Yargılama, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de görülüyor. İddianamede Gün, İmamoğlu, Özkan ve Yanardağ'ın "siyasal casusluk" suçundan 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor. Davada dün itibarıyla dört sanık da avukatlarıyla birlikte savunmasını tamamladı.
İMAMOĞLU: 'İDDİA MAKAMININ İPE UN SERECEĞİNİ TAHMİN EDİYORDUM!'
Mütalaaya karşı savunma yapmak için kürsüye gelen Ekrem İmamoğlu, “Bu iddianame hukuk cinayetidir. Talimat doğrultusunda her şeyi yapabilecek kişilerdir” dedi. İmamoğlu, “İddia makamının ipe un sereceğini tahmin ediyordum. Benim için fark eden bir şey yok. Aynı kara düzen devam etmektedir. İddia makamı siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu şunları söyledi:
Bu iddianame Ekrem İmamoğlu'nu imha edelim, Necati Özkan'a bir tutukluluk daha ekleyelim Yanardağ üzerinden de kanalına çökelim denerek hazırlanmış bir dava. Savcılık MİT başkanının gelmesini dinlenmesini isteseydi verdiği mütalaanın bir anlamı olurdu.
(Mahkeme heyetine dönerek) Kutsal makamda oturan sizler bu bir avuç muhterise uymamalısınız. Savcılık MİT başkanının gelmesini dinlenmesini isteseydi verdiği mütalaanın bir anlamı olurdu. Bu davayı kurgulayanlar dokunulmaz olduklarını düşünüyor olabilirler ama kimse dokunulmaz değildir. İmza atanlar talimat verenler herkes anayasal suç işlemektedir.
Milletin yüzde 80 inin inanmadığı Türk yargısına siz de seyirci mi kalacaksınız. Bu bir avuç akıl Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumlarını aşağılıyorlar, sözlerim buradaki savcıya değil çünkü önündeki yazıların kimler tarafından hazırlandığını biliyorum. İstihbaratları bakanlıkları aşağılayan iddianame yazdılar hala savunuyorlar. Burada ve yan tarafta devam eden (İBB) davalarının enflasyonla , ekonomik sorunlarla ilgisi var. Toplum yalnızca adaletsizliğe mahkum edilmiyor ekmeği çalınıyor. Bu davanın amacı Türkiye'nin tamamen demokrasiden koparılması pahasına bir kişinin koltuğunu korumak.
Türkiye'nin bir anayasası var mıdır. Türkiye bir sosyal hukuk devleti midir. Bu her yurttaşın sorması gereken bir sorudur. Böyle bir suçlamanın düşünülmesi bile akıl dışıdır. Bu davalar toplumsal barışa zarar vermektedir. Ne yazık ki Ülkemizin Aydınları hapse atma geleneği vardır ama onların da direniş geleneği vardır.
Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın tahliyesini istiyorum. Bu rezilliğe son verin
MÜTALAA AÇIKLANDI
Duruşma savcısı tutukluluklara ilişkin ara mütalaasını açıkladı.
İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün’ün tutukluluğunun devamını talep etti.
"TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA..."
Savcı, mütalaasını şu ifadelerle açıkladı:
“Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan İBB'ye ait kullanılan IP adreslerinin ve ilgili sunucu sağlayıcılarının istenilmesi; ibb.gov.tr uzantılı sistemlere erişim sağlayan kullanıcı IP kayıtlarının tespiti; söz konusu IP adresleri üzerinden hangi kullanıcı hesaplarıyla giriş yapıldığının erişim, tarih ve saat bilgileriyle birlikte tespiti ve bu doğrultudaki log kayıtlarının tespitinin istenilmesi.
MİT Başkanlığı ve TEM Şube Müdürlüğü'nden; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'ndan temin edilen İBB'ye ait kullanılan IP adresleri ve kullanıcı bilgileri ile ilgili olarak iddianamenin 111, 122 ve 123. sayfadaki görsellerde yer alan e-mail adreslerinin gerçek olup olmadığının tespiti; e-mail'lerde adı geçen kişilerin suç tarihlerinde İBB'de çalışıp çalışmadıklarının tespiti; ibb.gov.tr uzantılı sistemlere erişim sağlayan kullanıcı IP kayıtları, erişim zaman damgaları, mail oturum kayıtları ve güvenlik log kayıtlarının tespiti; ilgili e-mail hesapları üzerinden ibb.gov.tr uzantılı sistemlere bağlı mail server, VPN, active directory, uzak erişim sistemleri veya diğer kurumsal sistemlere bağlantı sağlanıp sağlanmadığının tespiti.Log kayıtlarının incelenerek yetkisiz erişim, veri sızıntısı veya hesap ele geçirilmesi bulgularının tespiti; gelen ham verilerin düzenlenerek rapor haline getirilmesinin istenilmesi; iddianamede ve sanıkların dijital inceleme raporlarında yer alan bilgi ve belgelerin devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgiler olup olmadığı yönünde görüş bildirilmesinin istenilmesi; tanıklar için işlem tesisi; sanıkların ve sanık müdafilerinin taleplerinin dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşıldığından reddine karar verilmesi; sanıkların üzerine atılı suç bakımından suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırları, tutuklu kalınan süre ile atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarına göre tutukluluk süresinin ölçülü olduğu.
Delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmadığı, adli kontrolün bu aşamada yeterli olmayacağı değerlendirilmekle; bu aşamada tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.”




