DEM Parti'nin TBMM'de düzenlediği grup toplantısı başladı. Toplantıda, partinin Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konuşma gerçekleştirdi.
Bakırhan, Savunma Bakanlığı'nın Halep'e destek açıklamasına ilişkin Bakan Yaşar Güler'i eleştirdi. Bakırhan, "Dünyadan itidal çağrısı yapılırken Savunma Bakanlığı, 'Halep'e girmeye, Kürtleri dövmeye varız' dedi. Bunu kabul etmiyoruz. Bu Savunma Bakanı, Türkiye'nin Bakanı'dır. Bizleri, Kürtleri de temsil ediyor. Sadece birkaç dakika empati yapsın sayın Bakan" dedi.
Bakırhan ayrıca MHP lideri Devlet Bahçeli'nin DEM Parti eleştirisine yanıt verdi. "Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam TV kanallarını açıp izlesin, parmak sallayan bazı iktidar yöneticilerini bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil barış için el uzatmaktır. Lütfen bunu anlayın" şeklinde konuştu.
Bakırhan, Suriye'de Şam yönetiminin İsrail ile anlaşmasına ilişkin ise şöyle konuştu: "Paris'te İsrail ile istihbarat anlaşmaları yapıp Halep'te Kürt'ün kafasına bomba yağdırmak anti Kürt mutabakatının en kirli halidir. Hani Kürtler İsrail ile ilişki içindeymiş... Utanın ya Paris'te İsrail ile mutabakat yapan Kürtler midir? Yalancı algıcılar... Bunların tek derdi Kürt düşmanlığı, Allah başınıza Kürt kadar taş düşürsün."
"HİÇBİR İKTİDAR YURTTAŞLARININ İRADESİNE RAĞMEN ASLA KALICI OLAMAZ"
Bakırhan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"2026 yılının ilk yılları yeni dönemin habercisi oldu. Kimse başını yastığa güvenli koyamıyor. Dünyada artık kural değil pazarlık işliyor. Egemenlik bir tapu senedi değil her an ilhak edilen bir olguya dönüşmüş durumda. Hukuk iktidarların elinde bir sopaya dönüşmüş durumda.
İçeride toplumsal barışı büyütmek, dışarıda ise halkların dayanışmasını büyütmek gerekir. Kişiselleşmiş rejimleri konuştuğumuz bir zamanda İran'daki gelişmeleri de takip ediyoruz. Sokak, çarşı pazar ayakta. Esnaf, işçi, kadınlar, gençler artık yeter diyor. Özellikle Kürt kentlerinde yoğunlaşan şiddet, rejimin karakterini ortaya koyuyor. Yüksek enflasyonun, işsizliğin altında ezilen halklar barışçıl şekilde itiraz ediyor. Bu itiraz halkların en temel ve meşru hakkıdır. Hiçbir iktidar kendi yurttaşlarının iradesine rağmen asla kalıcı olamaz.
Bizim DEM Parti olarak safımız nettir. Halkların ve ezilenlerin yanında olacağız. Baskının, şiddetin değil demokrasinin, özgürlüklerin yanında olacağız.
"BİZE SESSİZ KALIN DİYORLAR..."
Bütün insanım diyen Kürt'ün, Türk'ün vicdanının meselesi olduğu için biraz Halep gündemi üzerinde durmak istiyorum. Son 10 gündür gözümüz Halep'teydi. Dünya Venezuela'daki haydutları konuşurken yanı başımızda Halep'te sessiz bir soykırım provası yapıldı ve hala yapılmaya devam ediyor.
Şam rejimi ve Türkiye'nin güdümündeki çeteler, IŞİD'in yarım bıraktığı işi tamamlamak üzere harekete geçtiler. Şeyh Maksut ve Eşrefiye'nin 100 yıllık sakinlerine terörist diyorlar. Bunu diyenler algı oluşturuyor. O yüzden biz canlı yayınlarda IŞİD'in mahallelere akın ettiğini gördük.
Bize sessiz kalın diyorlar, asla sessiz kalmayacağız. Bu zulmü onaylamayacağız. Biz bu zihniyeti tanıyoruz. Kobani'de vahşeti dayatan o karanlığı biz çok iyi biliyoruz. Buradan karanlık hesapları yapanlara sesleniyoruz. Kürtleri soykırım kıskacında tutarak çürümüş rejimlerinizi ayakta tutamayacaksınız. Biz izin vermeyeceğiz. Suriye'nin sorunu topraklarını savunan Kürtler değil, Suriye'nin sorunu inançlarını koruyan Aleviler, Dürziler hiç değildir. Suriye'nin sorunu selefi, ırkçı yönetim anlayışıdır.
"BU SAVUNMA BAKANI, TÜRKİYE'NİN BAKANI'DIR"
Dünyadan itidal çağrısı yapılırken Savunma Bakanlığı, "Halep'e girmeye, Kürtleri dövmeye varız" dedi. Bunu kabul etmiyoruz. Bu Savunma Bakanı, Türkiye'nin Bakanı'dır. Bizleri, Kürtleri de temsil ediyor. Sadece birkaç dakika empati yapsın sayın Bakan. Biraz vicdan, Kürt ne yapsın. Yetmedi mi, ne istiyorsunuz Kürt'ün Halep'te yaşadığı mahallelerden... Kürt'e parmak sallandığınız gibi parmak sallamanız gereken yerler var ama ona gücünüz yetmiyor. Hangi ülkenin TV kanallarında bu kadar Kürt düşmanı program yapan başka bir ülke var? Mesele Kürt olunca niye celalleniyorsunuz?
"İSRAİL İLE MUTABAKAT YAPAN KÜRTLER MİDİR?"
Şam'ın 50 kilometre ötesinde Golan'da başka ülkelerin bayrakları dayanırken, İsrail Şam'ın göbeğinde Başkanlık binasını bombalarken görünmez olan o egemenliğiniz söz konusu Kürtler olunca bir anda görünüyor oluyor.
Halep'te hastaneler vuruldu, yüzbinler günlerce aç susuz bırakıldı. İsrail'in Gazze'de uyguladıkları Kürtlere karşı uygulandı. Gazze için göz yaşı döküp ertesi gün Halep'i Gazzeleştirmeye çalışanların iki yüzlülüğünü hepimiz görüyoruz. Gazze'ye ağlayıp Halep'e alkış çalan her kimse iflah olmaz bir Kürt düşmanıdır.
Paris'te İsrail ile istihbarat anlaşmaları yapıp Halep'te Kürt'ün kafasına bomba yağdırmak anti Kürt mutabakatının en kirli halidir. Hani Kürtler İsrail ile ilişki içindeymiş... Utanın ya Paris'te İsrail ile mutabakat yapan Kürtler midir? Yalancı algıcılar... Bunların tek derdi Kürt düşmanlığı, Allah başınıza Kürt kadar taş düşürsün.
"SAYIN BAHÇELİ'Yİ DE DİNLEDİK"
Bu salonda sayın Bahçeli'yi de dinledik. Halep konusunda değerlendirmeleri oldu. Birincisi, siyasette olması gerekenlere değil olanlara bakalım. Halep'teki vahşete bakalım. Buradan bakıldığında 10 Mart Mutabakatı'na uymayan Kürtler değil rejimdir. 1 Nisan anlaşması ile SDG, Halep'te militanlarını çekmedi mi, buna rağmen oraya saldırılıyorsa mutabakata uymayan Şam yönetimidir.
Alevilere, Dürzilere açık katliam yapan bugün yönünü Kürtlere çevirmiştir. Bu somut bir gerçek değil mi, biz buna sessiz kalmayacağız sayın Bahçeli. Size düşen oradaki Kürtlerin hakkını müdafaa etmektir. Türk Kürt kardeşliği diyorsunuz alın size fırsatı.
Bahçeli, Kürtler ve Türkler kader ve kederde birliktedir diyor. Kürtler de soruyor neden kader ve keder kısmı hep bize düşüyor. Hani ortaktık. Halep'teki keder biraz da sizi ilgilendirsin. Rejim sivil Kürtler saldırdığında Savunma Bakanı değil mi desteğe hazırız diyen, hani ortaktık, bir Kürt bu durumda ne hissetsin?
Bahçeli haklı bir şey söyledi. Sayın Öcalan'ın rolünü vurguladı. 40 günü aşkındır Öcalan ile görüşme yok. 1 yıldır çağrı yapıyoruz, ortada koşulları ile ilgili bir şey yok. Diyoruz ki Öcalan'ın özgür iletişim koşullarının sağlanması gerekmiyor mu? DEM parti elbette sürecin sağlığı için önerileri olur ve olacaktır. Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa lütfen bu akşam TV kanallarını açıp izlesin, parmak sallayan bazı iktidar yöneticilerini bizzat kendisi görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallamak değil barış için el uzatmaktır. Lütfen bunu anlayın."