Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazeteci Alican Uludağ'ın, Suç yeri İstanbul olduğu ve burada yargılanacağı için Ankara'dan getirildiğini açıkladı. Uludağ, ikameti, ailesi, çocukları Ankara'da olmasına rağmen İstanbul'da tutuklanıp Silivri'ye götürüldü. Bu açıklama önemli bir çelişkiyi ortaya koydu. Sosyal medyada, "Peki, İBB davasından İstanbul'da yargılanacakların bir kısmı neden başka illere gönderildi? İstanbul'da Silivri'de yargılanacaklar ama Afyon'da, İzmir'de, Kandıra'da hapisler. Murat Çalık İzmir Buca, Elif İpek Atayman, Afyon, Murat Ongun ve Hüseyin Köksal Çorlu, Murat Kapki, Nihat Sütlaş, Adem Soytekin ve Tuncay Yılmaz Tekirdağ, Fatih Keleş, Necati Özkan ve Serdal Taşkın Kocaeli, Fatoş Ayık Gebze'deki cezaevlerine neden nakledildi" sorularına yanıt arandı.

CHP'li gençlerden AKP milletvekillerine "sucuklu menemen" tepkisi
CHP'li gençlerden AKP milletvekillerine "sucuklu menemen" tepkisi
İçeriği Görüntüle

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazeteci Alican Uludağ'ın İstanbul'a getirilmesiyle ilgili soruya, "TCK'da 217/A var, bilgiyi yalan olarak alenen yayma... İstanbul'daki soruşturmaya ilişkin yalan yaymaya yani, yetki bakımından sıkıntı yok. Hâkimlerin takdiri... Yaşadığı yer (Ankara) değil, suç şehri önemli... O tarihte suç şehri İstanbul olduğu için... Bu süreç tamamen bağımsız yargının kontrolünde" yanıtını verdi.

Oysa da0ha dün İBB davasından Afyon'da tutuklu bulunan Elif Atayman'ın babası, kızının 9 Mart’ta, Silivri’de gerçekleşecek ilk duruşmaya katılabilmek için en az 10 saatlik yolculuk yapacağını, duruşma sonrası, 24 saati de aşacak şekilde uykusuz, aynı ekiple yine 10 saatlik yol yaparak Afyon cezaevine döneceğine dikkat çekti, bu duruma “Düşman hukuku anlayışıyla hareket ediliyor” diyerek isyan etti.

CHP TEPKİ GÖSTERMİŞ ESKİ BAKAN TUNÇ 'MEVZUAT' DEMİŞTİ

İBB soruşturmasından tutuklananların bir kısmının başka cezaevlerine gönderilmesine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bunun "adil yargılama ilkesini ihlal ettiğini" savunmuştu. Buna karşı da eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bu nakil uygulamasının, soruşturmanın adil ve etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla ilgili mevzuat gereğince gerçekleştirildiğini" öne sürmüştü.

Sorulan soruya cevap veren Akın Gürlek, "TCK'da 217/A var, bilgiyi yalan olarak alenen yayma... İstanbul'daki soruşturmaya ilişkin yalan yaymaya yani, yetki bakımından sıkıntı yok. Hâkimlerin takdiri... Yaşadığı yer (Ankara) değil, suç şehri önemli... O tarihte suç şehri İstanbul olduğu için... Bu süreç tamamen bağımsız yargının kontrolünde" yanıtını verdi.

ATAYMAN'IN BABASI İSYAN ETTİ: DÜŞMAN HUKUKU ANLAYIŞI

Afyon Cezaevinde tutuklu olan İBB Medya AŞ Müdürü İpek Elif Atayman'ın babası Nusret Atayman yazılı açıklama yaptı. "Saat 10.00’da Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda hazır bulundurulması talebi, İBB davası tutuklularına karşı hukuki bir dava yürütülmesinden ziyade bir işkence uygulaması niteliğinde, düşman hukuku anlayışıyla hareket edildiğinin en belirgin ifadesidir" ifadelerini kullandı. Nusret Atayman şu açıklamayı yaptı:

"KIZIM ELİF İPEK ATAYMAN 455 KİLOMETRE UZAKLIKTA"

İBB davasından tutuklu bulunan, 2019–2021 tarihleri arasında Medya AŞ müdürü olan kızım İpek Elif Atayman, İBB davası kapsamında tutuklanmış; üç ay Silivri Cezaevi’nde tutulduktan sonra İstanbul’a 455 km uzaklıkta bulunan Afyonkarahisar’daki ve şehir merkezine 20 km mesafede olan cezaevine gönderilmiştir. Orada bulunduğu dokuz ay müddetince gerek oğlu gerekse biz ailesi, görüşe gitmek için yaklaşık bir dünya turuna eş değer olan kırk bin km yol yaptık. Bu eziyetli yolculuğumuza neden olduğu için çok üzülen kızım, her seferinde açık görüşler hariç gelmememizi isterken, eziyet mi yoksa artık işkence olarak mı adlandıracağımız bir uygulamanın kendisini beklediğinden habersizdi.

Duruşmaların başlamasına günler kala, Silivri Cezaevi dışındaki tutukluların davalarına katılımına dair tarafımıza iletilen Cumhuriyet Başsavcılığı kararı şöyledir:

Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.02.2026 tarihli ve B.M. 2026/2717 sayılı yazısı ile; Afyonkarahisar 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak bulunan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.01.2026 tarihli, 2025/318 Ceza Dava Dosyası sayılı müzekkeresi ile “Sanığın fiziken Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu duruşma salonunda 09.03.2026 günü saat 10.00’da hazır bulundurulması…” istenen İpek Elif ATAYMAN’ın, belirtilen mahkemede 09.03.2026 tarihinde saat 10.00’da yapılacak duruşmada hazır bulundurulmak ve aynı güvenlik kuvvetleriyle geldiği kuruma iade edilmek üzere Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı emrine gönderilmesinin uygun görüldüğü; Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 13.02.2026 tarih ve E-12403619-207.02-4160/32924 sayılı yazılarıyla bildirilmiştir.

Adı geçenin İstanbul’da kaldığı süre içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza bağlı Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda gerekli önlemler alınarak konumuna uygun bir bölümde barındırılması ve 09.03.2026 tarihindeki duruşmada hazır bulundurulduktan sonra derhal geldiği ceza infaz kurumuna iade edilmesi hususunda bilgi ve gereğini arz/rica ederim.

Yazıdan anlaşıldığı üzere, saat 10.00’da Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda hazır bulundurulması talebi, İBB davası tutuklularına karşı hukuki bir dava yürütülmesinden ziyade bir işkence uygulaması niteliğinde, düşman hukuku anlayışıyla hareket edildiğinin en belirgin ifadesidir.

10 SAAT SÜREN YOL

465 km Afyonkarahisar–İstanbul ve İstanbul’dan Silivri’ye 146 km mesafe dikkate alındığında, trafik ihlali yapılmaksızın ulaşım yaklaşık 10 saat sürmektedir. Afyon Kapalı Kadın Ceza İnfaz Kurumu’ndan gece 00.00’da yola çıkılması ve görülecek duruşma sonrası savcılık tebligatında belirtildiği gibi derhal tekrar Afyon’a götürülmesi, duruşma bitiminden sonra neredeyse 24 saate dahi sığmayacak bir zaman dilimi yaratmaktadır. Bu durum, davanın akla, adil yargılanma ilkesine ve insan haklarına riayet edilerek özenle hazırlanmadığını; aksine kurgulanmış olduğunu göstermektedir.

Bu kararın derhal değiştirilmemesi durumunda, karşı savunmanın da bir anlamı olmayacağı kanaatiyle, direnme anlamında kızım İpek Elif Atayman’ın Türk ceza hukukunda mevcut olan duruşmalara katılmama hakkını kullanmasını babası olarak önerecek ve ailece destekleyeceğiz.

Kaynak: Haber Merkezi