El alem ne der?

Dıştan yönetilen tip; davranışlarını, çevresindeki öteki kişilerin kendisiyle ilgili beklentilerine göre düzenleyen kişidir. Açıkçası bu anlayışın temeli, “El âlem ne der?” mantığıdır. İlk önce bu mantığın birey ve toplum üzerindeki etkilerine değinildikten sonra, bu anlayışı hazırlayan eğitim koşullarına değinilecektir.

Dıştan yönetilen tip; yani “El âlem ne der?” anlayışıyla yaşayan bir insanın kendini yaşayamayacağı ve psikolojik iyilik açısından da istenen ölçüde olamayacağını savunmak, abartı olarak kabul edilmemelidir. Çünkü psikolojik iyilik, bir ölçüde bağımsız olmayla da ilgilidir. Pekâlâ, bu anlayışın nasıl yürüdüğünün değerlendirilmesini okuyucuya bırakıyorum.

Diğer taraftan, dıştan yönetilen tip anlayışı bakımından sağlıklı bir değerlendirme yapmak için eğitim düzenimize de bakmak gerekmektedir. Bu anlamda aile ve okul eğitimi ele alınmak zorundadır.

Çok genel anlamda, dıştan yönetilen tipe neden olan özellikler ülkemiz açısından şu şekildedir: Maalesef çocuklar, kendilerini ilgilendiren kararlara, ebeveynlerin eğitiminin beklenen düzeyde olmaması nedeniyle katılamamaktadır. Ebeveynlerin eğitim durumunun istenen düzeyde olmamasının önemli nedenlerinden biri de yıllardır AKP iktidarıdır.

Durum böyle olunca da demokrasi ülkemizde bir türlü yerleşememektedir. Yine demokrasinin yerleşememesinin nedenlerinden biri, erkek egemen bir aile ve yönetim anlayışına sahip olmamızdır.

Yıllardır süren AKP iktidarının yönetimindeki ülkemizde, erkek egemen toplum özelliğini aşamadığımızdan yaşanan sorunların devam etmesi şaşırtıcı bir durum değildir. Ülkemizde, özellikle erkek egemen toplum yapısında, kadınlar ve çocuklar sözlü ve fiilî şiddet görmektedir.

Ancak siyasi iktidar, bu sorunları aşmak yerine ebeveynlere çok çocuk edinmeleri yönünde telkinlerde bulunmaktadır.

Diğer tarafta ise okullarda, geleceğin yetişkinleri olacak çocuklar etkili bir eğitim alamamaktadır. Çağdışı müfredat, demokratik bir yönetim anlayışına sahip olunmaması, etkili olmayan öğrenme-öğretme süreci ve öğretmen sorunları, demokratik bir toplum olmaktan oldukça uzaktır. Durum böyle olunca, geleceğin yetişkinleri olacak çocukların demokratik bir anlayış geliştirmeleri de engellenmektedir.