CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması talebiyle yaptığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 86'ncısı bugün Çorum'da yapıldı. Onbinlerce insanın katıldığı mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "AK Parti'nin kara düzeni gidecek, yerine halkın iktidarı gelecek." dedi.
Özgür Özel, konuşmasında, "Gün gelecek, çok uzun zaman değil, bu kardeşiniz tekrar burada olacak. Seçim için olacak, erken seçim için olacak, Çorum sandığın ucundan tutacak, bunların yakasını bırakmayacak. Size söz veriyorum; bir devri kapatıp bir devri açacağız. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak" dedi.
Özel, şöyle devam etti: "Pijamayı çıkarıp kumandayı bırakıp buralara gelirsen, senden bir başka evde oturan cesaret alacak. Senden umudu kalmamış birisi umut bulacak. Ne zaman ki herkes sokakta olacak, ne zaman ki herkes meydanda olacak. İşte o gün seni sömüren, hakkını yiyen, maaşına zam, ürününe fiyat vermeyenler iktidarı kaybedecekler. AK Parti'nin kara düzeni gidecek, yerine halkın iktidarı gelecek."
MEHMET ŞİMŞEK'İN DOLANDIRICILIK MESAJLARI!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "Lütfen dijital dolandırıcılık paylaşımlarına karşı dikkatli olun" paylaşımına değinen Özel, "Sırf dijital dolandırıcılık olsa neyse! Emeklinin hakkını yiyen sizsiniz, işçileri enflasyona ezdiren sizsiniz, çiftçilere kanundaki desteklemelerini vermeyen sizsiniz, milletin cebinden alıp faiz lobilerine veren sizsiniz, 'ekonomi iyi olacak' diye oy toplayıp kemer sıkacaksınız diye seçimden sonra konuşan sizsiniz. Dijital dolandırıcılara dikkat de siyasi dolandırıcılara ne yapacağız. Siz tarihin gördüğü en büyük siyasi dolandırıcılarsınız!" tepkisini gösterdi.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Özel, "CHP'nin bir an önce erken seçim talebi vardır. Bu ülkede, bu iktidardan yılmış on milyonlar var, yoksullar, işçiler, emekçiler ve emekliler var. Bunun için Erdoğan'a söylüyorum; iktidarınız tükenmiştir, enerjiniz kalmamıştır, bu ülkeye umut olamıyorsunuz. Bunun için daha fazla kaçmadan seçim sandığını getirin" dedi.
İstanbul seçimlerinin yinelenmesi için bir kez daha çağrı yapan Özel, "Adayını çıkar, benim adayım belli. Ekrem Başkan için İstanbul'da seçimi yenileyelim. Tek şartım var; eğer senin adayın kazanırsa Ekrem Başkan da yok, o gün ben siyaseti bırakıyorum. Ama İstanbullu bir kez daha bu haksızlığa dur derse, evladını bir kez daha seçerse yakamızdan düşeceksin, erken seçim sandığını getireceksin" diye konuştu.
Özgür Özel'in açıklamaları şöyle:
"Türkiye’ye Cumhuriyet’i getiren, sonra çok partili rejimi getiren, sandığı getiren, milletin verdiği göreve razı olan, icabında 47 yıl ikinci parti kalan ama millete saygısını kaybetmeyen siyasetin adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kendi seçilince millete methiyeler düzen, ‘Milli irade, milli irade’ diyen, ama bir kez ikinci parti olunca darbeye kalkışan, kayyım atayan, iftira eden ve rakibini hapse attıran siyasetin adı da tükenmiş Adalet ve Kalkınma Partisi siyasetidir. Tükenmiş Erdoğan’ın siyasetidir.
"BİR DEVRİ KAPATACAĞIZ"
Gün gelecek, hem de öyle çok uzun zaman değil, bu kardeşiniz tekrar burada olacak. Seçim için olacak, erken seçim için olacak, Çorum sandığın ucundan tutacak, bunların yakasını bırakmayacak. Size söz veriyorum, bir devri kapatıp bir devri açacağız. Hazır mısınız? Bakan evlatlarının devri bitecek, bu vatan evlatlarının devri başlayacak.
Pijamayı çıkarıp, kumandayı bırakıp, buralara gelirsen. Önde - arkada demeden nereden yol verildiyse oradan gidersen, bu fotoğrafı gösterirsen bir başka evde oturan senden cesaret alacak. Senden umudu kalmamış birisi umut bulacak. Ne zaman ki herkes sokakta ve meydanda olacak; işte o gün seni sömüren, hakkını yiyen, maaşına zam, ürününe fiyat vermeyenler iktidarı kaybedecekler. AK Parti’nin kara düzeni gidecek, yerine halkın iktidarı gelecek.
İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU

İmamoğlu’nun Yalova’ya yolladığı mektubu, CHP Çorum İl Başkanı Dinçer Solmaz kamuoyu ile paylaştı.
İmamoğlu, Solmaz tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:
“Ülkesini yürekten seven Çorum’un mert insanları… Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, güzel yüzlü çocuklar, canım gençler… Her birinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Tek tek kucaklıyorum. Sizleri çok özledim. Çorum, binlerce yıllık kadim tarihi, zengin kültürü ve toprağının bereketiyle çok özel bir şehirdir. Ama Çorum’un en büyük, en kıymetli zenginliği insanıdır. Çalışkanlığıyla, özverisiyle, sağduyusuyla, memleketinin geleceğine her koşulda sahip çıkan siz kıymetli Çorumlularla gurur duyuyorum. Sizleri çok seviyorum. Sağ olun, var olun. Bu vesileyle, bir arada olmamızı sağlayan ve örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden İl Başkanımız Dinçer Solmaz’a teşekkür ediyorum.
19 Mart’tan bu yana, karşı karşıya olduğumuz siyasi operasyonun temel amacı yargı eliyle milletin iradesini gasp etmektir. Bu nedenle, milletimizin hür iradesiyle seçip görev verdiği belediye başkanları, yöneticileri ve çalışanları, iftiralarla, kumpaslarla hapsediliyor. Bir avuç insan, ayrıcalıklı bir zümre, sırf koltuklarını kaybetmemek için, önümüzdeki seçimleri bugünden baskıyla, tehditle ve şantajla şekillendirmeye çalışıyor. Zorbalık yapıyor. Hepimizin çok iyi bildiği gibi, ülkemiz uzun zamandır pek çok alanda büyük krizler yaşıyor. Adalette kriz yaşıyor. Ekonomide kriz yaşıyor. Sağlıkta kriz yaşıyor. Eğitimde ve güvenlikte kriz yaşıyor. İktidarın yol açtığı bu ekonomik, siyasi ve idari krizler birbirini besliyor ve büyütüyor.
Ortaya çıkardığı krizler için çözüm üretmeye çalışmadan, krizlerin ağır faturasını millete ödeten iktidar, attığı hukuk dışı adımlarla ülkemizi bir uçurumun eşiğine getirmiştir. Yargıyı siyasete alet ederek, milli iradeye darbe vuranların, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere operasyonlar düzenleyenlerin amacı adaleti sağlamak değildir. Olamaz. Çünkü onlar, vicdanlarını, merhametlerini ve adalet duygularını çoktan kaybettiler. Sokaktan, çarşıdan, pazardan, vatandaştan koptular. Milletle yüz yüze gelmeye utanır oldular. Utandıkça zalimleştiler. Hukuktan ve demokrasiden uzaklaşan bu iktidarla, vatandaşın refaha ve berekete ulaşması mümkün değildir. Hak ve özgürlükleri yok sayan bu iktidarla, toplumsal birliğimiz zedelenmekte ülkemizin huzuru kaybolmaktadır.
Çare çok açıktır. Çare, daha fazla vakit kaybetmeden millete gitmek ve milletimizin özgür iradesiyle yeniden hukuk ve demokrasi rotasına dönmektir. Milletimiz tam olarak bunu istemektedir. O sandık gelecek ve Türkiye yeni, umut dolu bir yola girecek. Milletçe, yaşadığımız badirelerin hepsini atlatacağız ve hep birlikte, yöneticilerin vatandaş karşısında haddini bildiği, makam sahiplerinin ülkenin sorunlarını çözmek için canla başla çalıştığı insanca, hakça bir düzen kuracağız. Türkiye’yi bereketin, bolluğun, birliğin ve kardeşliğin ülkesi yapacağız. Bu amaca ancak, herkesi kendisiyle bir ve eşit gören bir anlayışla varabiliriz. Bunun için parolamız birdir ve tektir: Herkes için. Her yerde. Önce adalet. Önce hürriyet. Mücadelemiz bitmeyecek. Milletin iktidarında, milletin hakkı milleti olacak. Kendilerini milletten büyük görenler kaybedecek, 86 milyon kazanacak. Bolluk ve bereket, adalet ve hürriyet ülkemizin her köşesine yayılacak ve her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak."




