanmış battaniyeler ve giysiler yerlilere hediye ederek ilk biyolojik savaşı başlatmamışlar mıydı? Amerikan yerlilerinin soyunu silip süpürmek için çocuklarını katledenler, Vatikan'ın ya da protestan rahiplerin gazıyla Avrupalılar değil miydi? Benzer vahşetler Afrika'da yaşanırken, hanedanların yönetimindeki imparatorluklarla kilise el ele vermemiş miydi? Yine Naziler, Yahudileri Zyklon-B ile zehirlerken, o dönemin papası ve kardinaller ellerini ovuşturmuyor muydu? Bugün İsrail'in katliamlarının esin kaynağı tüm bu gelenek değil mi? Ve bunların hepsinin bir yerinde dinsel motivasyon yok muydu?
ŞİNTOİZM VE JAPONLAR'IN KATLİAMLARINA NE DEMELİ?
Batının 'kara tarihi' deyip tüm suçlardan arınmak büyük lüks değil mi? Keşke her şey bu kadar basit olsaydı! Sosyal medyada sıklıkla rastgelmişsinizdir; "Japonlar şöyle ahlâklı, böyle saygılı, çok çalışkan ve başarılı" benzeri ezberlere... Hani şu Avrupalılar'ın tifüse bulanmış battaniye ve giysileri var ya, aynısını Mançurya'yı işgal eden Japon ordusunun subayları da yaptı. 731. Birim hem biyolojik hem de kimyasal silah deneylerini Mançuryalılar üzerinde gerçekleştirdi. Birimin komutanının hobisi işgal altındaki bölgelerde geceleri dolaşıp Mançu çocuklara tifüslü giysiler dağıtırken başlarını okşamaktı. Japon ordusunun geri kalanı ise nereyi işgal etmişlerse, orada çoluk çocuk demeden önüne gelene tecavüz etmekle meşguldü! Üstün ırk olduklarını, ruhlarının ölümsüz olduğunu düşünüyorlardı, çünkü Şintoizm dini onlara bunu vaaz ediyordu. Bir doğu uygarlığıydı Japonya!.. Kimse "Meiji'den önce böyle değildi, batılılaşma sonucunda böyle oldular" demesin, samurayların acımasız derebeyleri olduklarını hatırlatırım!
Sonra yenildiler. Her şey şahane mi oldu? Sosyal medyanın cahilleri ne on yıllarca iktidarda kalan Liberal Demokrat Parti'nin yolsuzluklarından, ne yakuza-bürokrasi arasındaki ilişkilerden ne de sübyancıların abonesi olduğu kullanılmış liseli donu satan dükkânlardan bahsediyor değil mi? Şimdi Japonya tıpkı Almanya gibi sınırsız silahlanıyor ve emin olun yine bir yerleri işgal ederlerse, aynı rezillikleri yapabilirler. Tıpkı Almanya'daki NATO uşağı siyasetçilerin içinde coşan Nazizm gibi, onların kalbinin bir köşesinde de Şinto inancı var!
RASPUTİN'İN REENKARNASYONU!
Şimdi iki örnek daha vereceğim, aslında bunlar daha içler acısı... Rusya'da çok da ciddiye alınamayacak bir 'ideolog' var; Aleksander Dugin. Bana hep o ne idüğü belirsiz Rasputin'i hatırlatır. Ne hikmetse bu herifi siyasal islamcılar ve bir de ulusalcı bir kesim ciddiye alıyor. Aynı kafada olduklarından... Mantıklı analizlerle başlayıp manyakça sonuçlara varan ilgi manyağı bir adam Dugin! Diğer saptamalarını bir köşeye koyayım, şu Epstein skandalından çıkardığı sonucu paylaşayım. Biraz uzun ama saçmalıklar silsilesini anlamak için önemli... Sosyal medya hesabında Epstein'ı yöneten siyonistlerin tarihsel düzlemde Sabatay Sevi ile Yakob Frank'ın izinden gittiklerini iddia ediyor Dugin, devamı akla zarar: "Epstein fenomenini anlamak için şunu bilmeliyiz: Batı modernliği hümanizm, ateizm, materyalizm ve şüphecilikle başladı. 'Tanrı yok, Şeytan yok... Din yok, bilim var...' Ama bunlar zaten Şeytan'ın oyunları, yalan ve iftiraları, sahte haberleriydi. Şimdi maskeler düştü. Hani Tanrı yoktu? Ama Şeytan işte burada! Elitler hâlâ geniş kitlelere ateizmi vaaz ediyor. Ancak onlar bilinçli olarak Şeytan kültünü, Şeytan'ın inancını benimsiyorlar. Yamyam ritüelleri, cinayetler, çocukların kurban edilmesi, tecavüzler... Bütün bunlar Batı modernliği, bilim ve ateizmle başladı. Batı modernliği Deccal'in kendisidir. Daha önce örtülüydü, şimdi şeffaf biçimde karşımızda. Dolayısıyla teknik ilerleme aslında hiç de ilerleme sayılmaz; üstelik bu, tarafsız bir şey de değildir. Bilim-teknik, Deccal'in egemenliğini kurmak için birer araçtı. Bu nedenle genel anlamda yapay zekâ (AI) Şeytanî zihnin fiziksel tezahürüdür".
HÜMANİZM, BİLİM VE LAİKLİĞİ HEDEFLERİNE KOYUYORLAR!
Hedefe koyduklarına bakar mısınız? Hümanizm, materyalizm ve şüphecilik!.. Engizisyon kafasında bir papazdan tek farkı ortodoks bir yobaz olması. Benzer argümanları öne sürenlerin İhvancılar, tekfirci selefîler olduğunu da hatırlatmaka fayda var. Ve ne yazık ki, bu kadar saçma sapan bir şey söylemese de, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de benzer argümanlar kullanabiliyor. Önce 2023 yılında bir konuşmasından kısa bir alıntı yapayım: "Pedofiliyi normalleştirdiler. Bakın aileyi yok etmeye çalışıyorlar. Dinleri yok etmeye çalışıyorlar. Çocuklarını suiistimal ediyorlar. Cinsiyetsiz bir tanrı duyurmaya hazırlanıyorlar. Elitler kafayı yemiş durumdalar. Bunun tedavisi de yok. Çocuklarınızı koruyun”. Bir açıklaması daha var, onu da ekleyeyim: “Batı, şeytanî pedofiller tarafından yönetiliyor. Aile kurumunu, kültürlerinin tarihsel kimliğini yok ediyorlar. Ve çocuklarla ilgili çeşitli sapkınlıklar yapıyorlar. Pedofili yeni norm olarak kabul ediliyor. Satanizm, okültizm ve büyücülükle savaş halindeyiz…”
SEKÜLER AHLÂK DİYE BİR ŞEY VARDI, NE ÇABUK UNUTTULAR!
"Dinleri yok etmeye çalışıyorlar" cümlesine takılıyorum. Her siyasî ve jeopolitik gelişmeyi çok iyi okuyabilen bir siyasetçinin Epstein skandalından bu sonucu çıkarması mümkün mü? Bence değil; öyleyse bilinçli bir çarpıtma yapıyor olsa gerek. Çünkü aynı adam seküler ve yurtsever yorumlar yapan biriydi. Hem de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) seküler ahlâkını, modernizminin olumlu mirasını alabilen, o dönemin ürünü bir istihbaratçı niye böyle konuşur? Neden bu gerici ve statükocu söylemlere başvurur?
Büyük olasılıkla kurnazca bir 'batıyı şeytanlaştırma' argümanı olduğu için... Oysaki batının şeytanlığı da, doğunun şeytanlığı da aslında aynı şeye, din istismarıyla devlete hâkim olan oligarşinin eserinden başka bir şey değil! Hadi her şeyi bir kenara bıraktım, yüzyıllarca Rus toplumunu geri bıraktıran hanedan, ordu ve rahiplerin oligarşik ittifâkı değil miydi? Cahil bıraktırılmış köylülerin Yahudi pogromları yapmasını teşvik eden bu oligarşiden başka bir şey miydi? Sonrasında Slav olmayan halkları hor gören ve itip kakan da bu zehir değil de neydi? Rusya da bir doğu uygarlığı! Demek ki mesele batı-doğu meselesi değil!
KREMLİN YILLARDAN BERİ BİLMİYOR MUYDU?
Bu arada aklıma takılan bir soruyu da sormadan geçmeyeyim. Kremlin yıllardan bu yana bu iğrenç ağdan haberdar değil miydi? Hani şu Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) ajanı, 'Kızıl Ajan' lakabıyla tanınan ve asıl adı Anna Vasilyevna Kuşçenko olan 41 yaşındaki Anna Chapman, FBI'ın yürüttüğü operasyonla 2010'da yakalanmış, aynı yıl ABD Rusya arasındaki mahkûm değişimi programı kapsamında ülkesine iade edilmişti. Kuşçenko, Epstein ağıyla irtibatlıydı ve bu bilgilerin önemli kısmını iletmemiş miydi Kremlin'e? Ve büyük olasılıkla birkaç yıl beklettikten sonra bu bilgileri dünya kamuoyuna sızdıran da Rus istihbaratı değil mi? Niye bu kadar beklendi? Bu soru da burada dursun!
CUMHURİYET DEĞERLERİNE SALDIRI İÇİN EK BİR FIRSAT!
Küresel gericilik gemi azıya almış görünüyor. Putin böyle açıklamalar yaparsa siyasal islamcılar durur mu? Onlar açıklamayla da yetinmiyor, Suriye'de tekfirci selefîlerle İhvancılar'ın iktidarı eline geçirmiş olmasının verdiği şımarıklıkla fiilen laikliğe saldırılar düzenliyor. Üstelik artık kendileri 'azgın azınlık' oldukları halde bu böyle... Mesele aslında laiklikle sınırlı değil, eğer ki bu kaleyi yıkabilirlerse ondan sonrasında ne hukuk devletinden, ne insan haklarından ne de devlet aklı ve yurttaşlık bilincinden söz etmek mümkün olacak. Hedefleri çok belli; modernizmin önemli kazanımlarından olan cumhuriyet değerlerini yerle bir etmek. Ve şu anda uluslararası siyasî konjonktürün böyle bir fırsat sunduğunun farkındalar. Neyse ki hâlâ bu ülkede yurtseverler ve modernizmin, rasyonalizmin, hümanizmin olumlu yanlarını benimseyen onlardan daha kalabalık bir topluluk var. Şimdi birlik olmak ve gerek ulusal gerek uluslararası ölçekte bu gericiliğe karşı mücadele verme zamanı... Eğer bugüne kadar olup biteni sadece izlemekle yetinenler varsa, 'Laiklik Bildirisi'ne destek vermekle başlayabilirler.