Almanya Başbakanı Friedrich Merz, mecliste yaptığı konuşmada Avrupa’nın otoriter güçlere karşı dengeli ve kendi değerlerini savunan bir aktör olması gerektiğini, Avrupa’nın dünya sahnesinde normatif bir alternatif olabileceğini belirtti.
Son dönemde Avrupa’nın kendi gücünü hissetmeye başladığını ve Avrupalıların kendine güvenini artırma zamanın geldiğini söyleyen Merz, "Dünyada sert rüzgarlar esiyor ve bunu önümüzdeki dönemde daha fazla hissedeceğiz. İnsanlar artık neye güvenebileceklerini sorguluyor" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden gündeme getirdiği gümrük vergilerini eleştiren Merz, "ABD’nin büyük güç gösterisine karşı Avrupa, güç politikalarının dilini öğrenmek zorunda" dedi. Merz, Avrupa’nın birlik ve kararlılığı sayesinde Trump’ın tehditleri geri çekmek zorunda kaldığını söyledi.
Afganistan’daki Alman askerlerinin hizmetini de değerlendiren Merz, 59 askerin hayatını kaybettiğini ve yüzlercesinin yaralandığını hatırlatarak, "Bu hizmet özgürlüğümüz ve dünya barışı için değerli" ifadelerini kullandı. Şansölye, transatlantik ittifakın önemini vurguladı, ancak Avrupa’nın birer müttefik olarak değil, bağımsız partnerler olarak hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Almanya’nın teknolojik bağımlılıktan kurtulması gerektiğini de söyleyen Merz, "Son yıllarda gereksiz bağımlılıklara girdik. Daha fazla özerklik, özellikle teknolojik özerklik için önlemler almalıyız" dedi.
AfD lideri Alice Weidel ise Almanya’nın ABD Başkanı Trump tarafından kurulan Barış Kurulu'na katılmamasını eleştirdi. Weidel, bu girişimi BM’nin blokajlarını aşmak için bir fırsat olarak nitelendirdi. Weidel ayrıca, Almanya’nın ulusal çıkarlarını açık ve kararlı bir şekilde savunması gerektiğini söyledi.
Yeşiller Milletvekili Britta Hasselmann ise Trump’ın Barış Kurulu'nu eleştirerek, bunun Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ne alternatif bir yapı olduğunu ve parayla üyelik alınabileceğini belirtti. Hasselmann, hükümetten Trump’a karşı daha net tavır beklediğini ifade etti.