İstanbul Bilgi Üniversitesi dün gece yayımlanan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararı ile faaliyetine son verilerek kapatıldı. Kapatma kararına karşı bugün kampüste toplanan öğrenciler ve sendikalar oturma eylemine başladı. Prof. Dr. İzzet Özgenç, Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasının Anayasa'nın 130'uncu maddesine aykırı olduğunu söyledi.
“Kayyıma hayır, üniversitemizi istiyoruz”, " Boyun eğmeyeceğiz" diye sloganlar atan öğrencilere, diğer okullardaki üniversiteli gençler de desteğe geldi. Polis, Bilgi Üniversitesi önüne dayanışmaya gelenleri barikatlarla durdurmaya çalıştı ama engelleyemedi. Diğer okullardan gelen öğrenciler Bilgi Üniversitesi öğrencileriyle buluşuldu.
Bilgi Üniversitesi Santral Kampüs İçinde toplanan öğrenciler, "Tek adamın kararıyla bir gece yarısı kapatılan Bilgi Üniversitesi'nde sıra arkadaşlarımız için bir aradayız" dediler.
"Bilgi Üniversitesi Öğrencileri yalnız değildir!"
Öğrenciler Birliği tarafından yapılan açıklamada, "Bilgi Üniversitesi Öğrencileri yalnız değildir! Bir imza ile kapatılma kararı alınan ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne devredilen Bilgi Üniversitesi öğrencileri, hukuksuz karara karşı eylemdeler. Okulun kurumsal kimliğini ortadan kaldırarak, taşınmazları üzerindeki kamusal hakları ortadan kaldıran bu karara karşı Bilgi Üniversitesi öğrencileri ile dayanışmadayız.
Tüm peşkeş çalışmalarına rağmen, öğrenciler kazanacak." denildi.
ANAYASA'NIN 130. MADDESİNE AYKIRI
Can Holding’e başlatılan soruşturma kapsamında kurucu vakfına kayyum atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırıldı. akp'Lİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karara göre, kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 11'inci maddesi gereğince karar verildi. Kararın ardından ceza hukukçusu Prof. Dr. İzzet Özgenç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla işlemin Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu.
Özgenç, Anayasa Mahkemesi’nin 28 Aralık 2023 tarihli ve E.2020/55, K.2023/228 sayılı kararına da dikkat çekti. Söz konusu kararın sonuç itibarıyla doğru olduğunu ancak gerekçesinin hukuken anlaşılır olmadığını savunan Özgenç, paylaşımında “Anayasa Mahkemesi’nin, 2547 sayılı Kanun, ek madde 11'e 7243 sayılı Kanunla eklenen on birinci ve on dördüncü fıkralarının iptali talebiyle açılan bir davada verdiği karar sonuç itibarıyla doğru olmakla beraber, gerekçesinin hukuken anlaşılır bir yönü bulunmamaktadır. ‘Faaliyet izninin kaldırılması geri alınması mümkün olmayan bir idari işlem niteliğinde olup faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun eğitim ve öğretime devam etmesi ya da tekrar başlaması mümkün değildir. Bu bağlamda her ne kadar adı faaliyet izninin kaldırılması olsa bile bu idari işlemin, sonrasında geri alınmasının mümkün olmadığı gözetildiğinde söz konusu idari işlem yükseköğretim kurumunun fiilen kapatılması sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla vakıf yükseköğretim kurumunun kanunla kapatılması gerekirken bu konuda kapatma niteliğinde bir idari işlem tesis edilmesine imkân tanınması Anayasa’nın 130. Maddesine aykırıdır.’” ifedelerine yer verdi.