MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfı'nda (TATSAV) konuşma yaptı. MHP'nin resmi internet sitesinde yayımlanan metne göre Bahçeli, konuşmasında özetle şunları kaydetti:
"Milletimiz ve devletimiz tarihin pek çok virajında uçurumun kenarına itilmiş, ancak feraseti, cesareti ve kimliğinin gücüyle her seferinde insanlık tarihindeki yolculuğunu kuvvetlenerek sürdürmeyi bilmiştir. Ne zaman ve ne şekilde olursa olsun Türk milletini yok etmeye çalışanların ensesinde bozkurtun nefesini her daim hissettirmeye yeminliyiz. Günümüzdeki savaş ve oyunlar insanlık tarihi boyunca görülen örneklerinden çok daha çetin ve çetrefillidir. Nitekim Türkiye bir yandan terör örgütleri eliyle yıpratılmaya çalışılmış, bir yandan da uluslararası yaptırımlar devreye girmiştir. Dış destekli demokrasi dışı girişimlerle istikrarsızlık oluşturulmuştur. Türkiye’nin şahlanışı her seferinde türlü oyunlarla engellenmeye çalışılmıştır.
Partimiz Türk siyasi hayatında yer aldığı dönemde gayri milli her türlü unsurun, Türk ve Türkiye düşmanlarının daima korkulu rüyası olmuştur. Büyük Türk milletini ve devletini yok etmek isteyen dahili veya harici mahfillerin karşısında en önemli caydırıcı güç olarak hep milliyetçi-ülkücü hareket durmuştur. Bu şuurla partimiz kökeni, anasının dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun muhterem vatandaşlarımızı hedef alan her türlü tehdit ve tehlike karşısında milletçe bir ve beraber olabilmek için siyasi mücadelesini sürdürmektedir.
"Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir"
Muradımız milli birliğimizi güçlendirmektir. Türkiye'nin ve Türk milletinin ayağındaki tüm prangaları söküp atmaktır. Bin yıllık kardeşliğimizden aldığımız ilhamla bu topraklarda barış ve huzuru baki kılmaktır. Türkiye'yi tehdit eden gelişmelere karşı daha güçlü mukabele edebilmek, hep birlikte Türkiye olabilmektir. Terörsüz Türkiye derken kastettiğimiz budur. Milli birliğini kuvvetlendirmiş bir Türkiye, ekonomik ve sosyal kalkınmasını elbette daha kolay bir şekilde gerçekleştirecektir. Bu cümleden olarak Türkiye'mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir.
"Terörsüz Türkiye'ye şaşı bakanlar, milli birliği sabote etmek için el ovuşturanlar ve İsrail'e kukla olanlar hepsi birden açığa düştü"
'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz, İstikrarlı Bölge' hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedefleri engellemek istiyorsa maksatlıdır. 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmayı amaçlayanlar Türkiye ve Türk milletinin hasımları yahut onların işbirlikçileridir. Bunlar ülke, millet hatta insanlık için faydalı işleri itibarsızlaştırma, toplumsal güveni aşındırma ve devlet kapasitesini zayıflatmaya memur edilmiş tiplerdir. Türkiye'nin bağımsız, kendi ayakları üzerinde duran, kurumsal olarak güçlenmiş, küresel ölçekte söz sahibi bir aktör haline gelmesini hazmedemeyen zavallılardır. Ancak terörsüz Türkiye yolunda bir bir aşılan engeller sonucu alınan mesafe karşısında Terörsüz Türkiye'ye şaşı bakanlar, milli birliği sabote etmek için el ovuşturanlar ve İsrail'e kukla olanlar hepsi birden açığa düşmüştür.
Kırılganlıklar devam etse de artık Suriye terörden tamamen arındırılma aşamasına gelmiştir. Suriye Cumhuriyeti'nde üniter, tek Suriye yolunda yeni bir denklem, yeni bir yapı oluşmuştur. Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur. Zira barış ve huzur ortamında herkes kazanacaktır. Suriye'de yaşanan son gelişmeler, Türkiye'nin milli huzur ve güvenliği, 'Terörsüz Türkiye' hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir. Bu bağlamda, kapsayıcı, toplumsal uzlaşıyı önceleyen ve terör örgütlerinden arındırılmış 'tek Suriye'nin inşası, söz konusu hedeflere doğrudan hizmet edecek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır.
"Başta İran olmak üzere bölgemiz yeni çatışmalara gebedir"
Partimizin kuruluşunun 57'nci yıl dönümü de 'Terörsüz Türkiye' hedefinin somutlaştığı, bölgesel istikrarın milli güvenlikle bütünleştiği hayırlı bir döneme rastlamıştır. Suriye'de olumlu gelişmeler yaşanırken; dünya huzursuz, başta İran olmak üzere bölgemiz yeni çatışmalara gebedir. Küresel sistem, son yıllarda eş zamanlı ve çok katmanlı krizlerin belirlediği istikrarsızlık sürecinden geçmektedir. Benzer şekilde, Ukrayna-Rusya savaşı başta Türkiye'nin çabaları olmak üzere askeri ve diplomatik tüm girişimlere rağmen kalıcı bir barışla sonuçlandırılamamış, Avrupa güvenlik mimarisinde uzun vadeli belirsizlikleri derinleştirmiştir.
Gazze'de ilan edilen ateşkese karşın, sivil halkın beslenme, barınma ve temel insani ihtiyaçlara erişiminde yaşanan ciddi yetersizlikler, insani krizin yapısal niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir. Küresel adalet yerlerde sürünmekte, mazlumların feryatları her coğrafyadan duyulmaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yeni bir çatışma iklimi oluşmaması için tüm insani ve diplomatik çabayı iyi niyetle ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir. Dileğimiz aklın, izanın ve sağduyunun hakim olması, bölgemizde huzurun ve barışın tesis edilmesidir.
"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapısını güçlendirmek zorundayız"
Önümüzdeki dönemde Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için kararlılıkla çalışacak milli birlikle gücümüze güç katacağız. Türkiye, bir kutup başı gibi sivrilirken küresel sistemde belirleyici bir aktör haline gelecektir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsal yapısını güçlendirmek, devlete kattığı değeri daha ileri taşımak zorundayız. Bu çerçevede demokratik hukuk devleti güçlendirilmeli, devlet ve toplum düzenini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle bütünüyle uyumlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ekonomik ve sosyal politikalar dar gelirli vatandaşlarımızı koruyacak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Devlete yuvalanarak varlığımızı ve birliğimizi riske atan, hala aktif olan kripto damar FETÖ ile benzeri her türlü yapının kararlılıkla üzerine gidilmelidir.
İhanetlere karşı dikkatli olmalı, zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalı, yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız. Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir. Zira Türk siyasetinin bir ahlak reformuna, yeni bir kalkınma hamlesine, istikametini milletimizin hedef ve özlemlerinden alan muhtevalı bir toparlanmaya ihtiyacı vardır.
57 yılda Partimiz büyüyerek, daha güçlenerek emin ve ehil ellerde geleceğe taşınmaktadır. Türk siyasetinde müstesna bir yere sahip olan MHP, köklü bir siyasi gelenekle birlikte demokrasinin, milli birliğin ve toplumsal uzlaşmanın temsilcisi ve temincisi olmuştur. Demokratik siyasi kültürü, uzlaşma ve sorumluluk ahlakını önde tutan bir siyaset ve yönetim anlayışının yerleşmesinde öncü rol oynamıştır. Şartlara göre şekil alan değil, ilkelere göre yön tayin eden bir anlayışa sahiptir. Partimizin siyasal duruşunun merkezinde milli birlik ve beraberlik yer almaktadır.
Bu yönüyle 57 yıldır, milli ve manevi değerlerin tamamını esas alarak siyasal ve toplumsal merkezin temsilcisi olmuş, ortak değerlerin bütünleştiriciliğine odaklanmıştır. Türk milletine milli, manevi ve insani açılardan seslenen; sevgiyi, adaleti, özgürlüğü, barışı ve güven içinde gelişimi amaçlayan Türk Milliyetçiliği anlayışı sorunlara bakışımızın ve çözüm önerilerimizin temelini oluşturmaktadır. Partimiz temel görüş ve ilkelerine bağlı kalarak, dünyadaki değişimi ve gelişimi doğru okuyan, Türk milletinin beklentilerini en üst seviyede karşılamak için program, hedef, politika ve projelerini, milletimizin ve insanlığın yararını gözeterek sürekli geliştiren dinamik bir partidir.
Milliyetçilik anlayışımız, zamanlar üstü bir muhtevaya sahip olmasının yanı sıra çağın ruhunu da kavramaktadır. Tam bağımsız ve lider ülke Türkiye'nin tarih sahnesinde yerini alması için üzerimize ne düşüyorsa yapmanın azmindeyiz. MHP, 'devlet ebed müddet, millet ebed müddet' felsefesinin, tarihin derinlerinden duyulan Kızılelma çağrısının, Turan ülküsünün ve i'la-yı kelimetullah davasının teslim alınamaz siyasi burcudur. Refah ve mutluluk, hak ve adalet, güçlü bir demokrasi, huzur içinde bir hayat, ahlaklı bir kalkınma için Türk milletinin ümididir. Şartlar ne olursa olsun bu güne kadar milli birlik ve dayanışma ruhumuzu zayıflatmak, bin yıllık kardeşlik hukukumuzu zaafa düşürmek için oyun içinde oyun kuranlara fırsat vermedik, göz açtırmadık.
"Kem sözlere itibar etmiyoruz"
Nerede bir zulüm varsa, hangi coğrafyada haksızlık yaşanmışsa, tarafımızı ve tercihimizi insanlıktan yana belirledik, demokrasi düşmanlarına karşı milli iradeden yana tavır aldık. Çünkü biz politikalarının merkezine insanı koyan, demokrasi ile milliyetçiliği ikiz kardeş kabul eden MHP'yiz. İnancımız odur ki; Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı, millet sevdalısı MHP ve Cumhur İttifakı eliyle adım adım inşa ve ihya edilecek, lider ülke Türkiye ülkümüz gerçekleşecektir. Bu doğrultuda, azimle, inançla, gayretle çalışıyoruz. Kem sözlere itibar etmiyoruz. Partimizi ve ülkemizi kötü gösterme yarışında olanlara dönüp bakmıyoruz. Terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmeye odaklanırken, milletimizin haklı taleplerini karşılamak ve toplumsal meselelere çözüm üretmek için çalışmayı ihmal etmiyoruz. Kim ne yaparsa yapsın tahriklere kapılmayacak, Türkiye ve Türk milleti için çalışmaya devam edeceğiz. Yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız. Ufkumuz aydınlık, geleceğimiz parlak, yarınımız bugünden daha iyi olacaktır."





