Dünyanın gözü kulağı ABD ile İran arasında bugün İslamabad kentinde başlayan barış görüşmelere kilitlendi. Günlerce sürmesi beklenen müzakerelerden ilk fotoğraf karesi geldi. Görüşmeler öncesi ABD Başkanı Trump'tan tehdit geldi. Trump, barış anlaşmasına varılmaması halinde ABD'nin İran'daki askeri harekatına daha da yoğun bir şekilde devam edeceği konusunda uyardı.
Barış görüşmelerinde ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance, özel elçi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump'ın damadı Jared Kushner başkanlık edecek.
İran ajansı Tasnim'in haberine göre, İran'ın İslamabad'daki heyeti müzakereciler, uzmanlar, medya temsilcileri ve güvenlik dahil 71 kişiden oluşuyor. İran parlamento başkanı Muhammed Bagher Ghalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi'nin de yer aldığı heyete liderlik ediyor.
İran ile ABD arasındaki müzakerelerin karmaşıklığı ve yüksek hassasiyeti göz önüne alındığında, İran heyetinin yalnızca ana müzakerecileri değil aynı zamanda gerekli istişareler için teknik ve uzman komiteleri de içerdiği belirtildi.
İslamabad’da yapılacak görüşmeler, geçici ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. İran tarafı kalıcı bir anlaşma için güvenlik garantileri talep ederken, ABD’nin uzun vadeli taahhütlerine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ifade ediliyor.
Müzakereler, Pakistan’ın arabuluculuğunda ilan edilen iki haftalık ateşkesin ardından gerçekleşecek. İran’da ekonomik sıkıntılar ve Hürmüz Boğazı’ndaki artan gerilim, müzakerelerin seyrini belirleyecek önemli faktörler arasında yer alıyor.
Trump yönetiminin 15 maddelik teklif tam olarak açıklanmasa da, İran'ın nükleer silah kullanmamayı taahhüt etmesi, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmesi, Tahran'ın savunma yeteneklerinin sınırlandırılması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içerdiği söyleniyor.
KRİTİK 5 MADDE
1. Lübnan ve Hizbullah Meselesi:
İran, Lübnan’daki Hizbullah örgütüne desteğini sürdürürken, İsrail bölgedeki askeri operasyonlarını artırdı. İsrail, Hizbullah’ın varlığını kendi güvenliği için doğrudan tehdit olarak görüyor ve bu nedenle ateşkes tekliflerini reddediyor. İran’ın Hizbullah’a desteği, müzakerelerin en zorlayıcı konularından biri olarak öne çıkıyor.
2. Hürmüz Boğazı’nın Kontrolü:
İran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü güçlendirmek için yeni uygulamalar getiriyor. Bunlar arasında, petrol ve diğer deniz taşımacılığında geçiş ücretlerinin İran riyaliyle tahsil edilmesi gibi adımlar yer alıyor. Bu durum, bölgedeki ticaret ve enerji nakliyatını riske atarken, uluslararası toplumda endişe yaratıyor.
3. Uranyum Zenginleştirme Hakkı:
İran, sivil amaçlı uranyum zenginleştirme hakkını savunuyor ve bu faaliyetlerin devam etmesini istiyor. ABD ise İran’ın nükleer programını sınırlandırmak ve zenginleştirme faaliyetlerini durdurmak istiyor. Bu konu, müzakerelerdeki en kritik ve çözümü zor anlaşmazlık maddesi olarak görülüyor.
4. Bölgesel Vekil Güçler ve Etki Alanları:
İran’ın Lübnan, Yemen, Gazze ve Irak’taki müttefikleri, bölgesel güç dengelerini etkileyen önemli aktörler olarak kabul ediliyor. İsrail, bu vekil güçleri kendi varlığına yönelik varoluşsal tehdit olarak değerlendiriyor. Bu durum, bölgedeki gerilimlerin devam etmesine ve müzakerelerin karmaşıklaşmasına yol açıyor.
5. Yaptırımlar ve Dondurulmuş Varlıklar:
İran, yaklaşık 120 milyar dolar değerindeki dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor. ABD ise bu konuda taviz vermeye yanaşmıyor. Bu ekonomik konu, müzakerelerin finansal boyutunu oluşturuyor ve taraflar arasında önemli bir pazarlık unsuru olarak duruyor.




