İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasından bu yana 103'üncüsü düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde bugün adres Kütahya.
Vatandaşlar Kütahya'da erken saatte miting alanını doldurdu. CHP Kütahya İl Başkanı Tamer Yenikaya, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı mektubu okudu.
İşte İmamoğlu'nun mektubu;
"Paylaşmanın ve hoşgörünün, adaletin ve dayanışmanın şehri, güzel Kütahya… Kütahyalılara kocaman bir merhaba. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, mert ve onurlu gençler, güzel yüzlü çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, özlemle selamlıyorum. Sizleri hasretle kucaklıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Kütahya’da hayata geçirmek için tüm gücüyle çalışan Eyüp Kahveci Başkanıma ve örgütümüzün mücadeleci ruhunu temsil eden, il başkanım Tamer Yenikaya’ya teşekkür ediyorum. İl başkanımızın nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.
Sevgili kardeşlerim, demokrasimiz bu denli ağır bir sınavdan hiç geçmedi. Herkes için özgür ve onurlu bir hayatın, insanca ve hakça bir düzenin var olması için inşa ettiğimiz Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kendi kaderini elinde tutamayan bir millet, er ya da geç silinip gider. Millet, kendi kaderine ancak egemenlik kayıtsız şartsız kendisinde olursa sahip çıkabilir. İşte bu yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, Cumhuriyet’i kurdular ve bize özgür, onurlu bir hayat armağan ettiler.
“MİLLETİN EGEMENLİĞİ SALDIRI ALTINDADIR”
Ne yazık ki bugün, milletin egemenliği saldırı altındadır. Milli irade yargı eliyle gasp edilmektedir. Seçilmiş belediye başkanlarının haksız hukuksuz bir şekilde, iftira ve yalan beyanlarla mahkeme önüne çıkarılması, üstelik tutuklu yargılanmaları milli iradeye yapılmış bir darbedir. 15,5 milyon seçmenin oyuyla aday gösterilmiş, 25 milyon vatandaşın imzasıyla desteklenen bir Cumhurbaşkanı adayının birtakım gizli tanık iftiralarına dayanılarak, kumpas davalarıyla tutuklu yargılanması milli iradeye darbedir.
Bu siyasi amaçlı yargı saldırılarının muhatabı bizleriz ama asıl hedef millettir. Milletimizin siyasi tercihlerini özgürce yapma ve iktidarı değiştirme hakkını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bir yıl boyunca asılsız iddialar, iftiralar, organize karalama kampanyalarıyla bizi yargılanmadan suçlu ilan ettiler. Ancak kimseyi ikna edemediler. Biz, masum ve haklı olmanın özgüveniyle, ‘Duruşmaları canlı yayınlayın, millet gerçeği görsün’ dedikçe, onlar kaçtılar. Suçluların telaşıyla, iftiracıların arsızlığıyla kaçtılar.
“YARGILAMA BAŞLAYINCA, KUMPASLARI ÇÖKTÜ”
Yargılama başlayınca, kumpasları çöktü. Bizlerin ve milletimizin başına örmeye çalıştıkları çorap kendi ellerine, ayaklarına dolanmaya başladı. Milletimiz, o iftiracıların gerçek yüzünü bir kez daha gördü. Onun için Silivri Zindanında kurulmuş olan mahkemede biz yargılanmıyoruz. Orada biz yargılıyoruz, biz! Siyasi rakibini devre dışı bırakmak, milletin iradesini baskı altına almak için organize işler çevirenleri yargılıyoruz. Birkaç güdümlü yargı mensubuyla milletin iradesine el koymaya kalkışanları biz yargılıyoruz. Kendini milletten üstün gören, devleti ailesinin tapulu malı zannedenleri yargılıyoruz.
Haksızlığın ve zorbalığın gölgesinde dolaşanlar temize çıkmak istiyorlarsa yapacakları şey bellidir: Sandığı bir an önce milletin önüne koyacaklar. Çünkü Türkiye'nin derin ve acil sorunları ancak özgür, adil ve şeffaf bir seçimle aşılabilir. O sandık gelecek. Adaletin ve bereketin habercisi olarak gelecek. Bu güzel vatanın 86 milyon yurttaşı huzur içinde ve kardeşçe yaşayacak. Her yerde ve herkes için önce adalet ve hürriyet egemen olacak. Kimse eşitsizliğe, ayrımcılığa, haksızlığa maruz kalmayacak. Bu büyük baskı, zulüm ve sefalet dönemi er geç son bulacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.