Bilindiği üzere bilimsel eğitim; sanat, meslek ya da öğretim alanlarında bilginin içeriği konusunda bilimsel düşünce ve aşamaların yaygın biçimde kullanılması, öğretim tekniklerinde bilimsel yöntemlere uygun olarak verilerin toplanması ve bu verilerin aktarılması sürecidir. Bilimsel eğitim aynı zamanda yenilikçi, bağnazlıktan uzak ve sistematik bir yapıya sahiptir.
AKP iktidarı döneminde olduğu kadar hiçbir iktidar döneminde eğitim sistemi bilimsellikten bu denli uzaklaştırılmamıştır. Bu köşe yazısında, bilimsellikten uzaklaştırılan eğitim sistemine ilişkin belli alanlara yer verilecek ve bunların sonuçlarına değinilecektir.
Özellikle AKP döneminde sanat alanı ciddi bir erozyona uğratılmıştır. Bazı sanatçıların düşüncelerinden dolayı çeşitli olumsuzluklarla karşılaştığı bilinen bir gerçektir. Sanata ağırlık veren derslerin sınırlı tutulması ve bu alandaki öğretmenlerin yeterince istihdam edilmemesi, öğrencilerin özgür düşünmesini engelleyen önemli bir etken olarak ortaya çıkmıştır.
Meslek alanında yetiştirme sürecinde ise neoliberal kaygılar gözetilmiş, ülkenin gerçek gereksinmeleri büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Bu anlayışın bir sonucu olarak mevcut ekonomik sistem de kaçınılmaz biçimde yara almıştır.
Diğer taraftan, onlarca öğretim ilke ve yöntemi bulunmasına karşın neredeyse ikiyi geçmeyen yaklaşımların benimsenmesi, öğretme-öğrenme sürecinin bilimselliğini tartışılır hâle getirmiştir. Bu durum, öğrencilerin eğitim sistemine yabancılaşmasına neden olmuştur.
Bilimselliği tartışılır olan bir diğer alan ise eğitim yöneticilerinin atanma biçimidir. Özellikle okul yöneticilerinin atanmasında siyasi kaygıların gözetildiği ve atamaların bu doğrultuda yapıldığı görülmüştür. Oysa okul yöneticiliğine atanmada liyakat ölçütünün esas alınması çağdaş bir yaklaşımdır. Ancak AKP iktidarı bu anlayışın da içini büyük ölçüde boşaltmıştır.
Siyasi kaygılarla atanan okul yöneticileri, çağdaş düşünen öğretmenlere yönelik çeşitli ayrımcı davranışlarda bulunmuşlardır. Bu davranışlar arasında sendikal faaliyetlerin engellenmesi ve özlük hakları konusunda ayrımcılık yapılması gibi uygulamalar yer almaktadır.
Diğer taraftan, zaman zaman değiştirilen müfredat programlarıyla küresel güçlere uyum temel alınmış, toplumun gerçek sorunlarına duyarsız kalınmıştır. Müfredat programında, bazı Arap ülkelerinde dahi yer verilmesine karşın evrim teorisi gibi bilimsel kuramların dışlanması, öğrencilerin özgür düşünmesini engellemiştir.
Kuşkusuz AKP’nin bilimsellikten uzaklaştırdığı eğitim sistemi hakkında söylenecek çok şey vardır. Ancak bu yazıda yalnızca belli başlı örneklere yer verilmiştir.