Cıvık mantar olarak bilinen Physarum polycephalum, sinir sistemi olmadan çevresini algılıyor, yolunu değiştiriyor ve geçmiş deneyimlerinden yararlanabiliyor. NASA, bu sıra dışı canlıyı uzaya göndererek mikro yerçekimindeki davranışlarını inceledi.
Physarum polycephalum adlı cıvık mantar, tek hücreden oluşan bir organizma. Sinir sistemi bulunmamasına rağmen besine ulaşmak için çevresini araştırıyor, engellerden kaçıyor ve daha önce karşılaştığı koşullara göre davranışını değiştirebiliyor. Laboratuvar deneylerinde bu canlıların labirentlerde verimli yollar bulabildiği ve geçmiş deneyimlerinden yararlanabildiğine ilişkin sonuçlar elde edildi.
NASA UZAYA GÖNDERDİ
Biyolojik açıdan tek hücreli mantarlardan farklı türde bir hücre duvarıyla ayrılan bu tür, genellikle nemli bölgelerde çürüyen yaprak ve ağaç gövdeleri üzerinde bulunuyor. Cıvık mantar, hücrelerini belirli yönlere çekebilen geçici bir 'kol' olan yalancı ayakları uzatarak hareket edebiliyor.
NASA, bu özelliklerinden dolayı, cıvık mantarın davranışının mikro yerçekiminden nasıl etkilendiğini incelemek için defalarca uzaya gönderdi.
Özellikle 2021'de “Blob” deneyi kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) gönderilen cıvık mantar, burada büyümesi, hareketi ve çevresine verdiği tepkiler açısından gözlemlendi. Deneyin amacı, beyni ve sinir sistemi bulunmayan bu canlıda yerçekiminin davranış üzerindeki etkisini anlamaktı. NASA'nın arşivlerinde de cıvık mantarla ilgili daha eski uzay deneyleri bulunuyor.
BİLİM İNSANLARINI ŞAŞIRTAN “HAFIZA”
Cıvık mantar, daha önce karşılaştığı koşullara göre oluşturduğu ağ yapısını değiştirebiliyor. Bu nedenle bilim dünyasında “öğrenme” ve “hafıza” kavramlarının yalnızca beyinli canlılara özgü olup olmadığı tartışılıyor.
Ancak burada önemli bir ayrım var. Bilim insanları bu davranışları insanlardaki bilinçli düşünme veya hafızayla eşdeğer görmüyor. Söz konusu olan, sinir sistemi olmadan ortaya çıkan öğrenme ve adaptasyon benzeri davranışlar.
ZEKA SADECE BEYİNDE Mİ?
Bilim dünyasında bu konuda görüş birliği bulunmuyor.
Bir grup araştırmacı, “zeka” kavramının sinir sistemi olmayan canlılar için kullanılmasına karşı çıkarken, diğerleri çevreyi algılama, bilgi biriktirme ve davranışı buna göre değiştirme gibi özelliklerin bilişin daha temel biçimleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.





