İran'da ‘ölüm ve yıkım’ gösterisi başladığı sırada, Oval Ofis'te dikkat çeken bir sahne yaşandı. Başkan Donald Trump, gözleri kapalı bir şekilde, masasında (Resolute Desk) otururken, etrafını saran bir düzineden fazla Evanjelik Papaz, ellerini Trump’ın omuz ve sırtına koyup bilinen eski bir ritüelle dua etti.
Evanjelik ruhunun en derinlerine kadar etkilendiği söylenerek, ‘şükran ve alçak gönüllülükle, Başkan Trump için dua ediyoruz. Onu böyle bir zaman için görevlendirdiniz, tayin ettiniz, kutsadınız’ dediler.
Kutsanan Trump, gözleri kapalı bir şekilde hareketsiz otururken, Ortadoğu’da bombalar yağıyordu.
Bu footoğraf bana 2020 yılında ‘ırkçı adaletsizliğe’ karşı protestolar yapılırken, Trump’ın Beyaz Saray yakınlarındaki kilisenin önünde elinde ‘İncil’ ile yaptığı konuşma görüntüsünü hatırlattı. Trump’ın ‘İncil’i ters tuttu, düz tuttu’ tartışmalarının yanısıra, Kilise yetkilileri ve bazı dini liderler, bu eylemi ‘siyasi bir şov’ olarak nitelendirerek tepki göstermiş, Trump'ın dini görüşleri, gözlemciler ve Amerikan kamuoyu arasında tartışma konusu oldu. İskoçya doğumlu annesinin Presbiteryen inancıyla büyüdü ve 2016 başkanlık kampanyası da dahil olmak üzere hayatının büyük bir bölümünde bu inancıyla özdeşleşti. Ancak Ekim 2020'de Trump, artık Presbiteryen olarak tanımlanmadığını ve kendisini mezhepsiz bir Hristiyan olarak gördüğünü açıkladı. Bununla birlikte, siyasi kariyeri boyunca Trump, muhafazakar Hristiyanlığa ve özellikle Evanjelik Hristiyanlara hitap etti.
2020'den sonra Trump, giderek daha fazla Hristiyan milliyetçiliğini benimsedi, İncil satmış, kampanyalarını manevi savaşlar olarak tanımladı. Destekçileri onun Evanjelik davalarla olan uyumunu vurgularken, eleştirmenler Trump'ın inancının derinden bağlı bir manevi bağlılıktan ziyade, siyasi bir araç olarak işlev gördüğünü savunuyor. 2025'ten beri Trump, cennete gidip gitmeyeceği konusunda da defalarca şüphelerini dile getirdi.
Kaos dönemlerinde dindarlık Beyaz Saray’da birdenbire en gözde aksesuar oldu, ’İncil’ bir anda silah haline geldi.
Haberler Beyaz Saray’la sınırlı değil, acaip iddialar da öne sürülüyor.
Askeri Dini Özgürlük Vakfı'na göre, 30 askeri bölgeye yayılmış 40 farklı birlikteki yüzden fazla Amerikalı askerden şikayetler geldi.
İddiaya göre, komutanları onlara Trump'ın ‘İran'da Armageddon'u başlatmak ve İsa'nın yeryüzüne dönüşünü işaretlemek için İsa tarafından seçildiğini’ söylemişler.
Savaş Bakanı Pete Hegseth, ‘kolları haç dövmeleriyle süslü bir adam’ olarak tanımlanırken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yarışmada geri kalmamak için, İran'ın ‘kıyametçi bir teoloji anlayışına dayanarak kararlar alan radikal din adamları tarafından yönetildiğini’ söyledi.
Buarada İran cephesine de kısaca bir göz atalım.
‘İran İslam Cumhuriyeti, 1979'dan beri, dokuzuncu yüzyıldan beri kayıp olan bir mesih beklentisi etrafında anayasal olarak yapılandırılmış dünyadaki tek hükümettir. Mehdi hâlâ hayattadır, belirsiz bir yerde sabırla zamanını beklemektedir ve tüm yeryüzünde ilahi adaleti tesis edecek kıyametvari bir hesaplaşmada inananlara önderlik etmek üzere geri dönecektir. İran'ın Yüksek Lideri, anayasal olarak Mehdi'nin vekili olarak hüküm sürmektedir.’
Birde İsrail cephesi, Başbakanı Benjamin Netanyahu var. Tevrat’tan alıntı yapma sanatını askeri iletişim biçimine yükseltmiş bir adam.
Bir yanda, İsa tarafından kıyamet işaretini yakmak için kutsanmış, düşmanı peygamberlik yanılmalarıyla suçlayan Haçlı ikonografisiyle dövmeli bir Savunma Bakanı tarafından desteklenen Başkan Trump.
Diğer tarafta ise, dokuzuncu yüzyıldan kalma kayıp bir İmam'ın vekili tarafından anayasal olarak yönetilen bir rejim var.
Birde İsrail cephesi, Başbakanı Benjamin Netanyahu var. Tevrat’tan alıntı yapma sanatını askeri iletişim biçimine yükseltmiş bir adam.
Durham Üniversitesi'nde din profesörü olan Jolyon Mitchell, ‘Bu çatışmanın tarafındaki birçok kişi Tanrı'nın kendi taraflarında olduğuna inanıyor. Tanrı, diğer birçok çatışmada olduğu gibi, bu çatışmada da şiddet eylemlerini desteklemek için görevlendirilmiştir’ diye dinin siyasallaştırılmasını böyle ifade ediyor.
‘Sanki bu savaş ‘bölgesel hegemonyayla, petrol boru hatlarıyla veya İsrail’in yayılmacılığıyla ilgili değil. Sanki bu savaş ‘Tanrı’ ile ilgili’ diyor.
Bir başka bilim insanının belirttiği gibi, ‘savaşları teknik stratejik bir dille haklı çıkarmak zordur. Jeopolitik kurudur. Teoloji ise heyecan vericidir. Karmaşık bir bölgesel çatışmayı ‘medeniyet fanatizme karşı’ veya ‘İncil'deki iyiliğe karşı eski kötülük’ olarak ele almak, meseleyi sıradan izleyicilerin kavrayabileceği ve arkasında birleşebileceği ahlaki bir dramaya dönüştürür. Sorun şu ki, her iki taraf da aynı dramayı farklı senaryolardan oynarken, her ikisi de diğerini kendi özel mesihleri tarafından yenilgiye uğratılması gereken şeytani bir güç olarak gösterirken, artık siyasi bir çözümü olan bir savaşınız kalmaz. İki tiyatroda aynı anda, canlı mühimmatla oynanan bir Armageddon gösterisiyle karşı karşıya kalırsınız.’
‘Kutsal Kaos Operasyonuna’ hoş geldiniz.