7 Haziran 2026'da belde statüsü kazanan yerleşim yerlerinde düzenlenen ara yerel seçimlerin sonuçları, aslına bakarsanız iki olguya ışık tutuyor. İlki, AK Parti'nin seçmen tabanını yitirmesinden kaynaklanan panik, ikincisi ise bir grup kanaat önderinin yüzeysel ukalalığı... Biraz açayım; belde statüsünü kazanmak için nüfus kaydını taşıyan binlerce kişiyi yönlendirenler, o yerleşim yerlerinin iktidara yakın yerel aktörleri ve AK Parti ve MHP'nin il ve ilçe örgütleri. Zaten bu bölgelerde AK Parti, MHP ve biraz da BBP'nin taraftar kitlesi oldukça güçlü. Görünen o ki, bunların akrabaları da nüfus kayıtlarını buralara taşıyıp, seçimde oy kullanmışlar. Yani aslında biraz belde olmak için bir oyun var ortada, buna bir de oy farkı yaratma hayali eklenmiş.
Sorulacak bir soru daha var, o yaklaşık yüzde 150'lik nüfus kaydırmasından kaynaklı ilave seçmen, bizzat yol parasını ödeyip mi geldi, yoksa onlara yol parasını ve artık başka bonusları kimler verdi? Buna rağmen memleketine dönmeyenler yerine birileri dolanıp dolanıp birkaç kez oy verdi mi? Bu yolsuzluklar daha önce olduğundan, buna her iki Cumhur İttifâkı partisi de tevessül ettiğinden sormak gerekir!
UYDURUK YORUMLARIYLA CHP'YE AKIL ÖĞRETENLER
Buraya kadar şaşıracak bir durum yok. AK Parti iktidara geldikten sonra sandıklarda yaşananlar malûm. Oy çalmak, bir kişiye üç-beş kez oy kullandırmak, oy pusulası kalpazanlığı yapmak, işlerine gelmeyen tutanakları yok etmek gibi kanıtlanmış yüzlerce yolsuzluğun failleri belli zaten. Peki hâl böyleyken, pek çok kendinden menkûl kanaat önderi, seçilmiş CHP'yi eleştirmek için, bu mikro ölçekli seçimden nasıl oluyor da makro analizler çıkarıveriyor? Yandaş kanallar ve gazetelerdeki zekâ ve ahlâk fukarası yorumcuları ve butlancı çetenin dandik medya ayağını bir köşeye koyuyorum. Onlar bunun için para alıyor! Peki ya gazetecilikten Youtuber'lığa geçiş yapan ve çok izlenen yorumcuların derdi ne?.. Pek çoğu biraz önce tarifini yaptığım bu altı beldedeki seçim sonuçlarından, seçilmiş CHP'nin, özellikle butlan kararı sonrasında yaşanan gerilim sebebiyle, oylarının gerileme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı sonucunu nasıl çıkarıyor? Bence sebebi çok basit... Birincisi izlenme kaygısı, ikincisi ise son dönemlerde bazı duayen ağabeylerine özenip, siyasete kendince dizayn verme hevesi. Yoksa emin olun, ne bu altı beldenin nasıl belde olduğunu, ne o yöre insanının sosyo-kültürel eğilimlerini ne de seçim sonuçlarını analiz etmiş falan değiller! Ancak, en iyi siyaset bilimci rolüne bürünüp ahkâm kesmekte üzerlerine yok!
BASİT BİR ANALİZ YAPSALAR SAÇMALAMAYACAKLAR AMA...
Üşenmeyip biraz araştırma yaptım, gerçekten 'biraz, hepsi o... Yarım günümü bile almadı diyebilirim! Önce şu ikâmet taşıma meselesinden başlayayım. Bu Türkiye'nin bir klasiği haline geldi. Belediyesi olmayan yerleşim yeri belde olmak için, mahalle irileri ilçe olmak için, nüfusu artan iller büyükşehir olmak için demografik sihirbazlıklar yapıyor. Burada anlatması uzun sürer ama mesela Ordu'nun büyükşehir olması, bazı iktidara yakın yerel siyasetçilerin şapkadan tavşan çıkarmasıdır. Bu altı belde de işte o şapkadan çıkartılan minik tavşanlar!
Genelde nüfusun değişmesinin veya resmî olarak artmış görünmesinin sebebi, nüfus artışının yürütülen hukukî süreçler ve mahkeme kararlarıyla resmiyet kazanmasıyla başlıyor.
AL TAKKE VER KÜLAHLA BELDE OLMAK ÇOK KOLAY
Türkiye'de geçmişte nüfusu yetersiz olduğu gerekçesiyle köy statüsüne düşürülen ya da kapatılan belediyeler, 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi' (ADNKS) verilerine itiraz ederek dava açıyor. Bu yerleşim yerlerinin belde statüsünü geri kazanmasını ve nüfus dinamiklerini etkileyen temel etkenleri sıralamaya çalışayım şimdi... Kapatılan belediyelerin açtığı davalarda, yerleşim yerindeki yazlıkçılar, gurbetçiler veya mevsimlik işçiler dahil, fiilî nüfusun yasal sınırların üzerinde olduğu mahkeme kararlarıyla belgeleniyor. Yargı sürecinin lehte sonuçlanmasıyla birlikte, bu yerleşim bölgelerinin nüfusu resmî olarak belde kriterlerine uygun kabul ediliyor.
'Geriye göç' ve nüfusun beldeye taşınması da bu sürecin olmazsa olmaz parçası... Bir yerleşim yerinin yeniden belediye olabilmesi için yasal nüfus sınırını aşması şart sonuçta ama bunu göstermelik yapmak da mümkün, ki olup biten de genelde bu! Bu süreçte yerel halk, dernekler, siyasî partiler ve muhtarlıklar organize olarak, büyükşehirlerde yaşayan hemşehrilerinin birinci ikâmetgâhlarını tekrar memleketlerine taşımalarını sağlıyor. Bu durum, fiili bir doğum artışından ziyade, 'kağıt üzerinde' ve stratejik bir nüfus kayması yaratmaktan ibaret. Aslında hemen hemen hiçbir nüfus hareketi yaşanmıyor.
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen düzenlemelere göre, nüfus kriterleri, belediye yönetimlerinin kurulmasında veya korunmasında doğrudan belirleyici. Yasaların öngördüğü nüfus barajını, yani mevcut yasaya göre kurulu beldelerin korunması veya yeni düzenlemeler için gerekli sınırlarını aşmak amacıyla yapılan nüfus bildirimleri, bu bölgelerdeki anî nüfus değişimlerinin ana nedeni.
7 Haziran 2026 tarihinde sandık başına giderek ara seçim yapılan Tokat'ın Yolüstü, Çevrecik, Bağtaşı, Kuşçu, Gümüşhane'nin Tekke ve Nevşehir'in Mustafapaşa beldeleri de işte bu yol ve yöntemlerle belde oluveriyor. Yetkili kurumlar da bu girişimleri kanıksadıklarından ya da siyasî iktidardan ve amirlerinden gelen baskıyla, denetim yapmıyor ya da yapamıyor. Yoksa ikâmetgâh denetimleri yapılsa görülecek ki, öyle birileri o evlerde yaşamıyor!
AK PARTİ ÖRGÜTLERİ, YETKİLİLER VE YEREL AKTÖRLER EL ELE ÇALIŞMIŞ
7 Haziran tarihinde yapılan mahallî idareler ara seçimlerinde, yeniden belde statüsü kazanan altı beldedeki seçmen sayısında iki yıl içinde yaşanan olağandışı artış ve seçmen kaydırma iddialarının temeli işte bu yapay ve kâğıt üstündeki nüfus hareketleriyle bağlantılı... AK Parti ve diğer Cumhur İttifâkı partilerinin yapması gereken, sadece seçmen tabanlarındaki sadık taraftarlarını harekete geçirip, akrabalarını ve hemşehrilerini ikâmet değiştirmeye ikna etmelerini sağlamaktan ibaretti. Bunu da fazlasıyla becermiş görünüyorlar. Tabii ki bu girişimler yasadışı, ancak hemen her yerde görüldüğü için göz yumuluyor.
Şimdi diyeceksiniz ki, "Başta ana muhalefet partisi olmak üzere, diğer muhalif partilerin ilçe ve il örgütlerinin eli armut mu topluyordu?" İlk cevabım çok basit bir soruyla olsun. Bu kadar yalan dolanla onlarca CHP yöneticisinin esir alındığı bir ortamda, eğer ki ilçe örgütlerinden birileri böyle bir işe girişseydi, sizce başına neler gelirdi? Bu bir... İkincisi, bu bağımlı yargı ve Cumhur İttifâkı'nın maddî ve idarî imkânları varken, böyle bir şey mümkün olabilir miydi? Üçüncüsü, altı beldenin sosyo-kültürel yapısı ve siyasî eğilimleri gerici otoriter rejime çok yatkınken, ne kadar çaba sarf etseler de başarılı olabilirler miydi?
İKİ YILDA 6 BİN 516 YENİ SEÇMEN
Şimdi dönelim bu yalandan nüfus hareketinin seçmen sayısına nasıl yansıdığına... CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek tarafından paylaşılan resmî verilere göre, seçim yapılan altı beldedeki toplam seçmen hareketliliği şöyle gerçekleşmiş: 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde seçmen sayısı 4 bin 275'ken, bu rakam 6 Mayıs 2026 itibarıyla 10 bin 791'e ulaşmış. Yani iki yıl içinde 6 bin 516 kişi artmış.
CHP'nin iddiası, başka bölgelerden nüfus müdürlükleri kullanılarak beldelere usulsüz seçmen kaydırıldığı, bazı ilçe kaymakamlarının devletin tarafsızlığını korumak yerine iktidar lehine siyasî birer aktör gibi çalıştığı, ilçe seçim kurullarına yapılan 'usulsüz seçmen' itirazlarının dikkate alınmadığı yönünde... Hepsinde de haklılar, belki bu iddiaların yanı sıra, yerel aktörlerin yeniden belde statüsü kazanma hırsıyla yaptıkları katakullileri de eklemeliydiler.
Belde Bazında Seçmen Sayısı Karşılaştırma Tablosu
|
Belde Adı / Bağlı Olduğu İlçe |
2024 Seçmen Sayısı |
2026 Seçmen Sayısı |
Net Seçmen Artışı |
Artış Oranı (%) |
|
Tokat Almus - Bağtaşı |
181 |
1,231 |
+ 1,050 |
580.11 |
|
Tokat Reşadiye - Yolüstü |
394 |
1,620 |
+ 1,226 |
311.17 |
|
Tokat Reşadiye - Çevrecik |
466 |
2,182 |
+ 1,716 |
368.24 |
|
Gümüşhane Merkez - Tekke |
1,252 |
2,984 |
+ 1,732 |
138.34 |
|
Nevşehir Ürgüp - Mustafapaşa |
1,452 |
2,070 |
+ 618 |
42.56 |
|
Tokat Yeşilyurt - Kuşçu |
530 |
704 |
+ 174 |
32.83 |
|
TOPLAM |
4,275 |
10,791 |
+ 6,516 |
152.42 |
BELDELERİN KAYBEDENİ MHP
Peki ama buna rağmen CHP ne kaybetti? Bunu anlamak için, tam bir bağlantı kurmak mümkün değil ama bu beldelerin bağlı olduğu ilçelerde 31 Mart seçimlerinin sonuçlarına bakmak bir fikir verebilir. Her ne kadar elmayla armudu toplamak gibi olsa da, yine de bazı ipuçları veriyor. Böyle bakıldığında, CHP, sadece Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesini kaybetmiş denebilir. Buna karşılık 31 Mart'ta AK Parti ve MHP'nin toplam oyların yüzde 95'ini aldığı Tokat'ın Reşadiye ilçesi sınırları içindeki Çevrecik belde seçimlerinde kazanan CHP'nin adayı Nazım Demirkol oldu. Yani bir gittiyse, bir gelmiş!..
Diğer beldelerin bulunduğu Gümüşhane Merkez, Tokat Almus, Reşadiye ve Yeşilyurt ilçelerinde MHP ve AK Parti'nin 31 Mart seçimlerinde aldıkları oyların oranı yüzde 95 ila yüzde 80 arasında değişiyor. Burada bir kaybeden varsa, o da beldeleri AK Parti'ye kaptıran MHP'den başkası değil! Zira bu beldelerin bağlı olduğu ilçelerin dördünde MHP 31 Mart seçimlerinin birincisi olmuş. Şimdi sadece bir beldeyle yetinmek zorunda kaldı.
BEYHUDE TESELLİ ARAYIŞI
Peki niye bu kadar sevindirik oldu AK Partililer?.. Sadece boş tezahürat, zira buna çok ihtiyaçları var! Beşi AK Parti ve MHP'nin oy deposu olan ilçelerde yer alan bu altı beldede kullanılan toplam oyların dağılımı nasıl, ona da bir bakalım: Yüzde 62.69 AK Parti, yüzde 27.6 CHP, yüzde 5.58 MHP ve yüzde 4.13 diğer partiler ya da bağımsızlar... Yani AK Parti ve MHP'nin 31 Mart'ta en az yüzde 80 ila en fazla yüzde 95'in üzerinde oy aldığı ilçelerin beldelerinde ciddi oy kaybı yaşadığı görülüyor. Üstelik iki partinin militanları, resmî yetkililer ve yerel aktörlerin el ele verip yürüttüğü seçmen kaydırma operasyonuna rağmen. CHP'nin Nevşehir Ürgüp hariç, bu beldelerin bağlı oldukları ilçelerde neredeyse esamesi okunmuyordu 31 Mart seçimlerinde, bazı ilçelerde ilk üçe, hatta ilk dörde giremeyen partinin, bu beldelerde elde ettiği ortalama yüzde 27.4'lük oy oranı, aslına bakarsanız Cumhur İttifâkı'nın fanatik kalelerinde bile oy erimesinin bir kanıtı...
Şimdi başta sorduğum soruya dönüyorum. Sorum yandaş olmayan ama her şeyi herkesten iyi bildiğini sanan yorumculara: Siz ne sebeple bu seçim sonuçları üzerinden seçilmiş CHP'yi uyarıyorsunuz? Aritmetik mi bilmiyorsunuz?
31 Mart Yerel Seçim İlçe Sonuçları ile 7 Haziran 2026 Belde Seçimleri Sonuçlarının Kıyaslaması
|
Seçim Bölgesi (İlçe / İl) |
31 Mart İlçe Sonucu (Kazanan / Oy Oranı) |
Seçim Yapılan Belde |
7 Haziran Belde Sonucu (Kazanan / Oy Oranı) |
Eğilim Analizi |
|
Ürgüp (Nevşehir) |
CHP — Ali Ertuğrul Bul (% 35,47) |
Mustafapaşa |
AK Parti — Mustafa Özer (% 52) |
CHP yönetimindeki ilçede beldeyi AK Parti kazandı. |
|
Merkez (Gümüşhane) |
MHP — Vedat Soner Başer (%41.62) |
Tekke |
AK Parti — Kemalettin Demirkıran (% 65) |
MHP'nin kazandığı ilçede beldeyi AK Parti aldı. |
|
Reşadiye (Tokat) |
MHP — Ergül Ünal (% 54.15) |
Yolüstü |
AK Parti — Mustafa Altın (% 82) |
MHP'nin güçlü olduğu ilçede AK Parti açık farkla kazandı. |
|
Reşadiye (Tokat) |
MHP — Ergül Ünal (%54.15) |
Çevrecik |
CHP — Nazım Demirkol (% 48) |
Cumhur İttifâkı'nın güçlü olduğu ilçede CHP sürpriz yaptı. |
|
Almus (Tokat) |
MHP — Bekir Özer (%49.33) |
Bağtaşı |
AK Parti — Mustafa Karadağ (% 94,5) |
İlçede yarış başa başken beldede AK Parti rekor kırdı. |
|
Yeşilyurt (Tokat) |
MHP — Muhsin Yılmaz (%50.92) |
Kuşçu |
MHP — Hikmet Temizel (% 57.38) |
MHP ilçe merkezinden sonra beldede de yerini korudu. |