Afganistan'da Babasının borçları gerekçe gösterilerek çocuk yaşta zorla evlendirilmek istenen Bibi Sediqa, evliliği reddettiği için hapse atıldı. Taliban mahkemesinin genç kıza, "Khoday Nazar ile evlenmek ya da hapse girmek" arasında seçim yapmasını istediği öne sürüldü.
Henüz 12 yaşındayken babasının borçları gerekçe gösterilerek istemediği bir evliliğe zorlanan Bibi Sediqa, çocuk yaşta büyük bir yaşam mücadelesinin içine sürüklendi. Ailesinin ekonomik durumu bahane edilerek evlendirilmek istenen genç kız, kendi iradesi dışında alınan bu karara karşı çıktı. Zorla evlendirilmek üzere yaklaşık altı ay boyunca bir evde tutulduğu belirtilen Bibi Sediqa, mensubu olduğu Türkmen Şerif aşiretinin girişimleri sayesinde bulunduğu yerden kurtarıldı ve yeniden ailesine kavuştu. Ancak yaşadığı zorlu süreç bununla da sona ermedi.
Yaşanan olayların ardından Afganistan'da yönetimi elinde bulunduran Taliban, 2024 yılında zorla evlendirilmeyi kabul etmeyen Bibi Sediqa'yı hapse attı. Bibi Sediqa'nın ailesi, genç kızın serbest bırakılması ve yaşadığı mağduriyetin son bulması için yıllardır hukuk ve insan hakları mücadelesi veriyor.
TÜRK BASININA ÇAĞRI
Almanya'da yaşayan Afganistan Türkmen Kadın Hakları Aktivisti Shakofa Farhang, Badgis vilayetinin Bala Murghab ilçesine bağlı Murichaq köyünde yaşayan Türkmen Şerif aşiretine mensup Bibi Sediqa adlı genç kızın, çocuk yaşta zorla evlendirilmek istenmesi nedeniyle yıllardır özgürlüğünden mahrum bırakıldığını öne sürdü. Farhang, Afganistan'daki ailenin yaşadığı ağır bir insan hakları ihlalinin kamuoyuna duyurulması için Türk basınına çağrı yaptı. Farhang, olayın uluslararası kamuoyunda görünür hale gelmesinin aile açısından adalet arayışına katkı sağlayabileceğini belirterek, ellerinde olaya ilişkin belge ve tanıklıkların bulunduğunu söyledi.
Ailenin daha sonra Kandahar'daki Taliban yönetimine de başvuruda bulunduğu, 64/179 ve 7/1 numaralı başvuru dosyalarına ilişkin belgelerin bulunduğu belirtildi. Ancak Farhang, Kandahar Temyiz Mahkemesi'nin de 5 Kasım 2024 tarihinde genç kız aleyhine karar verdiğini ileri sürdü. Farhang ayrıca, tutuklama kararının yazılı olarak tebliğ edilmediğini, yalnızca sözlü şekilde uygulandığını iddia etti.