Haber

Depremde 42 kişiye mezar olan binaya imar verenler de asli kusurlu...

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde 42 kişinin hayatını kaybettiği Bad-ı Saba Konutları A Blok davasında beklenen bilirkişi raporu dava dosyasına girdi.

Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesi Güneşevler Mahallesi'nde bulunan Bad-ı Saba Konutları A Blok'unun 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu 42 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.

Binanın yıkılmasına ilişkin müteahhit, statik proje müellifi ve şantiye şefi Şahin Avşaroğlu ile ortağı İsmail Avşaroğlu, mimari proje müellifi Hülya Kaptanoğlu, şantiye şefleri Ömer Faruk Tatarlı ve Ali Enes Çakallıoğlu, zemin etüt raporu müellifi Lutfi Varol, yapı denetim firması yetkilisi Ahmet Fatih Tekerek, statik proje uygulama ve denetçisi Hamit Kocabaş, mimari proje ve uygulama denetçileri Hasan Tümer ile Alper Ömer Doğan hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Sanık Şahin Avşaroğlu'nun tutuklu olduğu, diğer 9 sanığın tutuksuz yargılandığı davanın, Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edildi. Uzun süredir Konya Teknik Üniversitesi'nden beklenen ek bilirkişi raporu da 6 akademisyen tarafından hazırlanarak dava dosyasına eklendi.

'Müteahhit yıkımdan asli derecede sorumludur'

ANKA Haber Ajansı'nın ulaştığı bilirkişi raporunda, 6 Şubat depremlerinde ölçülen yer ivmelerinin Bad-ı Saba Konutları A Blok'un tasarım değerlerini aşmadığı, düşük düzeydeki aşımın ise emniyet payı içinde kaldığı ve yıkıma neden olacak düzeyde olmadığı belirtildi.

28 Ekim 2023 tarihli olay yeri inceleme raporuna atıfla, Bad-ı Saba Konutları'nın çevresindeki site ve binalarda yıkım yaşanmadığı, hasarların 'orta' ve 'ağır hasarlı' olarak kayda geçtiği, ancak bu yapıların büyük bölümünün daha az katlı olduğu vurgulanan raporda, 'Fen ve mühendislik kurallarına uygun, sağlıklı bir yapının ortaya çıkması için inşaatın organizasyonunu ve yönetimini üstlenen (zemin etüdü aşamasından yapı kullanma iznine kadar geçen süreçte) ve çalıştığı teknik ekibi seçen binanın müteahhidinin yıkımdan asli derecede sorumlu olduğu düşünülmektedir' ifadesine yer verildi.

Jeoloji mühendisine zemin iyileştirme önerisi sunmaması nedeniyle 'asli kusur' atfı

Raporda, 'paket programlara bağlı kalınmadan binanın deprem davranışının tasarımcı tarafından yorumlanması gerektiği, mimari proje ile oluşan asma kattaki durumun, birinci derece deprem bölgesinde kaçınılması gereken bir zafiyet oluşturduğu' gerekçesiyle statik proje müellifi tali/asli kusurlu bulundu.

Raporda ayrıca jeoloji mühendisi, ilgili alanda oluşabilecek problemlerle ilgili yeterli ve doğru tespitlerde bulunmaması ve zemin iyileştirmeye yönelik gerekli önerileri sunmaması nedeniyle asli kusurlu olarak değerlendirildi. Jeofizik mühendisine yönelik herhangi bir kusur atfı yapılmadı.

Bilirkişi raporunda, yapının taşıyıcı sistem bölümünün inşasında iki farklı şantiye şefinin görev aldığı, deprem etkisinin daha yüksek olduğu kritik alt katlardan (ilk 5 kat) sorumlu şantiye şefinin Şahin Avşaroğlu olduğu ve 'tali kusur' atfedilebileceği ifade edildi.

Zemin etüt raporundaki eksiklikler ve hatalar nedeniyle yapı denetim firması yetkililerinin 'asli kusurlu' olduğu, statik projedeki asma kat kaynaklı tasarım zafiyeti nedeniyle proje kontrollerini yapan teknik personelin 'tali kusurlu' sayıldığı, donatı detaylarındaki kusurlar sebebiyle de inşaat mühendisi uygulama denetçisine 'tali kusur' atfedilebileceği değerlendirildi.

'Çok aktörlü ve çok aşamalı bir ihmal zinciri ortadadır'

Bilirkişi raporunda belediye yetkililerinin sorumluluklarına ilişkin şu tespitler yapıldı:

'Yapıdaki yıkım, zincirleme bir sorumluluk tablosu oluşturmakta ve yapı güvenliğinin sağlanmasında çok aktörlü ve çok aşamalı bir ihmal zincirini ortaya koymaktadır. Bu bakımdan, binanın müteahhidi, betonarme proje müellifi, jeoloji mühendisleri, yapı denetim firması ve görevlilerine ilave olarak proje ve zemin etüt raporunun kontrolünde görev alan personelin de sorumluluklarının bulunduğu düşünülmektedir.

Bad-ı Saba Konutları A Blok'a ait ruhsatlarda zemin etüdü onay tarihi 20 Eylül 2017 olarak ifade edilmektedir. Zemin etüt raporunun kapak sayfasında da 20 Eylül 2017 tarihinde Jeoloji Yüksek Mühendisi Cengiz Murat Özaydın tarafından raporun incelenip onaylandığı görülmektedir. Zemin etüt raporundaki eksiklikler ve hatalardan dolayı, belediye adına incelemeyi yapan teknik personelin de tali/asli kusurlu olduğu değerlendirilmektedir.

Aynı şekilde, statik projede özellikle asma kat seviyesindeki tasarım zafiyetinden dolayı, belediye adına statik projede imzası bulunan teknik personelin de İnşaat Mühendisi Ömer Taşdemir en fazla tali derecede sorumlu olduğu değerlendirilmektedir.

Bu süreç içinde ruhsat ve eklerini denetleyen ve yapım izni veren, onaylayan personel ile teknik kontrolleri bizzat yapmasa da imar müdürü veya başkan, idari süreçlerin doğru işlemesini sağlamakla yükümlüdür. Eğer eksik evrakla işlem yapılmışsa veya teknik personelin uyarılarına rağmen işlem devam etmişse, bu durum görev ihmali sayılabilir. Ancak bu kişiler idari açıdan onay verdikleri için, takdir mahkemenizde olmak üzere, sorumluluklarının olmadığı kanaatine varılmıştır.'

'İmar değişikliği yaparak kat sayısının 15 kat şeklinde değiştirilmesindeki yetkililerin 'asli kusurlu' olduğu değerlendirilmektedir'

Bilirkişi raporunda, Bad-ı Saba Konutları'nın imar durum belgesinde izin verilen yol üstü kat sayısının 8 olarak belirtildiği, zaman içerisinde Belediye Meclisi kararlarıyla kat sayısının 15 kata kadar çıkarıldığı aktarılan raporda, şu değerlendirmelere yer verildi:

'Bad-ı Saba Konutları'nın inşa edildiği bölge, yamaç molozu ve alüvyon özellikli bir zemin yapısına ve heterojen bir zemin profiline sahiptir. Bölgede zemin yüzeyine yakın seviyelerde, anlamlı derinlik içerisinde yer altı suyunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bu özellikteki bir zemin ortamında, imar durumunda değişikliklerin yapılabilmesi için bölgesel olarak detaylı bir zemin araştırması yapılması gerekmektedir. Bu durumda, zeminde bir problem olmadığı tespit edildikten sonra yetkili mercilerin imar durumu değişikliği ve kat sayısı artırımı ile ilgili yetkilerini kullanmaları gerekmektedir. Dava dosyası içerisindeki belgelerden, bu şekilde bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle, imar değişikliği yaparak kat sayısının 15 kat şeklinde değiştirilmesi ile ilgili olan yetkililerin de asli kusurlu oldukları değerlendirilmektedir.'

'Rapor, komisyondan geldiği şekliyle oylandı ve oyçokluğu ile kabul edildi'

ANKA Haber Ajansı muhabiri, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11 Nisan 2017 tarih ve 223 sayılı kararıyla onaylanan meclis kararının özetine ulaştı. İlgili kararda şu ifadelere yer verildi:

'İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı'nın Kahramanmaraş Merkez Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planı'nın Dulkadiroğlu ilçesine ait plan notlarında değişiklik yapılması ile ilgili İmar ve Bayındırlık Komisyon Raporu okunarak, yapılan müzakere neticesinde rapor, komisyondan geldiği şekliyle oylandı ve oyçokluğu ile kabul edildi.'

Bad-ı Saba Konutları davasının bir sonraki duruşması 2 Nisan'da görülecek.