İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen davanın 11. gününde tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Duruşmada ilk olarak “rüşvet vermek”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” iddialarıyla yargılanan tutuksuz sanık Kıyaseddin Yağan dinlendi, ardından ise “suç örgütüne üye olma” iddiasıyla yargılanan Mehmet Büyükgüzel konuştu.
Duruşmada üçüncü kişi olarak ise “ihaleye fesat karıştırma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet”, “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan ve Aziz İhsan Aktaş’ın en büyük çocuğu olan Metin Aktaş savunma yaptı.
Daha sonra ise sırayla “suç örgütüne üye olma” iddiasıyla yargılanan Mustafa Us, Ömer Güngör, Özcan Tunçel, Sinan Kalender’in savunması alındı.
Aradan sonra duruşma, Aktaş’ın kardeşi Ramazan Murat Aktaş’ın savunmasıyla devam etti. “Özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” iddialarıyla tutuksuz yargılanan Murat Aktaş, savunmasında şunları söyledi:
“Alacaklarımızı alabilmek için rüşvet vermek zorunda kaldım”
Ticari faaliyetlerini genel olarak banka kredileriyle, şeffaf ve kontrollü bir şekilde yürüttüğünü belirten Aktaş, şu şekilde savunma yaptı:
"Hayatım boyunca üretmeyi, sorumluluk almayı görev edindim. Hakkımda herhangi bir somut tespit bulunmamaktadır. Buna rağmen iddianamenin sonuç kısmında bazı eylemler hakkında ceza talep edilmiştir. İfade etmeliyim ki varlığı iddia edilen suç örgütüyle herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Örgüt kapsamında gösterilen kişiler ağabeyim, kardeşim, oğlum, akrabalarım ve şirket çalışanlarıdır. Aziz İhsan Aktaş iddia edildiği gibi bir suç örgütü elebaşı değil, ağabeyimdir. Somut olayda hiyerarşik ve suç amaçlı yapılanma yoktur. Örgüt elebaşı olduğu iddia edilen ağabeyimin emir vermesi, baskı yapması, zorlaması ya da talimatı söz konusu değildir. Ortada bir suç örgütü bulunmadığı gibi bulunmayan bir örgüte üye olmam da mümkün değildir. Bu kumpas nedeniyle şirketim, şahsım ve çalışanlarım maddi, manevi zarara uğramıştır.
Alacaklarımızı alabilmek için rüşvet vermek zorunda kaldım. Abim Aziz İhsan Aktaş bu konuyla ilgili devlete detaylı bilgi vermiştir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ekonomik sıkıntılar yaşadığım gerçeği karşısında; şahsi banka hesaplarım ve şirket hesapları üzerindeki tedbirlerin, yurt dışına çıkış yasağımın kaldırılmasını, duruşmalardan bağışık tutulmamı ve son olarak üzerime atılı tüm suçlamalardan beraatıma karar verilmesini saygılarımla arz ederim.”
Ardından “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet”, “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan Üveys Ünal ve “özel belgede sahtecilik”, “ihaleye fesat karıştırma”, “edimin ifasına fesat Karıştırma”, “resmi belgede sahtecilik”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet”, “suç örgütüne üye olma” iddialarıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi Tekin Aktaş konuştu.
“Aziz İhsan Aktaş suç örgütü elebaşı değildir, yaşı itibariyle en büyük ağabeyimdir”
Tekin Aktaş, savunmasında şunları söyledi:
“Avukatım ve 18 yaşından beri aktif ticaretin içerisindeyim. 17 Ocak 2025’te bazı aile bireylerim, çalışanlarım, çalışanlarımın aile bireyleri tutuklandı. 63 eylemden oluşan iddianamede 15 eylemden yargılanıyorum. Hakkımda iddia edilen suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum.
Var olduğu iddia edilen suç örgütüne üye değilim. Böyle bir örgütün varlığını kabul etmiyorum. Örgüt üyeleri olduğu iddia edilen kişiler ağabeylerim, akrabalarım ve şirket çalışanlarıdır. Bugüne kadar çalışmalarım sonucu edindiğim kazanımlarımla şirket hisselerine haiz oldum. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü elebaşı değildir, yaşı itibariyle en büyük ağabeyimdir. Benim sahibi veya ortağı olduğum şirketler üzerinde talimat verme yetkisi yoktur.”
“Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılması üzere araç verdim”
Sanık Tekin Aktaş, üzerine atılı eylemlere ilişkin savunmasında, Beşiktaş Belediyesi’nden biriken hak ediş ödemelerini alamamaları nedeniyle, Rıza Akpolat’ın sahibi olduğu şirkete ait iki aracın 15 milyon liraya satın alınmasının şart koşulduğunu ileri sürdü. Araçların Bilginay Temizlik üzerine alınmasının istenmediğini belirten Aktaş, bu nedenle araçları Kıyasettin Yağan’ın şirketi Babil Oto üzerinden satın aldığını söyledi.
Beşiktaş Belediyesi’ndeki hak ediş ödemelerini alamadığı için Alican Abacı’nın talebi üzerine düğün ve organizasyon ödemesi yaptığını öne süren Aktaş, yine Abacı’nın isteği doğrultusunda Volvo marka bir araç satın almak zorunda kaldığını iddia etti. Söz konusu aracın Bilginay üzerinden değil, farklı bir şirket üzerinden alınarak Fikret Demir’e teslim edilmesinin istendiğini belirten Aktaş, aracı teslim ettiğinde Demir’den herhangi bir ödeme almadığını, bu aracı da Babil Oto üzerine aldığını kaydetti.
Aktaş, savunmasında, Rıza Akpolat’ın talebi üzerine, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışmalarında kullanılmak üzere araç verdiğini de öne sürdü.
Seyhan Belediyesi’nde çöp kamyonu kiralama işinden yaklaşık 450 milyon lira alacakları bulunduğunu belirten Aktaş, alacaklarının ödenmesi için görüşmeler yaptığını, alacağın tamamının ödenmesi için 1 milyon dolar talep edildiğini iddia etti. Ankara’da ağabeyi Ramazan tarafından üç farklı şubeden çekilen 1 milyon doların kendisine verildiğini, ağabeyinin parayı Ankara’daki evlerinde Celal Tekin’e teslim ettiğini öne süren Aktaş, söz konusu ödemenin ardından aynı gün 75 milyon lira hak ediş ödemesi yapıldığını söyledi.
Adıyaman Belediyesi’nden ödemelerini almaları için sanıklardan Savaş Çetinkaya’nın kendisine, ödeme yapılmaması halinde hak edişlerin düzenli ödenmeyeceğini söylediğini ileri süren Aktaş, buna karşılık kendisinin de ‘Mecbur ödeyeceğiz’ dediğini ifade etti.
İddia ettiği görüşmelerin Aziz İhsan Aktaş tarafından kendisine aktarıldığını belirten Aktaş, görüşmelerde yer almadığını, ağabeyinden yardım istemesi üzerine görüşmeleri onun yaptığını kaydetti.
İki aracı 15 milyon liraya satın aldığı hatırlatılarak bedelin yüksek olup olmadığı sorulan Aktaş, ‘Bana 15 milyon liraya almam gerektiği söylendi. Piyasa araştırması yaparsak yüksek bedelle almak zorunda kaldım. Alican Abacı söyledi’ dedi.
Araçların ödemesini Babil Oto’nun yaptığını, bu konuda Kıyasettin Yağan’a talimat vermediğini, yalnızca ‘İki aracı devralır mısın?’ dediğini belirten Aktaş, araçların Rıza Akpolat’ın şirketi Emza tarafından satıldığını ifade etti.
Yağan’ın iki aracı ricası üzerine aldığını aktaran Aktaş, ‘Bir aracı sattı, diğerini satamadı. Ticareten zor duruma düştüğü için bana sordu. Ben de diğer aracı aldım’ dedi.
Abdurrahman Tutdere’nin kendisinden maddi talebi olup olmadığı sorusu üzerine Aktaş, Tutdere’yi tanımadığını, Savaş Çetinkaya ile Ceyhan Kayhan arasındaki görüşmeyi Çetinkaya’nın kendisine anlattığını belirterek, “Tutdere’nin bir isteği oldu mu bilmiyorum” yanıtını verdi.
Aktaş, iddianameye konu işlerle ilgili olarak Rıza Akpolat’ın talimat verdiğine dair somut bir görgüsünün bulunmadığını, bunu duyduğunu söyledi.
‘Alican Abacı hak ediş ödemesi için bunu niye talep etti, görevi nedir?” sorusu üzerine Aktaş, “Bunu bana değil Abacı’ya sormanız gerekiyor. Belediye Başkan Yardımcısı ama bu soruya cevap vermek istemiyorum. Başkanın özel kalemi olduğu dönemler de olmuştu’ dedi.
‘Seyhan Belediyesi’nden alacaklarınız için neden yasal takip süreci başlatmadınız?’ sorusuna ise Aktaş, ‘Bu soruya cevap vermek istemiyorum’ yanıtını verdi.
Duruşma yarın devam edecek
Son olarak ise değişik suçlamalarla yargılanan Ümit Gözütok savunma yaparak üzerine atılı suçlamaları reddetti ve beraatını talep etti.
Duruşma yarın saat 10:00’de devam edecek.





