İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasından bu yana 93'üncüsü düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde bugün adres Burdur.
Yurttaşlar erken saatte miting alanını doldurdu. CHP Burdur İl Başkanı Barış Ayten, Ekrem İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı mektubu okudu.
İşte İmamoğlu'nun mektubu ;
"Kıymetli Burdurlular, benim sevgili vatandaşlarım, kıymetli hanımefendiler, değerli beyefendiler, başı dik gençler, güzel yüzlü çocuklar. Her birinize sevgiyle ve hasretle sarılıyorum. Sizleri çok özledim.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin icraatçı ve halkçı uygulamalarını güzel Burdur'da hayata geçirmek için her zaman canla başla çalışan kıymetli başkanım Ali Orkun Ercengiz'e teşekkürlerimi sunuyorum. Örgütümüzün güçlü, azimli ve kararlı iradesini temsil eden il başkanımız Barış Ayten'e ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.
Demokrasi tarihimizin en zorlu döneminden geçiyoruz. Cumhuriyetimizin temel ilkeleri baştan sona geçersiz kılınmak isteniyor. Oysa biz cumhuriyetimizi özgür ve onurlu bir yaşamın güvencesi olsun diye kurduk. Cumhuriyet bizim için herhangi bir rejim tercihi değildi; milletçe var olma, ayakta kalma meselesiydi. Egemenliğe sahip olmayan bir millet yok olur gider.
Onun için Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları ülkemizin geleceğini cumhuriyette gördüler. Çünkü bu topraklarda egemenliğin kayıtsız şartsız millette olması ancak cumhuriyet ile sağlanabilirdi. Ne acı ki bugün milletin kendine ait egemenliğini kullanması yargı marifetiyle engellenmeye çalışılıyor. Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanması açıkça bir milli irade gaspıdır. 15,5 milyon oyla görevlendirilmiş bir cumhurbaşkanı adayının tutuklu yargılanması milletin egemenliğini baskı altına alma girişimidir.
Tutukluluğumuz ilk günden beri haksızdı, hukuksuzdu. Bugün ise katmerli bir zorbalığa dönüşmüştür; çünkü deliller çoktan toplanmış, iddianame çoktan hazırlanmıştır. Bizlerin tutuksuz yargılanmamız halinde ülkeden kaçacağımızdan şüphe duyan tek bir sağduyulu vatandaşım yoktur.
Aslında bizi zindana atan akıl da bundan şüphe duymuyor. Onlar sadece seçim kazanacağımızdan şüpheleniyorlar. Haklılar. Ne kadar şüphelenirlerse şüphelensinler, çünkü biz kazanacağız. Kazanacağız ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerini eksiksiz hayata geçireceğiz.
Biz Cumhuriyet'i bu aziz vatanda yaşayan herkes eşit olsun diye kurduk. Yalnızca kanun önünde değil; tüm haklar, tüm fırsatlar karşısında eşit olsun diye kurduk. Biz Cumhuriyet'i 'milletim ne derse o olsun' diye kurduk. Devlet milletin emrinden çıkmasın, kurumlar ve kurallar çerçevesinde hareket etsin diye kurduk. Biz Cumhuriyet'i bir arada, kardeşçe yaşayalım diye kurduk. Biz Cumhuriyet'i kimsesizlerin kimsesi olsun diye kurduk.
Cumhuriyet bizim tarihimizdeki en büyük uzlaşmanın, en geniş mutabakatın adıdır. Ülkemizin güzel geleceğini de yine en büyük uzlaşmayla, en geniş mutabakatla kuracağız. Devlet milletin olacak. Bütün gücüyle, bütün yetkileriyle, bütün imkan ve kaynaklarıyla devlet milletin olacak.
Baştan sona adalet işleyen; herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyen; üretim odaklı, bereketli bir düzen kuracağız. Bu yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık olmayacak, liyakatsizlik olmayacak. Biz siyasi rakiplerimizle uğraşmaya değil; sorun çözmeye, çare bulmaya geliyoruz. Biz vatandaşın inancıyla, fikriyle, yaşam tarzıyla değil; refahıyla, mutluluğuyla, huzuruyla ilgilenmek için geliyoruz. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket etmeye geliyoruz.
Az kaldı. Günü gelecek, devletin gücünü kendi gücü zannedenlere millet sandıkta hadlerini bildirecektir. Herkes hayalini kurduğu, özlemini duyduğu, hak ettiği hayata kavuşacak. Her şey çok güzel olacak! Her şey çok güzel olacak!"